Laf yetmez, çözüm gerekir

MAKALEYİ DİNLE

Trump ’ın bir gün önceden Kudüs’ü İsrail ’in başkenti ilan edeceği, Tel Aviv’deki ABD Büyükelçiliği’nin de Kudüs’e taşınması talimatı vereceği Beyaz Saray sözcüsü tarafından dünyaya ilan edildi. “Niçin yapılacak bir açıklamanın bir hatta iki gün öncesinde böyle bir duyuru yapılıyor, neden ilan edecekse doğrudan etmiyor?” sorusu önemli olmakla birlikte belli ki Trump kafasında Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmiş, bu konuda Siyonistlere önceden söz vermiş. Yani olay Trump’ın kafasında çözüme ulaşmış, sıra uygulamaya gelmiş. Ancak uygulamaya geçmeden nabız yoklamasına ihtiyaç duyulmuş, bu da Beyaz Saray tarafından yerine getiriliyor. Trump’ın açıklama yapacağı saatten çok önce bu yazı yazılmış olduğu için ne oldu, Trump açıklama yaptı mı, yaptı ise neler söyledi bilinmiyor. Ancak Beyaz Saray’ın açıklamasının ardından Trump’ın ne söyleyip söylemediğinin artık çok da önemli olmadığı kanaatindeyim. Bundan sonra önemli olan İslam dünyasının tavrının ne olacağıdır. Çünkü kesin olan husus Haçlı-Siyonist ittifakı yapışık ikizler gibi sürüyor. Onların bu ittifakı karşısında Müslümanların tavrı önem kazanıyor.

Beyaz Saray açıklamasının ardından İslam dünyasında ciddi bir hareketlenme oluştu, liderler telefonlara sarıldı, ziyaretler başladı. Tüm bu yapılanlar elbette Trump’ın geri adım atmasını sağlamaya yönelik. Diyelim ki Trump oluşan tepkiler karşısında kararını uygulamaya koymayı bir süre erteledi, bu erteleme Kudüs’ü İsrail’in başkenti yapma düşüncesinden Haçlı-Siyonist ittifakının vazgeçtiği anlamına mı gelecek? Böyle düşünmek Siyonistlerin ve Haçlıların İslam düşmanlığının farkında olmamak ya da hafife almak anlamına gelir ki, bu yanlış sadece Haçlı-Siyonist ittifakının işini kolaylaştırır. Halbuki İslam dünyasına düşen görev Haçlı-Siyonist ittifakının işini kolaylaştırmak değil, onların hayallerini engellemektir. Bunun yolu ise öncelikli olarak İslam dünyasının birliğinden geçiyor. Bu birliktelik laftan ibaret kaldığı sürece de istenen sonucun alınması mümkün değildir.

Filistin ’e ve Kudüs’e sahip çıkmak için İslam ülkelerinin liderleri işi laf planından eyleme dönüştürmeleri gerekiyor. Rahmetli Erbakan Hocamın ifadesiyle, Haçlı-Siyonist ittifakını durdurmak için, “Laf yetmez, hareket, aksiyon ve çözüm gerekir”. Sadece harekete geçmek de yetmez, bunun için İslam dünyasının ortak hareket etmesi, birlikte çözüm üretmesi şart. Ortak eylem gerçekleştirmek yerine Müslümanların birbirleri ile uğraşmaları, birbirlerinin gırtlağına sarılmaları devam ettiği sürece birtakım bağırıp çağırmalarla ne İsrail ne de Haçlı ittifakı rahatsız olur ne de bildikleri yoldan vazgeçerler.

Özellikle de Trump gibi ‘Kudüs, İsrail’in başkentidir’ diyenler zalimlerle birlikte hareket eden liderlerden zarardan başka hiçbir hayır gelemez. Bu arada Trump’ın ne diyeceği ile ilgili açıklamanın ardından İslam dünyasından yükselen itirazlar üzerine İsrail’den yapılan açıklamalar davalarında ne kadar tavizsiz olduklarını gösteriyor. Müslümanların da en az onlar kadar Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya sahip çıkmaları gerekiyor. Çünkü onlar binlerce yıllık hayallerini gerçekleştirmenin peşindeler. Bunun için can düşmanı oldukları Hristiyan dünya ile birlikte hareket edebiliyorlar. Bunun karşısında İslam dünyası zalimlerden medet umuyor, aralarında güç ve eylem birliği oluşturamıyorlarsa lafla peynir gemisi yürümez gerçeği hükmünü icra edecek, samimi Müslümanların da yüreği kan ağlamaya devam edecektir.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR