Zillete hayır

MAKALEYİ DİNLE

Dışımızda bir şeyler oluyor, biz peşinden koşturup, olup bitene dâhil olmaya çalışıyoruz. Öngörmek, ona göre vaziyet takınmak bize has bir durum değil...

Birileri kuyuya taş atıyor, biz kuyunun dibinde debeleniyoruz.

Belirleyici güç olmadık bir türlü. Denklemi bozan, bazıların keyfi kararlarını rahatsız eden, onların davranışlarına etki eden konuma bir türlü erişemedik Müslümanlar olarak…

Ne ortak aklı işletebildik, ne ortak kararlarımızın arkasında durabildik.

Her Müslüman ülke, kendine batıdan bir ortak seçti, ağa seçti, onunla yürümeyi, onun gölgesinde oturmayı adamlık bildi.

Ümmetin hali perişan… Son Kudüs işgali içinde bulunduğumuz çukurun derinliğini göstermesi bakımından mühim…

Trump’a kızabiliriz… İsrail’i kınayabiliriz. Haksızlığa uğradığımızı… Uluslararası normlara ve kabullere göre, amerika’nın da israilin de keyfi davrandığını, zulmettiklerini sıralayabiliriz.

Lakin bize dayatılan bu zulme karşı donanım sahibi olup olmadığımız… Kıyama hazır olup olmadığımız… Topyekûn yanlışa dur demek için yekvücut olup olmadığımız önemli…

Ümmet, bir beden gibi hareket edebilir mi zulüm karşısında?

Mesele, Suudlar… Amerika ile ortaklığa değil, Amerika’nın gölgesinde çadır kuran bu insanlar, ümmetle birlikte hareket edebilirler mi? Kudüs’ün işgal edilmesine… Oldubitti bir kararla, İsrail’in başkenti olmasına ses çıkarabilirler mi?

Mahmud Abbas… Düne kadar, Gazze’ye ambargo uygulayan… Kendi kardeşlerini öteleyen biri. Neden? İnsan, müslüman kardeşine, birilerinin aklıyla ekonomik ambargo uygular mı?

Kendi kardeşiyle her dem kavgalı olur mu? Son günlerde, Gazze’ye, Hamas’a el uzattı ama bu tavrı dahi inandırıcı değil.

Ne yaptı elin adamı?

Amerika’yı arkasına aldı, kimseyi kaale almadan, Kudüs’ü ilhak etti, işgal etti.

Şimdi çıkacağız sokaklara… Nümayişler yapacağız… Biz yazı yazacağız, başkaları elbet konuşacak… Meydanlar dolacak, sloganlar atacağız… Yeterli mi?

Bölük pörçük halimiz devam ettikçe… Birbirimizi dost edinmek yerine, Amerika’yı Avrupa’yı dost edinmeye… Petrol paralarını oralara yatırmaya, bankalarını dolarla doldurmaya devam edersek… Ümmet olma şuurunu yitirip, ortak aklı kapı dışarı edersek, zilletten kurtulamayız.

Trump Trump’lığını yapacak elbet… İsrail de zulmüne devam edecek… Asıl, bizim ne yaptığımız ve ne yapacağımız önemli? Bu çukurdan çıkmak için… Ümmetin şerefli yaşaması için hangi kararları aldık, hangi adımları attık?

Niye Müslümanların ortak pazarı yok? Neden güvenlik işbirliği şemsiyesinden yoksun Müslümanlar? Bir Müslüman’a yapılan saldırı ya da zulüm, bütün Müslümanlara yapılmış diye neden kararlar alınamaz?

Yemen’de, niye Müslümanlar birbirlerini boğazlamaya devam ederler? Suriye bataklıktan ne zaman kurtulacak? Amerika Irak’ı hâlâ özgürleştirmedi mi? Kan ve gözyaşı bu toprakları ne zaman terk edecek?

Amerika, Müslümanları zaten terörist olarak görüyor… Bunu yaklaşımını her platformda doğrudan dile getirmese de, iğneleyici olarak gözümüze gözümüze sokuyor.

Peki, biz ne yapacağız?

Kıyama, ayağa ne zaman kalkacağız? Bunca senedir Müslümanların uyutulması, uykuda tutulması, aklımızı başımıza getirmeyecek mi?

Halkı Müslüman olan ülkelerdeki saltanat yönetimlerine, ümmetin istikbali feda edilemez.

Yeniden dirilmenin, yeniden dünyaya ses vermenin zamanıdır… Bir olmanın, birlikte hareket etmenin, bir vücudun azası olmanın vakti geldi geçiyor da…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Remzi Çayır - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

02

Ammar Erdem - Amerika'nın Müslümanların ilk kıblesi kutsal Kudüs'ü olanca küstahlıkla Siyonist İsraile hediye ederek İslam Alemi karşısında güç gösterisi yapması, İslam ülkeleri için büyük bir utançtır. Kudüs ve Filistin'in bir türlü özgürlüğüne kavuşturulamaması aslında İslam ülkelerinin ABD ve Siyonist İsraile esir olduğunun alametidir. Artık Onur ve Şerefimizi kurtarmak için acilen ve etkili karşılık verilmelidir. Bugüne kadar İslam ülkeleri tarafından yapılan boş ve hiçbir etkisi olmayan beyanatların zamanı çoktan geçmiştir. Zaman amel ve hareket zamanıdır. İslam Ülkeleri, İsrail ile olan bütün siyasi, ekonomik ve varsa askeri ilişkilerini askıya almalıdır.

Yanıtla . 1Beğen 08 Aralık 17:34
01

Cihan - Yapilacak olan belli: Duygu patlamalari yerine mantikla hareket etmek. Bakin mesela Mahmut Abbas bence bu ikincisini yapiyor uzun suredir ve dunya kamuoyunda Filistin tarafina bakis bayagi olumlu puan topladi. Uzun vadeli dusunebilmek lazim. Bolgeye yerlesmek icin bir tarafin 2000 sene bekledigi, ucundan ucundan calistigi unutulmamali.

Dayanisma kismina gelince, devletler/yoneticiler bazinda olmuyor, o zaman bireyler bu zihniyet icinde davranmaya baslamali.

Yanıtla . 0Beğen 08 Aralık 12:58
Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR