MUŞ’lu geçmiş zaman

MAKALEYİ DİNLE

Geçtiğimiz günlerde DAP projesi kapsamında söyleşiler yapmak üzere Muş’ta idik. Liseli gençlerle bir araya geldik. Selahattin Eyyubi İmam Hatip Lisesi’nde başlayan konferansımız tüm Muş liselerini kapsayacak biçimde Muş Öğretmenevinde devam etti. Bu arada Muş AGD, Şuurlu Öğretmenler Derneğinin daveti üzerine eğitimcilerle birlikte sohbet etme imkânı bulduk. İntibalarımı şöyle sıralamak isterim.

Bir; Evet Muş olmasına Muş’tur; lakin yolu öyle yokuş falan değildir.

İki; İstanbul’da giydiğim paltoyu Muş havaalanına iner inmez çıkardım. Sanıldığı gibi kara kış manzarası hiç yoktu Muş’ta.

Üç; Başta İsmet Özel olmak üzere birçok şairin askerlik yaptığı memleketmiş Muş. Gerçekten de askerliğe çok müsait bir şehir.

Dört; Terör geriliminin olmadığı bir kent, halkı milletine ve devletine bağlı.

Beş; Kültür Müdürlüğü ve Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri-Özellikle Muş Öğretmenevi idareci ve çalışanları ilgi, alâka ve konukseverlikle hiç unutmayacağım bir samimiyet gösterdiler.

Altı; Muş Havalimanından tam İstanbul’a hareket edecekken arıza anonsuyla uçaktan indirildik ve tüm yolcular ortalıkta kalıverdik. Tam ‘giden gelmiyor acep nedendir?’ sorusunun cevabını vermeye hazırlanıyordum ki Muş Milli Eğitim Müdürlüğü mensupları Elazığ havalimanına yetiştirerek sıkıntımızı giderdiler. Ah bir de bu havalimanlarında böyle durumlarda konuyla ilgilenecek bir muhatap bulabilsek.

KUDÜS’LE İLGİLİ NE YAPMAMALIYIZ?

Kolay anlaşılması ve bir yerlere çekilmemesi için teker teker ifade edeyim:

Öncelikle Kudüs konulu kompozisyon yarışmaları falan düzenlemeye kalkmamalı.

Kudüs Şiir Geceleri organize edilmemeli.

Kudüs Şiirleri Antolojisi hazırlamaya kalkanlar bu sevdalarından vaz geçirilmeli.

Alternatif Kudüs mitingleri tertip edilmemeli. (Miting yapılacaksa bütün bir milletle yapılmalı.)

Kudüs’ün İsrail’in başkenti olma teşebbüsü kınamakla geçiştirilmemeli. Bir daha ne Amerika ne Avrupa böyle bir cümle kurmaya cesaret bile edememeli.

Kudüs’le ilgili gündemimiz hep böyle bir yerlerden mütecaviz saldırılar gelirken oluşmamalı. (Kudüs ve Mescid-i Aksa tıpkı Kabe gibi beş vakit gündemimizde olmalı)

Kudüs’le ilgili Amerika işbirlikçisi Arap devletlerine hiçbir konuda güvenilmemeli.

Kudüs’ü hiçbir parti iç siyaset malzemesi yapmamalıdır.

Kudüs dikkati bize dünyanın işgale uğramış diğer bölgelerini unutturmamalı.

Kudüs duyarlığını sosyal medya lakaytlığına kurban edip magazinleştirmemeli.

AŞK SOLCU MUDUR?

Hiçbir kelime sayılmaya doymayan bir sayı kadar ayıp içermez. Hele ki aşk, hele ki sevda. Kelimelere iade-i itibar gerekiyor. ‘Aşka rağmen aşktan sağ çıkanların hikayesi’ni kaleme alan Gülcan Tezcan oldukça renkli bir kitapla bunu başarmış bile. Erdem yayınlarından çıkan “Sağ Yanımda Aşk” kitabı Deniz Gezmiş’in aşka dair söylediği ‘Aşırı solcudur aşk. Bu yüzden insanların sol yanını hedef alır. Ve aşk bu kadar solcuyken içinden sağ çıkmak imkânsızdır’ sözüne usturuplu bir cevap veriyor. Tezcan kitabında Gülper ve Halit Refiğ’in aşkından Berat hanım ile Cahit Zarifoğlu’nun aşkına; İsmet hanım ile Mehmet Akif, Meşkure hanım ile Ahmet Kabaklı, Fevziye hanım ile Cemil Meriç, Hicran hanım ile Ergün Göze aşkına kadar fikir ve duygu dünyamızın aşk hikayelerini tatlı ve akıcı bir üslupla kaleme almış. Kitabı okuyup bitirdiğimizde aşkın hiç de solcu olmadığı, daha doğrusu sağı solu belli olmaz bir karaktere sahip olduğunu anlamış oluyoruz. Gülcan Tezcan ne der bilmem, ama aşk da ölüm gibidir; taraf tutmaz. Ölümün kime geleceğini kim bilir ki canı verenden başka? Aşk cereyanına kimin kapılacağını da, kimin kimin kalbi ile eşleşip yan yana duracağını da bu derde duçar olanlar bilir ancak. Kim demiş aşktan ‘sağ’ çıkılmaz diye. Bu kitabı okuyanlar ‘sağ’ düşüncenin sığ düşünce olmadığını göreceklerdir. Ne de olsa konuşup yazdıklarında ritmik atan, sağ şeride doğru kayan bir kalp vardır. Sevgili okur, şahsen ben okumamış olsaydım, bu kitabı düşünce ve sanat insanlarının insanlık hallerine dolaylı anlamda tanıklık edebilmek için hiç durmaz ve okurdum. (Sağ Yanımda Aşk-Gülcan Tezcan-Erdem Yayınları)

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

02

Keyfiyet - Sayın Yazar, Kudüs konusunda yapılmaması gerekenleri ifade etmişsiniz. Evet o da bir şey. Ama asıl yapılması gerekenleri yazmamışsınız!

Yanıtla . 0Beğen 18 Aralık 12:45
01

Nurettin Durman - Burası Huştur yolu yokuştur

Giden gelmiyor acep ne iştir.

Not: sevgili Hüseyin Muştan Elazığa gitmek için Bingölden geçiliyor biliyorsun.

Yanıtla . 0Beğen 16 Aralık 00:51
Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR