Kur’an’da Kadın

MAKALEYİ DİNLE

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (C.C.)›a hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize âline ve sahabelerine olsun.

Kur’an’da insanlığın tek bir nefisten yaratıldığı, erkek ve kadınların Allah’ın kulları olarak her konuda aynı emir ve yasaklara muhatap oldukları, aynı günah ve sevaba erişecekleri bildirilmiştir. Kur’an, erkek ve kadın için “insanlar, ey insanlar” kelimesini kullanır. Erkek ve kadın müminler için “iman edenler, ey iman edenler” diye hitap edilir. Peygamberimiz, erkeğiyle kadınıyla bütün insanlığın peygamberidir. O’nun din ve düzen olarak getirdiği İslam yoluna uyan erkek ve kadınlara cennet vardır. MÜMİN 40: “...Kadın veya erkek, kim, mümin olarak salih bir amel işlerse, işte onlar cennete girecek ve orada hesapsız olarak rızıkları verilecektir.” Kur’an’da “Nisa” yani kadınlar anlamına gelen ve kadınlarla ilgili birçok hükmü içeren bir sure vardır. Kur’an’ın, yine 19. suresi, bir kadın olan “Meryem” adını almıştır. Kadın anlamındaki “Nisa” kelimesi Kur’an’da 59 yerde geçer. Yine kadın anlamında “İmrae» kelimesi ise 26 yerde zikredilir. Kur’an, aile konusuna büyük önem vermiş, bu konuyla ilgili ayrıntılı hükümler getirmiştir. Kur’an’da “zevc ve zevce” koca ve karı kavramı, 81 yerde kullanılırken, “nikâh” 23 yerde geçer. Kur’an’da gerek yaratılış, gerekse hak ve sorumluluklar yönünden erkeklerle eşit konumda olan bir kadından sözedilir. Kadın, Allah’ın kulu olması bakımından erkek gibidir. ALİ İMRAN 195: “Bunun üzerine Rableri onlara şöyle cevap verdi: Şüphesiz ben birbirinizden meydana gelen, sizden erkek ve kadından amel eden hiçbir kimsenin amelini boşa çıkarmayacağım. Onlar ki, hicret ettiler, yurtlarından çıkarıldılar, benim yolumda eziyete uğradılar, harp ettiler ve öldürüldüler; andolsun, ben de onların kötülüklerini örteceğim ve onları Allah katından bir mükâfat olmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım…” Allah katında erkek kadın ayırımı yoktur. Herkes ameli oranında Rabb’ine yaklaşır ve hicrette, cihadda, Allah yolunda eziyette, o yolda şehit olmada yaptığının karşılığını en güzel şekilde alır. NİSA 32: “Allah’ın kendisiyle kiminizi kiminize göre üstün kıldığı şeyi (başkasında olup da sizde olmayanı) temenni etmeyin. Erkeklere kazandıklarından bir pay vardır. Kadınlara da kazandıklarından pay vardır. Allah’tan, lütfunu, inayetini isteyin…” Erkek kadın olmayı istemesin. Kadın erkek olmayı istemesin. Herkes Allah’ın kendisine verdiği özellikleri işletsin. Kadının iyiliklerinin karşılığı kendine aittir, kötülüklerinin cezası da kendine aittir. Erkek için de aynıdır. Kadın ve erkek birbirinden bağımsız olarak mülk edinip işletebilir.

Hukuki ve ticari işlemleri yapma hususunda kadın, erkeklerle aynı konumda kabul edilmiştir.

AYETLER VE GERÇEKLER

HUCURAT 13: “Ey insanlar, biz sizi bir erkekle bir kadından yarattık. Birbirinizi tanımanız ve tanışmanız için sizi milletler ve kabileler halinde kıldık. Şüphesiz, Allah katında sizin en kerim (üstün) olanınız, (ırk, renk, soy ve servetçe değil) takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, her şeyden haberi olandır.”

Çağımızın bir hastalığı olan ırkçılık, cinsiyet ayrımcılığı, topraktan yaratılan insana tanınmış bir ayrıcalık değildir. Irk ve cinsiyet insanın şahsi kazancı değildir. Kimse dilekçe verip, “ben filan ırktan ve falan anne babadan dünyaya gelmek istiyorum” demedi. Üstünlük ırklarda ve cinsiyetlerde değil, Allah›ın emir ve yasaklarına uymada yapılan yarıştan elde edilecek neticededir. NİSA 124: “Erkek ve kadınlardan kim mümin olarak salih amel işlerse, işte onlar cennete girerler ve onlar zerre kadar bile haksızlığa uğramazlar.” Erkek veya kadın salih ameli mümin olarak işlerse bunun bir değeri vardır. İnanmayan veya adı müslüman erkek veya kadın bir milyon dolarını şöyle bir hayır müessesesine vakfetmiş, ama Allah için değil de desinler diye vakfetmişse bu işin o erkek veya kadına bir faydası olmaz. Bir kadın için en büyük salih amel evlenip, kendisine anne diyecek evlatlar dünyaya getirmektir. Çünkü kadına doğurma özelliğini veren Allah’tır. BAKARA 223: “Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza (helal yerden) dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için önden (hazırlık olmak üzere iyi şeyler) gönderin. Allah’tan korkup sakının ve bilin ki, elbette O’na kavuşacaksınız. Müminleri müjdele.” Bu ayetin nüzul sebebi, Medine’de yaşayan Yahudiler, “Cinsel ilişkide kadın altta erkek üstte olmaz ise çocuk şaşı doğar.” demişler. Mekke’den Medine’ye hicret eden erkeklerden Medineli kadınlarla evlenenler olmuş. Medineli kadınlar Yahudilerin bu söylentilerinden etkilenmişler. Bu konu karı ile kocası arasında ihtilaf konusu olunca durumu Peygamberimize arzetmişler. Bunun üzerine Efendimize, “Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza (helal yerden) dilediğiniz gibi varın” ayeti nazil olmuş. Kitabımız Kur’an-ı Kerim bize, eşlerimize nasıl varacağımızı, kapıyı nasıl çalacağımızı, adil bir düzeni nasıl kuracağımızı ve devleti nasıl yöneteceğimizi öğretir.

SEVGİ VE MERHAMET

RUM 21: “Kendileri ile sükûn bulup rahatlığa ermeniz için, kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi, Allah’ın (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir kavim için elbette ibretler vardır.” Nefsimizden eşimizi yaratması Allah’ın varlığına ve birliğine bir delildir. Çünkü insan eşinde sükûnet ve huzur buluyor, bu ise Allah’ın eşler arasında var ettiği sevgi ve merhamet ile mümkün oluyor. Sevgi de yaratılmıştır. Peygamberimiz; “Bana dünyadan üç şey sevdirildi.” diyor da sevdim demiyor. Bunun için inanan eşler, her daim birlikte olmaktan, aynı şeyleri paylaşmaktan, zevk alırlar. Eşler arasındaki bu sevgi ve merhemeti en yükseğe taşıyan şey ise İslam’ın yaşanmasıdır. Milli Görüş’süz saadet olmuyor. Selam hidayete tabi olanlara…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR