Bit Pazarına Düşen Onur

Enver Paşa’nın Tacikistan’da bulunan naaşı 1996 yılında İstanbul’a getirilmiş ve Şişli Abide-i Hürriyet Tepesi’nde yeniden defnedilmişti. Bu durum bir anlamda onun için iade-i itibardı. Yakın tarihimizin en çok tartışılan şahsiyetlerindi. Kimine göre hırslarının esiri olmuş, gaflete düşmüş ve böylece Osmanlı’nın bitişine sebep olmuştu. Kimilerine göre ise hataları olmasına rağmen bir vatanseverdi. Bence her iki yaklaşım da doğrudur. Bütün bu tartışmalara rağmen naaşın getirilmesini ben de desteklemiş ve yapılanı doğru bulduğumu o günlerde çevremle de paylaşmıştım. Sonuç itibariyle ihaneti tescil edilmemiş her bir tarihi kişiliğin vücudunun vatan topraklarıyla buluşması artısıyla, eksisiyle geçmişimize sahip çıkma ve devlet geleneğimize saygı açısından önemlidir ve Enver Paşa için yapılan da bize yakışan bir adım olmuştur.

Ancak gel gör ki, Kıbrıs Barış Harekâtı gibi tarihi bir zaferin mimarlarından olan dönemin Genelkurmay Başkanı Semih Sancar Paşa’nın hatıralarının mezata düşmesi, bitpazarında alıcı araması bir utanç vesilesi olarak hepimize yeter. “Ayşe’nin tatile çıkmasıyla” birlikte bu milletin onur ve haysiyeti Sancar Paşa’nın omuzlarına yüklenmişti. O da Allah’ın yardımıyla bu milletin yüzünü güldürmüştü. Ordumuza kumanda etmiş, adadaki zulmün son bulması adına üzerine düşeni yerine getirmişti. Bu başarılarından dolayı kendisine mareşallik teklif edilmiş ama o kabul etmemişti. Ancak maalesef biz onun emanetlerine sahip çıkamadık. Görev yaptığı süre boyunca aldığı madalyaları, beratları, başarı ve takdir belgeleri, şerit rozetleri, plaketleri, bröveleri alelade bir meta gibi sokaklarda yerlere saçılan sergilerin üzerinde pazarlanmıştı. Geçtiğimiz yaz hepiniz bu haberi yazılı-görsel medyada gördünüz. Bu emanetler nasıl olmuştu da, bitpazarına düşmüştü? Ailesi zor durumda olduğu için sattıysa biz Sancar Paşa’nın yaşayan emanetlerine sahip çıkmayarak en büyük vefasızlığı yapmışız demektir. Yok, eğer aile bu değerlere gereken ehemmiyeti göstermekten aciz olduğu için bunları elden çıkardıysa biz buna nasıl izin verdik? Çıkan haberlerle birlikte bunları satın alan koleksiyoner ile irtibata geçildiğini duymuştuk. Sonrasında ne oldu bilmiyoruz.

Peki, bendeniz aradan 3-4 ay geçtikten sonra neden Enver Paşa örneğiyle birlikte bu olayı tekrar hatırlatmak istedim? Çünkü milletler ancak tarihleriyle vardır. Tarihi emanetlerine sahip çıkamayanlar geleceği inşa edemezler. Çocuklarını tarihi anlama, yorumlama bilinciyle yetiştiremeyenler, evlatlarını başka medeniyetlerin esiri haline getirirler. Sadece günü kurtararak kendilerini kandıranlar, bugünün dünün eseri olduğunu, yarının ise bugün inşa edilebileceği gerçeğini idrak edemezler. Ve kendisi olamayan milletler de güçlü şekilde varlıklarını devam ettiremezler. Umarım bu yaşadığımız son kötü örnek olur. Çünkü bitpazarına düşen Sancar Paşa’nın emanetleri değil, bu milletin tarihi ve onuru olmuştur.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?