Cahilliğinizi kaybetmeyin bir daha bulamazsınız

MAKALEYİ DİNLE

Aklın ahlakı olan mantık kaybolduğundan beri, cehalet seviyesi eğitim seviyesi oranında arttı. Edebin sınırları zorladıkça eğitim seviyesinin üstüne çıktı hatta katladı. Öyle ki; Arakan’lı annelerin, Yemenli çocukların, Kudüs’te direnişin sembolü gençlerin haberlerini atlayıp, hayatın akışına atıyoruz kendimizi… Bu yüzden akşam hangi diziyi seyredileceğine karar vermek zorlaşıyor. Maçta kaçan pozisyonlara duyulan üzüntü artıyor. Ya hafta sonu; nereye gitsek, ne yesek diye bir mücadelenin içinde buluyoruz kendimizi… Ne yapsaydık ki; sporla, kültürle, sanatla uğraşmayıp haber kanallarının iç karartıcı olaylarına mı baksaydık!

Filmler sayesinde günümüze gün, müzik klipleriyle neşemize neşe katarak ilerliyorken cahillikle yüzleşmek nasıl mümkün ola ki? Ama birden türküler yetişir imdadıma! “Cahildim dünyanın rengine kandım” diyerek o an itibariyle cahilliğimi kaybettim. Çünkü kandı-rıldı-ğımın farkına vardım. Ve o andan itibaren anladım ki; “hayale aldandım, boşuna yandım”! Sonrasında öykünerek cahilliğime geri dönmek, kendimi ikince kez kandırmak istesem de nafile; uyandım! Eskiden yaptığım hiçbir şey zevk vermiyor artık bana… Mutlu etmiyor beni hiçbir imkân… Ne zaman tekrar uyumak istesem, “herkes her şeyin farkında” nakaratları çınlıyor kulaklarımda… Meğer cahil, bilmeyen değil, bilmediğini bilmeyenmiş; bildim!

Yılın Fotoğrafları oylamasında, cahilce bir seçim yapamıyorum şimdi! Suriye fotoğraflarını seçerek mi cahilliğimi ortaya dökeyim, 15 Temmuz fotoğraflarını seçerek mi? Müslümanlara yapılan engellemeleri gösteren fotoğrafı seçerek, engellemelere engel olacağımı zannederek mi? Somali’deki hasta çocuklara mı yanayım, Türkiye’nin yardım rakamlarında ilk sıraya yerleşmesine mi? Fotoğraflara baktıkça havsalam almıyor, “bu resimlerde benim parmağım var mı” diyerek parmaklarıma bakıyorum. Beş parmaktan üçü kendini suçluyor nerdeyse…

Siz siz olun cahilliğinizi kaybetmeyin, bir daha bulamazsınız. Çünkü bilmemek bilmemek değilmiş; bilmediğini bilmemekmiş. Bu yüzden “bilmeyen ve bilmediğini bilmeyen ahmaktan sakının. Bilmeyen ve bilmediğini bilen bir öğrenciye öğretin. Bilen ve bildiğini bilmeyen uykudakini uyandırın. Ve bilen ve bildiğini bilen bilgeyi izleyin. Yaşlı gözlerle, hüzünlü kalplerle de olsa izleyin, çünkü sonunda sorgulayan bir akılla, umut dolu bir sâdırla buluşacaksınız.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR