Siyonizm çökerken-2

MAKALEYİ DİNLE

Beni İsrail’in zulmü açık, ortada ve ayyuka çıkmışken biz ne yapıyoruz? Daha “Mavi Marmara” derin yaramız, zilletimiz tazeyken bir de bu zillet çöktü üzerimize... Gazımız alınarak hiçbir yere varılamayacak.

Müslüman halkların yöneticileri ya akıllarını başlarına alıp, halklarının duygularına, değerlerine uygun hareket edip, işbirliğinden vazgeçecekler, yoksa tüm zalimler gibi sonları hüsran olacak. Zalimlere meyletmek bile yasakken, bu olanlardan sonra stratejik ortaklıklarımız, ilişkilerimiz zedelenmesin kaygısı ne zamana kadar sürecek? Allah’ın düşmanlarınız dedikleriyle bizim de fark ettiğimiz gerçeğe rağmen, neden hâlâ gereğini yapmıyor, yapamıyoruz?

Unutmayalım ki zulmü engellemeye çalışmayanlar, zalimlerin zulmüne ortak ve destekçi durumundadırlar. Saflar iki: Ya zalimlerden, ya da mazlumlardan yana olmak. Seyredenler, susanlar, bize ne diyenler de zamanın zalimlerinin zulmüne ortaktırlar.

Mazlumun da, zalimin de kimliği sorulmaz, aranmaz. Bu şu şekilde anlaşılmalı: Filistinlileri Müslümanlığından dolayı kardeşimiz olarak severiz. Siyonistler zalim, onlar mağdur ve mazlum oldukları için onları destekleriz. Şayet tersi durum olsaydı da Filistinliler, Yahudilere zulmetmiş olsalardı biz imanımızın gereği olarak o zaman da yahudileri desteklememiz gerekirdi. Tüm insanların, Yahudilerin de güvenliği ancak İslam’ın egemenliğinde mümkün olur.

İşte dünyanın son fotoğrafı: ABD tek başına BM kararını veto ederek, etkisizleştirebiliyor. Ve bu ABD İsrail’in kuklası olarak dünyaya nizam vermeye çalışıyor! Onun için mevcut uluslararası kuruluşlardan medet ve çözüm beklemenin anlamsızlığı ortaya çıktı. Tabii ki görenlere; körlere değil.

Ve bunun için “İslam Birliği” ne kadar zorunlu ihtiyaç. Dünyadaki zulmün sonlanması, adalet ve barış için... Ümitsiz değiliz; olamayız. Müslümanlardanız... Kitabımıza, Peygamberimize kulak verelim: İsra suresinin ilk ayetleri ve Araf,167 ile Efendimiz(s.a.v)’in müjdeleri var. Bizim ümit var olmamız gerekiyor. Ebrehe zamanının en güçlü fil ordusuyla Beytullah’ı yıkmaya gitmişti. Sonuçta ekin yaprağı gibi biçildi ordusuyla birlikte... Günümüzde de yine amblemi “fil” olan ABD Cumhuriyetçi partinin başkanı Trump, askeri gücüne güvenerek Siyonizmin emrinde hareket ediyor. Binici siyonist, binek de fil... Tarih tekerrür ediyor, edecek...

Hz. Musa (a.s) zamanında Yahudiler mağdurdular, zalim firavunun esaretindeydiler. Sonunda devlet ve izzet buldular. Ve firavunun ülkesine mirasçı oldular. Günümüzdeyse beni israil firavunu oynuyorlar. Onun tarafındalar. Filistinliler de mağdur ve mazlum tarafındalar.

Hz. Musa’dan sonra düşmanları Calut ordusuna karşı Talut ordusunda ve Davut(a.s)’ın sapan taşıyla zafere ulaşmışlardı. Günümüzdeyse sapan taşları Filistinli çocukların ellerinde ve yine sapan taşları zalimleri yenecek biiznillah! Görülecek ki sonunda taşlar tankları ezecek. Filistin Müslümanlaşacak, özgürleşecek, böylece yeniden “selam yurdu” olacak.

Biz Müslümanlar Kur’an’dan yüz çevirmemizden dolayı düştüğümüz bu zilletten kurtulmak için tevbe-istiğfarla yeniden Kur’an’a yüzümüzü döndürerek, zalimlere karşı mücadeleyle Fetih, İsra, Araf, Nasr surelerini de okuyarak Rabbimizin yardımını bekleyeceğiz. O’nun vaadi var:”Dinine yardım edenlere yardım edecek” ve “Beni İsrail’e azdığında kıyamete kadar azap verecek kavim gönderecek”.

Allahu Teala ne güzel Vekil, Nasir, Veli ve Kafi’dir.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Bahaddin Elçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR