Köyde istihdama teşvik neden yok!

MAKALEYİ DİNLE

Tarlasını, çiftliğini, çubuğunu satıp üretim yapmaktan vazgeçen, üreticiliği bırakıp köyünü terk edip şehre göç eden gencin barınma sorununa TOKİ’den cazip ödeme koşullarıyla daire edindiriliyor.

Ama zor hayat şartlarına rağmen köyünde kalıp ziraat yapmayı ya da yaylalarda hayvancılık yapmayı arzu eden üretici gence, 442/3367 sayılı Köy Kanunu arsa edindirme yasasına rağmen yönetmelik ve genelgelerle engeller konuluyor.

Ahır, samanlık ve konutta, 500-1000 m2’lik arsa edinebilmek için çeşitli zorluklar çıkarılıyor.

Bir defa şunu ifade etmek lazım; toprağın erozyonunu ve arazinin heyelanını ağaçlandırma önlüyor… Köyden şehre göçü de “köy yerleşim alanı” ile “parsel” sahibi yapılan ve üretime teşvik edilen gençler önler.

Peki, ama bu nasıl olacak?

BU ENGELLERİ KİM KALDIRACAK?

Adım adım gidelim;

1- Mera “ot” bedeli açısından:

a) Köylüye 442/3367’ye arsa edindirebilmek için köylüden 20 yıllık “ot” bedeli isteniyor! 1. sınıf mera haline getirilmiş gibi 20 yıllık “ot” bedeli hesaplanıyor ve peşin tahsil ediliyor. Bu reva mı?

Çözüm; “ot” bedeli arazinin halihazır durumuna göre hesaplanmalı ve tahsisi yapılacak meranın mülkiyeti köy tüzel kişiliğine devri esnasında tahsil edilmeli.

b) Mera arazisinin “ot” bedeli hesaplanıp mera vasfının kaldırılması için, Tarım İl Müdürlüğü, Defterdarlık, Tarım Bakanlığı ve Başbakanlık yazışmaları 6 ay-1 sene gibi çok uzun zaman alıyor. Bu bürokrasiye de derhal son vermek elzem…

c) Köy yerleşim alanına bitişik olan meskun alanda bulunan yapıların kamuya ait taşınmazlara tecavüzü var ise bu kısımların köy yerleşim alanına dahil edilerek köylünün sorununa çözüm getirilebilir.

2- Edinim (hak sahipliği) açısından;

442/3367’ye göre yapılan köy yerleşim parselini edinebilmek için bazı engeller var. Nedir bunlar, bakalım;

a) Arsa talepçisi köylüye 442/3367’ye göre büyüklüğü 2.000 m²’ye kadar olan parsel tahsisi yapılabilir olduğu halde, Tapu Sicil Müdürlüğü kütük kaydında talepçiye ait 300-500 m²’lik bir taşınmaz kaydı çıktığında talepçiye arsa verilmemektedir. Bu ciddi bir çıkmazdır. Halbuki talepçi kişiye, elindeki mevcut arsanın miktarının 2000 m²’den düşürülerek, kalan miktar kadar arsa tahsisinin yapılmasında zaruret vardır.

b) Parsel dağıtımı yapılacak köyde doğduğu halde zaruret nedeniyle (yurtdışında işçilik, evlenme gibi sebepler nedeniyle) ikametgâhını ve de köydeki kaydını taşımış ise köyün ferdi olduğu halde parsel edinememektedir.

Çözüm: Köy yerleşim alanı çalışması ile oluşturulan parsellerde edinim (hak sahipliği) için köy ile illiyet bağı olan herkesin hak sahibi olabilmesi lazım gelir.

3- Ruhsat açısından; köy yerleşim alanı, verimsiz alanlarda yapılarak arsa üretiliyor. Köylü 3-4 senelik bir planlama ve resmi kurum görüşleri aşamasından sonra güçlükle edinebildiği arsaya yaklaşık 10.000 TL civarında inşaat ruhsatı için bedel talep ediliyor. Oysa, köylü söz konusu bu imarlı arsasına değil de geçimini temin ettiği bahçesine yapar ise azami 1000 TL’ye proje ve ruhsata bedel ödüyor.

***

AB diyor ki; “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tarım ile iştigal eden nüfus oranı % 35, bu oran AB standartlarına göre yüksek olup % 10’a indirilmesi gerekir.” Bu oyuna gelmemeli.

Hükümet edenler, 1) Ürün taban fiyatını olabildiğince yüksek tutmalı, 2) Tarım ve hayvancılık girdileri (mazot, gübre, yedek parça, tarım makineleri) OLABİLDİĞİNCE çok düşük tutulmalı, 3) Tahsis edilen arsalarda proje ruhsat harçları çok düşük olmalı, 4) Birinci sınıf tarım arazileri betonlaştırılmamalı.

***

Yukardaki satırlar teknik bir konu gibi gelebilir…

Özetin özetini aktarmak gerekirse;

1) Köyden şehre göç değil, şehirden köye göç teşvik edilmeli.

2) Bunun için de bazı düzenlemeler acilen ve ivedilikle yapılmalı.

ARTIK BU KONULARA KAFA YORMANIN ZAMANI

Ali İhsan Oturak…

Saadet Partisi Kütahya İl Başkanı.

“Bir süreden beri…” dersem haksızlık ederim, “Yıllardır, Türkiye’de üretim nasıl artar, Doğu’dan göç nasıl önlenir? sorularına/sorunlarına cevap arıyor, Ali İhsan Bey.

Sadece cevap aramakla da kalmayıp bunu somut/görünür kılıyor.

İşte yukarıda okuduğunuz çözüm önerileri Ali İhsan Bey’den… Şu kadarını ifade etmek istiyorum; bu türden çalışmalara günümüzde o kadar çok ihtiyacımız var ki…

MAN ADASI NE OLA Kİ!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “MAN” adası iddiası ile büyük bir tartışmanın da fitilini yaktı…

Peki, neresidir bu Man adası, neyin nesi, kimin fesidir, merak ettiniz mi?

Muhabiriniz sizin için araştırdı. Buyursunlar;

* Man Adası, İngiltere ile İrlanda arasında 572 kilometrekarelik küçücük bir ada devleti.

* Vatandaşları aynı zamanda Birleşik Krallık vatandaşı olarak kabul ediliyor.

* 84 bin nüfuslu, zengin bir ada. Man Adası’nda yaşayan 84 bin kişinin yarısından azı bu adada doğmuş.

* Tam bağımsız bir devlet değil; dışişleri ve savunma alanında İngiltere’nin himayesinde.

* Adayı koruma ve ada adına diplomatik ilişkiler yürütme yükümlülüğü İngiliz devletine ait.

* Çok düşük vergileri nedeniyle “vergi cenneti” olarak ünlendi.

* Kötü namını silebilmek için Türkiye dahil onlarca ülke ile “Vergi Bilgisi Değişim Anlaşması” imzaladı.

* Man Adası ile yaptığımız anlaşma, Türkiye’de 5 yıl sonra 8 Mart 2017’de yürürlüğe konuldu. Bu nedenle, o tarihten önceki işlemlerin soruşturma konusu yapılması mümkün değil…

* Kişi başı gayrisafi yurtiçi hasılası (GSYH) 50 bin doların üzerinde.

* Adadaki diğer önemli sektörler ise ışıkçılık sektörü ve turizm. Tarım ve balıkçılığın önemi son dönemde azaldı.

* Adada para birimi olarak İngiliz Sterlini’nin yanı sıra Man Poundu da kullanılıyor.

* Adanın başkenti Douglas kenti.

* Adanın bugün kullanılan bayrağında üçlü sarmal şeklinde bacaklar bulunuyor. Bu bacaklar hem zırhın içinde hem de altın mahmuzları var. Bayrak, eski çağlarda kullanılan gamalı haçların bir devamı niteliğinde. Bayrak 1929’da resmen ülke bayrağı olarak kabul edildi.

* Ada’da bir zamanlar Manskça denen yerel bir dil konuşulurdu.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR