Helalı haram, haramı helal yapmayalım

MAKALEYİ DİNLE

Kendi zayıf taraflarımızı kapatmak için kendi korktuklarımızdan çocuklarımızı da korkutmakla onları yumuşatacağımızı zannederiz.

Aslında farkına varmadan çocuğun dengesini bozarız.

Küçücükken ağlaması çok ağlayan çocuğumuzun neden ağladığını araştırıp kolay yoldan susturmak mümkün iken “Öcü geliyor, böcü geliyor” diyerek hayali korkuluklar üretiyoruz.

Biraz büyüyünce “Polis geliyor, Jandarma geliyor” diyerek korkutmaya çalışıyoruz.

Okulda, öğretmen disiplini sağlamak adına “Sıfırla” kokutuyor.

Babasıyla annesi ev çevresi “Okumazsan kömürcü olursun” diyerek içini karartıyor.

Babanın, annenin kendi isteklerini Allah’ın emriymiş gibi sunmaları ileride Allah’ın emirlerini hafifletir.

Ateşler içinde yanan bir hasta kış gününde çocuğun sırtındaki yünlüleri çıkarmalarını ve çocuğu serinletmelerini isterken aslında kendi halini çocukta yaşamak istemesi gibidir.

Anneyle baba kendi istemedikleri, sevmedikleri şeylerin çocukları tarafından da yapılmaması için helal olan bir davranışa “Haramdır” diyerek haramın ağırlığını hafifletir ve çocuk gerçekten haram olan bir şeyi yapmadığında anasının, öğretmeninin söylediğini yapmamak gibi görür ve yasağı çiğnemekten keyif bile alır.

Diyanet İşleri Başkanlığı haklı olarak bir şeye “Haram”dır diyor, bir de bakıyorsunuz birçok insan o haramı işlemek için kuyruğa giriyor.

Burada hata yalnız o kuyruğa girenlerde değil.

Yıllardır helalleri, mekruhları, mubahları, annenin, babanın, hocanın, devletin hoşuna gitmeyenleri “Haram” diyerek gerçekten haram olanları da normalleştirdik.

Babanın, patronun, müdürün, başkanın, parti liderinin sevgisi, korkusu, emri ve yasağı Allah sevgisinin, korkusunun, emrinin ve yasağının önüne geçmesin.

Sevdiğiniz ve korktuğunuz ne varsa, hepsini yaratan, yaşatan, yöneten ve öldüren Allah celle celalühtür

Haramlar ya Kur’an’dan bir ayetle veya sahih hadisle yasaklanmış olacak.

Ayet veya Hadisin manasında ihtilaf olmadan o kelimelerden yalnız o mana anlaşılacak.

Eski ifadesiyle “Sübutu kat’i, delaleti de kat’i” olacak.

İslam âleminde yöneticilerin isteği üzerine helal olan birçok şeye haram dendiği gibi, haram olan birçok şeye de helal denildi.

Tevrat ve İncil’in tahrife uğramasında kralın hakkını krala vermek için papazların halkı Allah’la kandırması olmuştur.

Müftülükten emekli olan bir tanıdığım anlatmıştı: “Vaiz iken Ramazan ayı boyunca “Elfazı küfr/insanı kafir yapan sözler”ü anlattım.

Kendimce, bana göre hoş olmayanları da “Elfazı küfr” olarak anlattım. Son gün konu bittiğinde devamlı vaaza gelen şehrin saygın bir adamı: “Hocam Kelime-i şehadet getirelim de bayrama Müslüman olarak girelim” deyince ben, yanlış yaptığımı anladım ve ondan sonra ayet ve sahih hadislerden alarak bize helal ve haramları sunan İmam Ebu Hanife’nin yolundan ayrılmamaya dikkat ettim” dedi.

Rabbimiz bizi uyarır:

“Ey iman edenler, Allah’ın size helal kıldığı temiz şeyleri haram kılmayın ve haddi aşmayın. Allah haddi aşanları sevmez.” (Maide suresi ayet 5/87)

“De ki: “Allah’ın kulları için çıkardığı temiz, hoş ziynet ve rızklardan bir kısmını haram kılan kimdir?” De ki: “Bunlar, dünya hayatında iman edenlerindir. Kıyamet gününde ise yalnız onlarındır.” Bilenler için ayetlerimizi böylece açıklıyoruz.” A’raf suresi ayet 7/32)

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Cihan - Biz ne kadar hata yapsak, bazen yanlis yorumlayip, yanlis uygulasak da Islam tek gercek. Yaradanin evrensel kanunu.

Yanıtla . 0Beğen 27 Aralık 11:48
Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR