ABD ve İsrail, güçten anlar!

MAKALEYİ DİNLE

Kur’an-ı Kerim’de “(Ey Muhammed ümmeti)! Siz beşeriyet için meydana çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, fenalıktan alıkoyarsınız ve Allah’a imanınızda devam edersiniz…” (Al-i İmran, 110) ayetiyle Müslümanların, iyiliği emredip kötülükten alıkoymak yani yeryüzünde adaleti tesis etmek için ortaya çıkartılmış hayırlı bir topluluk olduğu açıkça ortaya konularak; insanlık içinden çıkmış böyle hayırlı bir topluluğa yeryüzünde fitnenin yok olup, Allah (c.c)’ın nizamını ve adaleti dünyanın tamamına yaymak için hedef koymaktadır.

Bugün el birliğiyle insanlığı katleden, bütün bir dünyayı kan ve gözyaşına boğan Yahudi ve Hıristiyanları ise “Yahudiler Uzeyr Allah’ın oğludur dediler, Hıristiyanlar da Mesih Allah’ın oğludur dediler. Bu onların ağızlarıyla geveledikleri sözlerdir. (Sözlerini), önceden kâfir olmuş kimselerin sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin! Nasıl sapıyorlar!” (Tevbe, 30) ve “Gerek ehl-i kitaptan, gerek müşriklerden olan kâfirler, hem de devamlı kalmak üzere cehennem ateşindedirler. Onlar bütün yaratıkların en şerlisidirler” (Beyyine, 6) ayetleriyle tasvir etmektedir.

Bugün, mübarek şehrimiz Kudüs’ü Yahudi-Siyonist İsrail’e başkent arzusunu açığa çıkartan ve destek veren Hıristiyan ABD’nin Başkanı Donald Trump’ın bu kararına şaşıran Müslümanlara Kur’an-ı Kerim’deki “Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin, onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onlara dost olursa o da onlardandır. Allah zulmeden kimseleri doğru yola eriştirmez” (Maide, 51) ayetini ve sonra Müslümanların gerçek dostlarını işaret eden “Sizin veliniz Allah ve Resülüdür. Bir de inanarak namaz kılan, zekât veren ve emre uyanlar.” (Maide, 55) ayetlerini hatırlatmak gerekir. İster Yahudi, ister Hıristiyan, ister müşrik olsun yeryüzünde zulmü yaygınlaştıran kim varsa bunların cezasız bırakmayacağını vadeden Allahü Teâlâ “(Ey Resulüm!) Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Ancak, Allah onları (cezalandırmayı), korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor” (İbrahim, 42) buyurmaktadır.

Allahü Teâlâ, bütün zulüm ve gözyaşların Müslümanların eliyle düzeltilmesini emretmektedir: “Onlarla savaşın ki, Allah sizin elinizle onları cezalandırsın, onları rüsvay etsin; onlara karşı size yardım ve zafer nasip etsin ve (baskı ve zulüm altındaki) mü’min toplulukların gönüllerini ferahlatsın” (Tevbe, 14). Yeryüzünde Allah (cc)’ın hükümranlığını tanımayan Yahudi ve Hıristiyanlara İslam’ın hükümlerine boyun eğdirmeye yönelik Kur’an-ı Kerim’deki “O kendilerine kitap verilenlerden, Allah’a ve âhiret gününe inanmayan, Allah’ın ve Peygamberin haram ettiği şeyi haram tanımayan ve hak dinini (İslâm’ı) din edinmeyen kimselerle; onlar hor ve küçülmüş oldukları halde kendi elleriyle (boyun eğerek) cizye verinceye kadar savaşın” (Tevbe, 29) ayeti sadece Müslümanlar arasında değil, yeryüzünün tümünde Allah’ın hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtir.

Müslümanlar, yeryüzünde zulmün kaybolup adaletin ve Allah’ın nizamının hâkim kılınması için uğraştığı zaman, zaferin geleceği İsra Suresi’nin 81’inci ayetinde şöyle müjdeleniyor: “Yine deki ki: Hak geldi, bâtıl zâil oldu! Şüphesiz ki bâtıl, yok olmaya mahkûmdur.” ABD ve İsrail gibi gözü dönmüşlerle savaşılırken pasif olunmamasını, onlara karşı onurlu ve güçlü olunmasını emreden Kur’an-ı Kerim “Onlar sizde sertlik ve üstün gayret görsünler. Bilin ki, Allah (kötülükten ve adaletsizlikten) sakınıp korunanlarla beraberdir” (Tevbe, 123) ayetiyle acizlikten kurtulmamızı emrediyor.

Kâfirlerin ancak güçten anlayacağı da şu ayetlerde açıkça beyan edilmektedir: “Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara güç göster. Onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir varış yeridir” (Tevbe, 73/Tahrim, 9).

Evet! ABD ve İsrail güçten anlar!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder


Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR