‘GAP’ı Gaptırmak’

2004 AB İlerleme Raporu’nun içerdiği en ilginç konuların başında GAP’a yapılan atıf gelir. AK Parti iktidarının gözlerini karartıp, ne pahasına olursa olsun AB üyesi olabilmek adına her şeyi yaptığı dönemlerde, GAP gibi hayati bir proje anlaşılamayacak bir şekilde ilerleme raporuna girmiş ve ‘AB Meseleler ve Etkiler Raporunun’ ekonomi bölümünde sanki sıradan bir talepmiş gibi araya sıkıştırılmıştı. Peki, bu talebin içeriği neydi?

“Türkiye’nin AB adaylığı ve üyeliği ile birlikte GAP Bölgesinde bulunan barajların (22 adet) ve çok zengin su kaynakları olan Dicle ve Fırat nehirlerinin ve havzalarının ileride İsrail ve komşularının da istifadesine sunulmak üzere uluslararası bir idareye devredilmesi.”

Biliyorum bazı AK Partili dostlar ‘olmaz öyle şey’ diyerek ayağa kalkacaklar. Bakınız aşağıdaki linkte Star Gazetesi’nde çıkmış 4 Ekim 2014 tarihli bir haber var. Bu haberin başlığı “GAP Yüzde Yüz Türk Malı Oluyor” şeklinde. Yani ne demek oluyor bu? Demek ki o tarihe kadar GAP tamamen bizim değilmiş. Yani AB İlerleme Raporu’nda ifade edilen böylesine felaket bir talep bizde öyle veya böyle karşılık bulmuş. Ülkemiz için intihar sebebi sayılabilecek bir talep Avrupalı olmak pahasına masalarda pazarlık konusu yapılmış.

(http://www.star.com.tr/ekonomi/gap-yuzde-100-turk-mali-oluyor-haber-947811/)

Şu çok açık bir gerçek ki, bugün içinde bulunduğumuz olumsuz koşulların temelinde mevcut iktidarın ‘dün öyleydi, bugün böyle’ türünden yaklaşımları var. Bu durum kimileri tarafından ‘daha ne istiyorsun hatalarından dönüyorlar işte’ diye yanıtlanabilir. Ancak hükümet etmenin sürekli deneme-yanılma yoluyla yürütülebilecek bir süreç olmadığını bilmek zorundayız. Bu durum iktidarların hatasız olacağı anlamına da gelmez. Hatalar insanlar içindir. Ancak bugün günü kurtaralım yarın bakarız tarzı yaklaşımlar topluma da, ülkeye de, devlete de zarar veriyor.

Bütün bunlara rağmen şu anda GAP’ta olan biten nedir tam olarak bilindiğine emin değilim. 2019 yılında bitirileceğine dair açıklamalar duyduk ancak hâlâ hangi aşamadayız belli değil. ŞimonPeres’in “Nüfus artıyor. Suyu üretmek için imkân yaratamazsak bu kez su için savaşacağız.” açıklamasını doğru okuduğumuzda, AB Raporu’nda İsrail’e neden atıf yapıldığını, Büyük Ortadoğu Projesi’nin amacını, Arap Baharı’nın niçin kurgulandığını, terör örgütlerinin Ortadoğu bölgesinde neden fink attığını rahatlıkla anlayabiliyorsunuz.

Böylesine önemli bir coğrafyada sürekli hata yaparak ayakta kalacağını zannedenlere her zaman hatasından dönmesi için fırsatlar verilmez. Hatalardan dönüldüğü iddia edilse de bu yanlışlar mutlaka bir arıza bırakır. Her geçtiğini zannettiğimiz şey, çoğu zaman deler de geçer. O yüzden asıl olan doğruları çoğaltmaktır.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Kaya - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?