Kudüs, 100 yıldır kan ağlıyor

İlk kıblemiz Kudüs’te yaşamak her geçen gün biraz daha zorlaşıyor. Hemen her gün Siyonist zulmünün haberlerini alıyor, her gün Filistinlilerin biraz daha yalnızlaştığını görüyor ve kahroluyoruz. Bugünkü sayfamızda Kudüs’teki İngiliz işgal harekatını ve kadim şehir Kudüs’ün tarihini anlatmaya çalıştık. “Çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa” ilahi mesajıyla Müslümanlara sevdirilen Kudüs, 100 yıldır kefereden kurtarılacağı günü bekliyor.

İngilizlerin önderliğindeki İtilaf Devletleriyle Osmanlı arasında Filistin’de bir cephe açılmış, 1. Dünya Savaşı’nın en kanlı mücadelesi burada verilmeye başlamıştı. 1917’nin Ekim ayında General Allenby komutasındaki 130.000 kişilik İngiliz işgalci kuvvetleri, Gazze ’yi kuşattığında Kudüs’ün akıbeti hemen hemen belli olmuştu. Alman subaylarının da yer aldığı Osmanlı Ordusu’nun durumu ise içler acısıydı. Cephaneleri tükenmiş, kumanyaları olmadan yarı aç yarı tok ve üzerlerindeki üniformaları bile var ile yok arasında kalmıştı. Yine de tarihin en kahramanca savunmalarından birini yapıyorlardı. Maddi olarak perişan durumda olan bu ordu tam 3 ay İngilizlerin üstün silah gücüne direnmişti. Sonunda İngilizlerin 20. Kolordusu karşısında çekilmek zorunda bırakılmışlardı. Bu çekilmedeki amaç, Yarmuk Nehri yakınlarında yeniden bir direniş göstermekti. Bunda da bir nebze başarılı oldular. Yokluklarla boğuşan bu ordunun kahramanca çarpışmasını, İngiliz General Allenby anılarında şöyle anlatıyor: “Türkler ürküten, delice bir mücadele gücüne sahip. Savaş kabiliyetlerini tamamen yitirdiler ama hâlâ çarpışmaya devam ediyorlar. Bir avuç Türk’ün siperlerde mahpus olduklarını bile bile ateşi kesmemeleri ve mücadele etmeleri yüzünden zaman kaybediyoruz.”

Kudüs’ün liman şehri Yafa’ya 16 Kasım’da İngilizler bir çıkarma yaptılar.

Osmanlı askeri burada üç hafta boyunca kahramanca direniyor, göğüs göğüse çarpışmaya devam ediyordu. Kudüs savunmasında Osmanlı’nın 30 bin evladı şehit düşmüştü. Osmanlı Ordusu’nun Zeytin Dağı eteklerinde haftalarca süren savunmasından sonra Kudüs de düşmüştü.

Osmanlı askerinin Kudüs’ü ağlayarak terk ettiği 9 Aralık 1917’de İngiliz işgali de başlamış oldu. Osmanlı askerinin ağlayarak terk ettiği Kudüs halen ağlıyor.

İSLAM ALEMİNİN GÖZ BEBEĞİ KUDÜS!

Milattan önce 3 bin yılında ilk yerleşimin olduğu Kudüs, Milattan önce 16. asırda, Mısır ’ın eline geçtikten sonra bedevilerin hâkimiyetinde kaldı. Birinci Sitiy döneminde tekrar Mısır’ın kontrolüne geçen Kudüs’te, milattan önce 1301 ve 1317 yılları arasında Filistin’i ele geçiren Büyük İskender, hüküm sürdü. Büyük İskender’den sonra şehir, Suriye ’de bulunan Sikolos Nikatur önderliğindeki Sulukilere tabi oldu. Milattan önce 63 yılında Roma İmparatorluğu kumandanı Bumuci, Kudüs’ü işgal ederek, Roma İmparatorluğu sınırlarına kattı. Kudüs sonra Dogu Roma (Bizans) ve Batı Roma İmparatorluğu olmak üzere 2 kısma ayrıldı. Filistin de doğu tarafında (Bizans’ta) kaldı. Şehir iktisadi ve ticari olarak 200 yıl boyunca refah içinde yaşadı. 2 Farisi Kral’ın Suriye işgali Kudüs’e kadar uzandı. Kiliseleri, mabetleri ve mukaddes yerleri yerle bir ederken, bölgede kalan Yahudiler, Hristiyanlardan intikam almak için Farisilere katıldı. Bu durum uzun sürmedi ve Bizans İmparatoru, Filistin’i miladi 628 yılında tekrar işgal etti. Tarihe baktığımızda genel olarak Filistin bölgesinde ve özellikle Kudüs sehrinde Yahudilerin bulundugu zaman çok kısadır.

HZ. ÖMER’İN KUDÜS’Ü FETHİ

Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)’in İsrâ hadisesi gerçekleştiğinde, İslam fetihleri devri de baslamış oldu. İslam ordusu, 2. Halife Hazreti Ömer (R.A.) zamanında Ubeyde bin Cerrah (R.A.) önderliğinde şehri kuşattı. Patrik Safronyus şehrin anahtarını Hz. Ömer’e vermek istedi. Hz. Ömer (R.A.) şehre gelip teslim aldıktan sonra (636), bir emanname (güven fermanı) yazıldı ve Hz. Ömer (R.A.), İlya olan şehrin ismini Kudüs olarak değiştirdi.

FETİH SONRASI

Hz. Ömer (R.A.) devrinden sonra Emeviler şehri kontrol altına alarak büyük önem verdiler. 661-750 yılları arasında hüküm sürdüler.

Abbasiler 750-878 yılları arasında Kudüs şehrine hâkim oldu. Abbasiler, Fatimiler ve Karmatiler arasında olan askeri darbelerden dolayı şehirde istikrarsızlık yaşandı. 1071’de Selçuklular sehre hâkim oldu. Daha sonra Fatimilerle yaptıkları çatışmalardan dolayı Haçlılar 88 yıl Kudüs’ü işgal etti.

SELAHADDİN EYYUBİ DÖNEMİ

1187 yılında Selahaddin Eyyubi Kudüs’ü Hittin Savaşı’nda Haçlıların elinden geri almayı başardı.

Kudüs halkına en iyi sekilde muamele yaptı. Kübbetü’s Sahra’nın üstündeki haç işaretini

kaldırtıp, şehrin restorasyonu ve yenilenmesine büyük önem verdi. Mübarek Mescid-i Aksa’ya İslam şaheserlerinden Nureddin Zenki’nin hazırlamış olduğu minberi hediye etti. Selahaddin Eyyübi’nin vefatından sonra Fransızlar kral Federik zamanında Kudüs’ü tekrar ele geçirdi. 1244’te tekrar Müslümanlar tarafından fethedilen Kudüs, 1243-1244 yılları arasında Moğolların saldırılarına maruz kaldı. 1259 yılına kadar Moğolların elinde kalan şehir, Ayn Calut Savaşı’yla Memlüklerin eline geçti. Memlükler, 1517 yılına kadar Filistin Kudüs dâhil Mısır ve Sam’a hâkim oldular.

KUDÜS’TE OSMANLI DÖNEMİ

Mısır seferindeki Yavuz Sultan Selim, 28 Aralık 1516’da Kudüs’ü Osmanlı topraklarına kattı. Fetihten sonra Yavuz Sultan Selim Han, şehri, 31 Aralık 1516 tarihinde ziyaret ederek ismini Kudüs-ü Şerif olarak değiştirdi. Osmanlı Devleti Kudüs’e 400 yıl hâkim oldu. Kudüs, Osmanlı için her zaman büyük önem taşıdı. Kanuni Sultan Süleyman, Sultan 4. Murad, Sultan Abdülmecid, Sultan Abdülaziz ve Sultan 2. Abdülhamid Han, Kudüs için pek çok hizmette bulundular. Kudüs Osmanlı’nın 400 yıllık hakimiyeti boyunca barış ve huzur içinde kaldı. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra ise Kudüs’ün yönetimi Osmanlı idaresinden çıkarak Ingiliz mandasına geçti.

KRONOLOJİ

1 Aralık
Türk askerinin Kore’de Kunuri Zaferi (1950)

2 Aralık
Namık Kemal’in ölümü(1888).

3 Aralık
Kıyafet Kanunu’nun Kabulü (1934)

BM askerinin Kore’den çekilmeye başlaması (1950).

Pakistan -Hindistan Savaşı(1971).

4 Aralık
İnönü, Churchill ve Roosevelt’in Kahire Konferansı (1934).

5 Aralık
Kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması (1934).

7 Aralık
2. Dünya Savaşı’nda Japonlar’ın Pearl Harbour baskını (1941).

9 Aralık
Kudüs’ün elimizden çıkışı (1917).

10 Aralık

Türkiye Cumhuriyeti ile Arnavutluk Hükümeti arasında Ankara’da “Dostluk Antlaşması” imzalandı (1923).

10 Aralık
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin yayınlanması (1948).

11 Aralık
MGK Genel Sekreterliği kuruldu (1962).

Türkiye’nin Bağdat Büyükelçiligi İdare Ataşesi Çağlar Yücel, arabasında uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü (1993).

12 Aralık
Etiyopya ile Eritre arasında 2 Yıl süren savaşa son veren barış antlaşması,

Eritre Devlet Başkanı İssaias Afevorki ve Etiyopya Devlet Başkanı Meles Zenavi tarafından Cezayir’de imzalandı (2000).

Sultan 2. Selim’in vefatı (1574).

17 Aralık
Pakistan’ın, Hindistan’akarşı yenilgisi ve ateşkes (1971).

18 Aralık
Demokratik Parti Kuruldu. Kurucuları Ferruh Bozbeyli, Saadettin Bilgiç, Talat Asal ve Yüksel Menderes oldu (1970).

20 Aralık
Brüksel Paktı İstisare Konseyi’nin Batı Birliği Askeri Organizasyonu NATO’ya katılmasını kararlaştırması (1950).

1954 Seçimlerinden sonra bazı milletvekilleri DP’den ayrılarak “Hürriyet Partisi”ni kurdular (1955).

III. Murat’ın tahta çıkışı (1574).

21 Aralık
Cenevre’de Orta doğu Konferansı (1973).

Sovyetler’in Afganistan’ı işgali (1979).

ABD ’nin Panama’yı işgali (1989).

Ahmet’in tahta çıkması (1603).

23 Aralık
I. Meşrutiyet’in ilanı (1876).

25 Aralık

İsmet İnönü’nün ölümü (1973).

26 Aralık
Uluslararası Takvim ve Saat’in kabulü (1925).

27 Aralık
Mehmet Âkif Ersoy’un vefatı (1936).

Pakistan eski Başbakanı ve Halk Partisi Lideri Benazir Butto, Ravalpandi’deki miting sonrası uğradığı suikast sonucu yaşamını yitirdi (2007).

30 Aralık
Irak’ın Devrik Lideri Saddam Hüseyin,Ducecly Davası’nda hakkında verilen karar gereği başkent Bağdat’ta idam edildi (2006).

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Ayhan Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?