Siyaset Yorgunluğu

MAKALEYİ DİNLE

Geçtiğimiz günlerde metal yorgunluğundan bahsedildi, bunun metal değil aslında mental yorgunluğu olarak ifade edilmesi gerektiği vurgulandı. Yapılan bir araştırmada ise son yıllarda gençlerin din yorgunu olduğuna dair veriler sunuldu. Herkesin olaylara baktığı pencereden kendine göre doğruluk payı vardır. Fakat bu toplumun maruz kaldığı asıl yorgunluk siyaset yorgunluğudur.

İnsanlar topluluk halinde yaşarken bir ahengin olmasını arzular, bu o toplulukta yaşayan insanlar için mutluluk kaynağıdır. Siyaset de insanları mutlu kılmak için uğraş verir. Fakat şunu görüyoruz ki, insanlarımız bugün mutlu olamıyor, bunu yüz ifadelerindeki karamsarlıktan anlayabiliyoruz. Gençlerimizin en büyük kaygısı gelecek. Bu durum gençlerin ileriye dönük iyi beklentilerinin olmadığı demektir. Hemen hemen her kesim üzerinde bir tedirginlik sezebiliyoruz.

Bu tedirginliğin, karamsarlığın ve mutsuzluğun sebebi ekonomik anlamda insanların beklentisinin karşılanmaması ya da beklentilerin yüksek seviyede tutulması olabilir. İnsanların sosyal ortamlarda istediğini alamaması ya da hak ettiğini alamadığını düşünmesi olabilir. Bundan dolayı insanlarımızda bir tatminsizlik söz konusu. Bunların hepsinin insanların tatminsizliğinde, mutsuzluğunda mutlaka payı vardır. Ama asıl sebebin insanların duygusal anlamda kurulması ve kurgulanması olduğu kanaatindeyim.

İnsanları bu kurgunun içine hapsetmiş olan, gündemin şiddetli tacizidir. Gündem insanımızı siyasetin ve siyasi tartışmaların esiri etmiştir. Hayatımızı, zamanımızı ve zihnimizi meşgul eden gündem, bizatihi hayatın kendisi değildir, gözümüze sokulmuş ve kurgulanmıştır. Çünkü gündem, insanların görmesi gerekeniyle değil, onlara gösterilmesi gerekeniyle ilgilenir. Siyasetin hayatımıza bu kadar sokulmasının temel sebebi farkındalıklarımızın yok edilmesidir. Gündemin asıl vurgusunun siyaset olmasının amacı da budur. İnsanlarımız siyasetin gündemi içinde siyaset yorgunu yapılmaktadır. Siyasetle yorgun bırakılan insanların doğru ile yanlışı ayırması zorlaşmaktadır. Böylece insanlar, doğruya mı yanlışa mı karşı çıktıklarını bilemiyorlar. Bugün ak dediklerine yarın kara diyebiliyorlar ve daha kötüsü her iki durumunda doğru olduğuna inanıyorlar.

TV ekranlarından kahvelere, çalışma ortamlarından cami cemaatine kadar herkesin iletişimi siyasi mevzular üzerine. Siyasi gündemin esiri olmuş insanımız, tatminini siyasi tartışmalar vasıtasıyla sağlamaktadır. Buralarda konuşulanlar, doğru olanı, faydalı olanı, hak olanı arama kaygısından uzak olduğu gibi savunduğu siyasi zihniyetin belirlediği doğruları tekrarlamaktan ibarettir. İnsanımız o hale geldi ki, her söylenen söze, her yapılan icraata sorgusuz sualsiz ya alkışlar ya da yuhalar oldu.

Bu düşüncesizlik, bu siyasi bağnazlık kamplaşmayı da beraberinde getiriyor. Her kesim diğerlerini düşman olarak görebiliyor. Siyasetin hayatımızı bu kadar çok meşgul etmesi, siyaseten farklı görüşteki insanların aynı ortamı huzurlu bir şekilde paylaşmasına engel oluyor.

Siyaset yorgunluğunu üzerimizden atmak için biraz dinlenmemiz gerekiyor. Her zaman için durup düşünmekte fayda var. Mutlu olmanın yolları çok da zor değil. Güzellikler içinde yaşamamız için, kavga etmemizden daha haklı ve gerçekçi sebeplerimizin olduğunu unutmayalım.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Muhammet Esiroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Cihan - Gunluk, ucuz siyaset gercek fikir hayatini bogdu. Asil onemli mevzular uzerinde dusunmek, temel sorunlarmizi anlayip cozmeye calismak hic gundeme gelmiyor.

Yanıtla . 0Beğen 17 Aralık 11:46
Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR