İçi boşaltılan kavramlar – 4: İmam hatip

MAKALEYİ DİNLE

İmam hatip denildiğinde sizin aklınıza ne gelir bilmiyorum ama benim çocukluktan gençliğe eğitim gördüğüm Eyüp İmam Hatip Lisesi’ndeki 1980-87 yılları arasında geçen anılarım, hocalarım ve arkadaşlarım gelir aklıma.

Tanzimat’la birlikte nereden peyda olduğu belli olmayan “Dinin terakkiye mani” olması fikri topluma benimsetilmeye çalışılmış fakat mayası sağlam olan halkımız bu fikre bir türlü rıza göstermemişti. Özellikle cumhuriyete geçilmesiyle birlikte devletin “dini hassasiyeti” giderek kaybolmaya başlamış ve “Muasır medeniyet” seviyesine çıkmak için dini değerlerden sürekli uzaklaşılmıştı. 40’lı, 50’li yıllarda bu dinden uzaklaşmak öyle bir hal almıştı ki köylerde cenaze ve defin işlerini bilen insanlar neredeyse kalmamıştı. Devlet laiklik şemsiyesi altında dini eğitimi ihmal etmiş ve bu da zamanla dini bilgilere vakıf insanların toplumdan çekilmesine varmıştı.

Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte imam hatiplerin ilk nüvesi sayılacak okullar da Meclis gündemine gelmişti. 8 Mayıs 1921 tarihinde “Medaris-i İlmiye Nizamnamesi” Meclis’te kabul edilerek yürürlüğe girmişti. Bu nizamnameye göre eğitim süresi 6+6 toplam 12 yıl olarak belirlenmişti. 1924 yılında çıkarılan “Tevhid-i tedrisat Kanunu” ile bu okul da kapatılmış ve yerine 1925 yılında adı imam hatip okulu olan okullar açılmıştı. 29 yerde açılan okullar zaman içinde kapatılarak 1926-27 yılında 2’ye indirilmişti. Sadece Kütahya ve İstanbul’da açık olan imam hatip okulları da 1931-32 ders yılında kapatılmıştı. 1949 yılının Şubat ayından başlamak üzere çeşitli alanlarda din öğretimi yeniden uygulamaya konulmaya başlamış, bazı illerde İmam Hatip kursları adıyla kurslar açılmaya başlanmıştı. 13.10.1951 tarih ve 601 sayılı Müdürler Komisyonu Kararının 17 Ekim 1951 tarihinde dönemin Millî Eğitim Bakanı Tevfik İleri tarafından onaylanmasıyla bugünkü imam hatip okulları resmi olarak açılmıştı. Halen, 1973 Tarih ve 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ile 2012 Tarih ve 6287 Sayılı Kanun çerçevesinde de faaliyetlerini sürdürmektedirler. (Tarihçe ÖNDER ve MEB’in web sitelerinden derlenmiştir.)

Toplum kurulan imam hatip okullarını sahiplenmiştir. Evlatlarını bu okullara vermek için yarışmışlardır. İmam hatip okullarında öğrenciler bir yandan fenni ilimleri öğrenirken diğer yandan da dini ilimleri tahsil etmektedirler. Gerek müfredat olarak zor bir müfredata sahip olunması gerekse imam hatiplerin bazı kesimlerce hor görülmesi öğrenciler açısından sıkıntı oluşturmuştur. Buna rağmen terbiyeli, güzel ahlaklı, vatanına bağlı, dindar öğrencilerdir imam hatip öğrencileri. Toplum içerisinde hemen ayırt edilmektedirler. Bir kısım öğrenci içine kapanıklığından ya da bir kesimin sürekli “ölü yıkayıcısı” yaftasından olsa gerek utansalar da pek çok öğrenci imam hatipli olduklarını söylemekten gurur duymuşlar geçmişten bugüne değin birçok başarıya da imza atmışlardır.

Eskiden imam hatip öğrencileri hem terbiyeli hem de dini hassasiyetleri olan insanlardı. Namaz başta olmak üzere dinin tüm emirlerini ifa ederlerdi. Zaman içerisinde sadece ülkemizle ilgili değil tüm İslam ülkelerindeki meselelerle ilgilenmeye başlamışlar ve toplumumuzun dikkatini mazlum coğrafyaya çekmişlerdi. Eğitim veren hocaların samimiyetleri de öğrencilerin daha kaliteli eğitim almasına vesile olmaktaydı. Gerçekten de imam hatip okulunu bitirmiş bir öğrenci ile diğer okullarda okumuş olan bir öğrenci arasında ilim noktasında fark bulunmaktaydı. Fizik, kimya, matematik gibi fenni ilimlerin yanında fıkıh, tefsir, siyer, hadis, akait, kelam, Arapça, Kur’an-ı Kerim gibi dersleri de öğrenen imam hatip öğrencileri ilmi noktada belli bir aşamaya geliyorlardı.

Günümüzde imam hatip okulu sayısında bir patlama yaşandığı aşikârdır. Pek çok okul imam hatip olarak eğitim verdiğinden okuyan öğrenci sayısında da ciddi artışlar sağlanmıştır. Fakat eğitim kalitesi açısından ne yazık ki beklenen seviyeye çıkılamamıştır. Yapılan araştırmalarda imam hatip okullarında okuyan öğrencilerin dini hassasiyetlerini kaybetmeye başladıkları, beş vakit namaza devam edenlerin sayısının ise çok az olduğu, terbiye ve ahlak düzeyinin ise gün geçtikçe düştüğü tespit edilmiştir. Geçmişte parmakla gösterilen öğrencilerden olan imam hatiplilerin azımsanmayacak bir kısmı şimdilerde sıradanlaştılar ne yazık ki. Buna rağmen toplumumuz yine de dini-ahlaki-ilmi eğitimi diğer liselere göre daha iyi alabilmesi için çocuklarını imam hatiplere göndermeye devam etmekteler, edeceklerdir de.

Sayısal olarak giderek artan imam hatip lisesi mezunlarının toplumu ahlaki olarak belli bir değere taşımaları gerektiği halde özellikle İslami açıdan sürekli ivme kaybediliyor olması da ayrıca üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur. Başörtüsünü kurtaralım derken başları kaybettiğimiz gibi; İmam Hatip Okulu sayısını artırdık ama inşallah bu güzide okullarımızı da kaybetmeyiz. İmam Hatiplileri küçümseyenler veya önüne taş koyanlar, sizler de şunu unutmayın ki ömrü hayatınızda yolunuz en az bir kere bir imam hatipliyle kesişecek, onun duasıyla toprağa gireceksiniz…

Selam ve dua ile…

Minik bir tebessüm

Kadeş Savaşı

Tarih dersinde öğretmen öğrencilerden birini tahtaya kaldırmış ve sormuş: “Oğlum Kadeş Savaşını kim yaptı? Çocuk hemen yanıtlamış:

“Hocam vallahi billahi ben yapmadım.”

Hoca sinirlenmiş. O sinirle dışarıya çıkmış, koridorda matematik öğretmenini görmüş ve durumu matematik öğretmenine anlatmış:

“Hoca hanım bu öğrenciler beni çıldırtacak; Kadeş Savaşını kim yaptı diye soruyorum, vallahi billahi ben yapmadım diye yanıt veriyorlar, çıldıracağım...”

“Hocam üzülmeyin çocuktur bunlar hem yaparlar hem de yapmadım derler...” Tarihçinin sinirleri iyice tepesine çıkmış ve soluğu okul müdürünün odasında almış.

“Müdür Bey bu nasıl bir okul, ne öğrencisinde hayır var, ne de öğretmeninde; öğrenciye Kadeş Savaşını kim yaptı diye soruyorum, ben yapmadım diyor, öğretmene durumu anlatıyorum, bunlar çocuktur hem yaparlar hem de yapmadım derler diyor, kafayı yiyeceğim.”

Müdür: “Siz hiç kendinizi üzmeyin Hocam, bunda merak edilecek bir şey yok, şimdi Bakanlığa bir yazı yazar ve Kadeş Savaşını kimin yaptığını sorarız...”

Tarih öğretmeni aldığı cevap ile oracığa yığılıp kalmış ve müdür de kendisine bir hafta izin vermiş...

Bir hafta sonra Bakanlıktan gelen cevabi yazı şöyledir:

“Bu yıl ödenek olmadığı için Kadeş Savaşı yapılamayacaktır. Bilginize...”

İlgilisine

notlar

• “İlimle geçen bir gece ibadetle geçen bin geceden hayırlıdır.” Hadisi Şerif

• “Talebe, hakikatler peşinde koşmayı meslek edinen insandır, gayesi manevi olgunlaşma olan bir mesleğin insanıdır, mekteplerin diploma müşterisi ve istikbalin mevki dilencisi değildir.” Nurettin Topçu

• “Bir güzel söz söyleme sanatı varsa, bir de güzel anlama ve dinleme sanatı vardır.” Epiktetos

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Yıldırım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

04

Bilal B. - Vallahi imam hatipten yeni mezun olmuş akrabam bana sordu Kur-an'ı Kerimi Allah'ın yazdığına nasıl emin olabiliriz ikna olamamış. İşte yıllarca imam hatibe gidip bitiren akrabamın İslam bilgisi. İslam'ı öğretmediği gibi öğrencileri de manyak hale getiriyor bu laik sisteme bağlı imam hatipler.

Yanıtla . 0Beğen 18 Aralık 16:13
03

Cihan - Eskiden Imam Hatipler bir dava ugruna egitim verilen, gercekten bu yola kendini adamis insanlarin emegi ile ayaga kalkip isleyen kurumlardi. Simdi cogunun ici bos ne yazik ki.

Yanıtla . 0Beğen 18 Aralık 11:52
02

Mka. - imam hatip' i anlamak isteyene bir hatıra babam beni imam hatip' e verirken "oğlum dinimi ve dünyamı bilmiyorum her ikisini de öğrenmen için seni imam hatip' e veriyorum " dedi bende doğrudur babacığım dedim ve imam hatip' i birinci bitirdim. Babamda böylece hidayetime vesile oldu.

Yanıtla . 0Beğen 18 Aralık 11:11
01

Hüseyin - Topluma birşey dayatılmaya çalışılıyorsa genelde ters tepiyor. Eskiden topluma daha çok seküler olma dayatıldığı için imam hatip gibi dini kurumlara sahiplenme daha fazla oluyordu. Şimdilerde ise tam tersi olarak imam hatipler adeta dayatılmakta ve maalesef toplumun genelinde imam hatiplere karşı bir tepki var. Birçok yerde sistem adeta çocukları imam hatipe yönlendirmeye çalışrken, ailelerin çoğu nasıl olurda imam hatipe çocuğumu göndermem diye uğraşıyor....Kısacası; din de, dinsizlik de, sekülerlik de, dindarlık da dayatılmamalıdır. Sovviyetler Birliğinde dinsizilik dayatıldı, İran gibi bazı ülkelerde dindarlık dayatıldı sonuç fiyasko...

Yanıtla . 0Beğen 18 Aralık 10:28
Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR