Kara Tarih

Bizim tarihimiz şanla, şerefle, kahramanlarla, kahramanlıklarla doludur. Onun için biz tarihimizle, mâzimizle iftihar ederiz. Bundan dolayı Rabbimize hamd ederiz.

Bazı milletlerin tarihi ise kanla, vahşetle, utanç tabloları ile doludur. Amerika’nın tarihi böyledir. Ceddimiz Fatih Sultan Mehmed İstanbul’u fethettiğinde, henüz Amerika kıtası keşfedilmemişti. Amerika kıtası keşfedildikten sonra, Avrupa’nın ne kadar ipten kazıktan kurtulma tâifesi varsa bu yeni kıtaya gitti. Gider gitmez de katliâmlara giriştiler. Ve işte böylece Amerika’nın tarihi kanla, vahşetle yazılmaya başladı. Yüz binlerce, hatta milyonlarca Kızılderili’yi, yani Amerika kıtasının asıl mukimlerini öldürdüler. Sonradan Afrika’nın masum insanlarını getirip köle olarak çalıştırdılar. Yani zulmettiler. Çok uzun yıllar Amerika kıtasında cinayet, soygun, katliâm devam etti. Bütün bunları da bizlere –çok sonraları- filmler çevirerek seyrettirdiler. O kovboy filmleri, gerçekte vahşî Batının ve kara tarihin belgeselleridir.

İşte bu şekilde eli kanlı ve kara, alnı kara, kalbi kara, tarihi kara Amerika; İslâmiyet gibi baştan sona güzelliklerle dolu, nurlu inanç manzumesini kabullenip, kirli ve karanlık mâzisine tevbe edeceğine; hayatının hatasını yapıp yanlış tarafta yer aldı. İlk başta, bir vakitler işgâli altında bulunduğu İngiltere’nin, sonradan Siyonist komitesinin yanında yer aldı ve İslâm’ın hasmı olmayı tercih etti. Böylece kara tarihine yeni yeni karanlık sayfalar açmaya başladı.

BOP gibi kapkaranlık proje “Made in U.S.A.” damgası taşımaktadır. Milyonlarca Müslümanın katledilmesinde aynı kara damga vardır. Bu “Kara Tarihliler” tıpkı kovboy filmlerinde olduğu gibi dünyayı haraca kesmeye kalkışmış, bilhassa İslâm ülkelerine “Ya paranı, ya canını!” demiştir. Trump’un başkanlık seçimi çalışması sırasında yaptığı konuşmalara bakınız: “Amerika’nın dış borç açığını nasıl kapatacaksınız?” sorusu üzerine, hiç duraksamadan; “Körfez ülkelerinden…” cevabını vermişti. Gerçekten de öyle yaptı. İşbaşına gelir gelmez, 11 Eylül “esrarengiz ve karanlık saldırısını” bahane ederek, Amerikan vatandaşlarına Suûdî Arabistan’a dâvâ açılması hakkının verilmesi üzerine olup bitenleri hatırlayınız. Suûdî Arabistan, “Biz de Amerikan Bankalarındaki 750 milyar dolarımızı çekeriz!” tehdidinde bulundu. Bunun üzerine Trump, bütün o paraları bloke etti, yani el koydu. O da yetmedi, demode silahlarını 380 milyar dolar karşılığında o ülkeye boca etti. O da yetmedi, Suûd’un yeni idarecilerinin eline bir liste verdi. “Bunlarda para çok. 800 milyar dolar alın, bana verin” dedi ve akabinde Suûd prensleri, işadamları gözaltına alındı. Katar’ı ambargo ile tehdit etti. Akabinde o ülkeye de 20 milyar dolarlık silah satışında bulundu. Bütün bunlar yetmedi, gözünü Türkiye’ye dikti. Uyduruk bir dâvâ ile ülkemizden de para kopartmaya kalkıştı. Bu da yetmedi. Ülkemizin iki tarafını kendi kurdurduğu terör örgütleriyle ablukaya almaya kalkıştı. Bu da yetmedi, “Black Friday”, yani “kara Cuma” kampanyası başlattı. Bizim nurlu, apaydınlık Cumamıza böylece el ve dil uzattı. Burada, ülkemizde o firmaların temsilciliğini yapan “yerli insanlara” bir çift sözümüz var: “Yahu siz, bu kara tarihli, kara vicdanlıların oyununa nasıl âlet olursunuz? “Black Friday” yazmakla bu milletin anlamayacağını mı düşündünüz. Neden itiraz edip; ‘Bu millet uyanırsa, bizi protesto ederse b.k’u yeriz!” demediniz. Halep oradaysa arşın burada. Seneye bu haltı işleyin de boyunuzun ölçüsünü görelim!” Her ne ise… Sadede gelelim…

Her nimet kıskanılırmış. İşte bu kara tarihliler, kara vicdanlılar, kara kalpliler de; bizim tarihimizi, bizim imanımızı, bizim Cennet’e gitmemizi, bizim ebedî saadete mazhar olmamızı kıskanıyorlar. Hasetlerinden çatlıyorlar. Biz de onlara Kur’an lisanıyla; “Kininizle geberin!” diyoruz. Büyükelçiliklerini Kudüs’e taşıyacaklarmış. Boşuna zahmet. Cehennemin dibinde yeriniz hazır…

Elhamdülillah bizim böyle şerefli bir tarihimiz var. İmanımız var. İslâmımız var. Şehitlerimiz var. Gâzilerimiz var. Şehâdete hazır, milyonlarımız var. Sizin neyiniz var bre kara tarihliler!..

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Burhan Bozgeyik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?