Kudüs bir izzet ve şeref sembolüdür

“Allah (c.c.) bu mazlum ümmete yardım eylesin...”

* “Kudüs sadece Filistin’in başkenti değil, tüm Müslümanların başkentidir. Bugün belki Müslümanlar tam olarak bu sorumluluklarını yerine getiremiyor olabilirler, ama eninde sonunda bu hakikat gerçekleşecek; mazlum ve mahsun olan Mescid-i Aksa’nın çehresi inşallah saadete erecektir.”

* “İslam coğrafyalarının sinesine saplanan Siyonist hançer, ne yazık ki devamiyetini, tek dertleri kendi saltanatlarını korumak olan satılmış liderlerden alıyor. Bunlardan kurtulmadan Kudüs’ün özgürlüğü mümkün olamayacaktır.”

* “Hz. Ömer misali Kudüs’ü Mekke gibi görmeden, Hz. Ebû Ubeyde misali emniyeti hayatın esası kılmadan, Hz. Ubade misali sevda kahramanı olmadan, Selahaddîn-i Eyyûbî misali Kudüs’ü aşk haline dönüştürmeden, ne Kudüs kurtulacak, ne Mescid-i Aksa sevinecek...”

* “Bu Ümmet Kudüs ile düştü; yine Kudüs ile kalkacak inşâAllah...”

* “Evet #Kudüsİslamındır, eninde sonunda yine İslam’ın olacaktır. Ama Allah’ın yardımı olmazsa gerçekten zor... Asıl sorulması gereken neden yıllardır Allah’ın vaad ettiği yardım gelmiyor? Çünkü Kudüs şehirlerden bir şehir değil, bir iman ve akide davası, bir izzet ve şeref sembolüdür...”

* “Allah’ın yardımı, mazlumun kıvamına bağlıdır. Mazlum kıvamı, niyetleri selim çizgiye eriştirmek, günahlardan arınmak, salih amellere yönelmek, değerlere sadakat göstermek ve sebepler dairesinde hareket etmektir...” (Muhammed Emin YILDIRIM- Siyer Vakfı kurucusu, araştırmacı-yazar)

KUR’AN’IN BAHSETTİĞİ MÜSLÜMANLAR…

Kudüs meselesi, Mescid-i Aksa konusu ne zaman gündeme gelse aşağıdaki anekdot hatırlanır, hatırlatılır; “Bundan yıllar önce gazetecilerin, katil devlet, Ortadoğu’nun çıbanbaşı, işgalci İsrail’in o günkü Başbakanı Şimon Peres’e “Kur’an-ı Kerim, sizin devletinizin yıkılacağından haber veriyor…” diye hatırlattıklarında, anekdota göre Peres şu cevabı veriyor; “Kur’an’ın bahsettiği Müslümanlar gelsin, o zaman düşünürüz…” (Tercüman Gazetesi, Ergun Göze, 1986)

***

Sizce de çok manidar, manidar olmanın ötesinde acı ve hüzün verici ve de üzerinde ehemmiyetle düşünülmesi gereken bir cevap değil mi?

İSMAİL BEDİR HOCA’YA RAHMET DİLİYORUM…

İsmail Bedir… Burdur/Bucak’lı… Emekli imam hatip…

Milli Görüş erlerinden… Milli Gazete’nin sürekli okurlarından ve abonelerinden… Gece geç saatlerde telefonum çaldığında ekranda yine İsmail Bedir hoca vardı.

Ancak “Alo” dediğimde karşıdan gelen ses kendisi değil torunu idi; “Dedemi kaybettik… Sizinle sürekli konuşmalarına şahit olduğum için sizi de haberdar etmek istedim…” İşte o İsmail Bedir Hakka yürüdü. Ebediyete dualarla uğurlandı.

***

İsmail Bedir hoca, Milli Gazete’yi satır satır okur ve hemen her hafta beni de arayarak duygu ve düşüncelerini paylaşırdı. Şimdi o görüşlerinden bir kısmını buraya almak istiyorum;

* “Evimin hemen her köşesini süsleyen tek gazete var, o da milletin gerçek sesi Millî Gazete. Evime her gün Millî Gazete girdiği için Allah’a (c.c.) ne kadar şükretsem azdır. Türkiye’nin gerçek gündemi iş, aş, ekmek. Yani ekonomi. Bu haberlerin gerçek yönünü de sadece Millî Gazete’de bulabiliyorum. Mesela geçenlerde kullandığınız “Otur, sıfır!” başlığınız mükemmeldi. Bunun içindir ki Millî Gazete’nin haber ve yazılarını her gün satır satır okuyorum.”

* “1971 yılıydı. Milli Nizam Partisi dönemi. Bir Cuma günüydü. Caddede bir kalabalık, bir kalabalık. Mikrofondan, Abdurrahim Karakoç’un, “Kör dünyanın göbeğine/ Hak yol İslâm yazacağız / Kuşların göz bebeğine / Hak yol İslâm yazacağız.” şiiri okunuyor. Meğer Erbakan Hoca gelmiş. Akşam Belediye Konferans Salonu’nda bir konferans verdi. Gittim. İlginç bir anekdot anlattı Erbakan Hoca; “Cennet Mekan 2. Abdulhamid Han Hazretlerine Amerikalılar otomobil hediye etmek istedi. Sultan Abdulhamid, bu hediye otomobili kabul etmedi. Peki, neyi gerekçe gösterdi Abdulhamid Han Hazretleri Amerikalılara dedi ki, “Ben eğer bu otomobili kabul edersem yarın benim Vezirim de Sadrazamım da ister. Biz devlet olarak ne zaman bu otomobili yaparsak, üretirsek işte ancak o zaman bu otomobile binebiliriz.” Erbakan Hoca, bunları söyleyerek Amerikalıları gönderiyor. Amerikalılar da arkalarına bile bakmadan gidiyor. O konferanstan aklımda kalan bu anekdot oldu…”

***

İsmail Bedir’e Allah’tan (C.C.) rahmet, ailesi ve yakınlarına sabr-ı cemil niyaz ediyorum.

KİM, NE DEDİ?

“Ben Amerika’da 10 sene görev yaptım. Amerika’da Kongre’de İsrail teröründen bahsederler. Amerikan Kongresi’nde İsrail aleyhine konuşamazsınız! Konuşan bir senatör seçilemez bir daha. İsrail lobisi hemen harekete geçer!”

“İsrail, aleyhinde olan kişinin karşısına birini çıkarır. Mali yardımda bulunur. Onu seçtirir. Ben bunu gördüm. Yani Amerika ile dostane işler yürütmek için İsrail ile güzel ilişkiler yürütmek zorundasınız. Bu bir gerçektir…” (ŞÜKRÜ ELEKDAĞ, Emekli ABD Büyükelçisi, eski CHP Milletvekili)

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?