E. Bakan: Bizde ileri demokrasi var!

Kasım ayı boyunca MHP , HDP , CHP ve AK Parti Meclis yönetimini “seçti”. Partiler; grup başkan vekilleri, TBMM başkan vekilleri ve en son da TBMM Başkanlığı seçimini yaptı.

*

Bu “seçimler” nasıl yapılıyor gerçekte? Yorum yapmayacağım. Bir bakan ile muhalefetten bir milletvekilinin “havada geçen” diyaloğunu aktaracağım. Ayniyle vaki!

*

BAKAN: Grup yönetimini seçtiniz. Hayırlı olsun. Nasıl geçti?

MUHALEFET : Evet, çok fazla aday çıktı. Kıran kırana bir seçim oldu. Sizin nasıl geçti?

BAKAN: Bizde ileri demokrasi var. Söylenileni seçiyoruz!

DARBE BİLDİRİSİNİ İLK HANGİ TV VERDİ?

NATO/FETÖ 15 Temmuz darbe bildirisini ilk kim yayınladı biliyor musunuz?

Hayır bilemediniz. TRT değil. Sıkı durun!

*

TRT’de 23:50’de okunan bildiri, Alo Fatih’in Habertürk’ünde 23:23’te yayınlandı.

“Genelkurmay mail hesabından medya kuruluşlarına mail olarak gönderilen bildiri” diyerek tam 27 dakika önce verildi. Habertürk’te o yayın nasıl yapıldı? Kim onay verdi? Kim iştahla o yayının yapılmasını sağladı? Meçhul!

*

Sonra ne mi oldu? N’olucak! O yayın nedeniyle o kanal sanki de ödüllendirildi. Hem de devlet kanalı tarafından. AK Parti döneminde işler böyle yürüyor.

“DÜŞÜK PROFİL” DEDİLER, YÜKSEK VERİM ÇIKTI!

Aahmet-yavuz.jpg?r=3e53e0552ee2306991d61ff0059ecfbdnkara’nın yeni başkanı Mustafa Tuna’nın ismi açıklandığında, herkeste bir “Düşük profil” havası esmişti! Hatta, dikkatimden kaçmadı. Haftalık on binlerce basılıp otobüslerde ücretsiz dağıtılan belediye bülteninin 14. yılındaki sayısı bile “657” idi. Yani Devlet Memurları Kanunu.

*

Ne ki, herkes Mustafa Tuna’dan bir memuriyet havası beklerken, o şaşırtan bir hızla kolları sıvadı. Gökçek’in kökleşmiş bütün kadrolarının istifasını bir çırpıda aldı. Toplumun eleştirdiği uygulamaları halka soracağını ilan etti. Hatta siz düşünün! Gökçek’in dinozorunu bile kaldırttı. Tuna, çok hızlı bir şekilde ilerliyor. Bakalım neler olacak!

BORSA İSTANBUL’U, NASDAQ’A KİM NEDEN ENTEGRE ETTİ?

Sanki Amerika’ya, Avrupa’ya yeterince bağımlı, entegre değilmişiz gibi. AB, NATO, BM yetmiyormuş gibi… 2014’te… Bizim milli, yerli İstanbul Borsası da Amerikan NASDAQ’a “entegre” edildi.

*

Üç soru soracağım: Kurulan uygulamalara kod analizi ve yazılım güvenliği yapılmasına o gün izin vermeyen bakan ve borsa yöneticileri kimdi? Sonrasında ASELSAN hisseleri hangi operasyonlarla düşürüldü?

NEDEN “ONLAR” YOK!

Cumhurbaşkanının, muhabirlerle İstanbul’dan, 25 yıldan beri süren köklü bir diyaloğu var. Ankara muhabirleri ile de 2001’den beri tanışıyor. Çoğuna ismen hitap ediyor. Hatta şakalaşıyorlar.

*

İçeride ve dışarıda kendisinin o yoğun, yorucu programını da muhabirler izliyor. Ancak iş yurtdışına gelince muhabirler yerine yazar, temsilci ve yayın yönetmenlerini “Tercih” ediyor. Konuyu biraz araştırdım.

*

Cumhurbaşkanı’nı izlemek isteyen sayılı muhabirler, kurumları adına yurtdışına tarifeli uçakla gidiyor. İş o kareye girmeye geldi mi, üst tabaka medyacılar götürülüyor. Pozlar veriliyor. Çoğunu piyasada kimse tanımıyor. Sonra uçakta yapılan açıklamalar da manşetlere yine muhabirler eliyle taşınıyor. Peki neden onlar uçakta yok. Neden olacak, muhabir adı üstünde; haber alan, haber veren, izleyen, detayları gören demek. Niye görsünler ki!

İSİMLER FARKLI “DERT” MEDYA!

Yıl: 1996 Aralık. Antalya. Dönem, 28 Şubat’a Üç Kala. Gazeteciler dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e, “çok dertli oldukları bir konuyu” soruyorlar:

“Ordu, Erbakan’ın Refahyol Hükümeti hakkında ne düşünüyor?” Cevap Tarihidir: “Sizin yazdıklarınızı asker de okuyor!”

*

Geçen hafta Adalet Bakanlığı’nın TBMM’deki bütçe görüşmelerinde Bakan Abdülhamit Gül gözlerden kaçan şu cümleyi kurdu:

“Yargı bağımsızlığı sadece yasama (TBMM) ve yürütme (Hükümete) karşı değil, MEDYAYA ve diğer GÜÇ ODAKLARINA karşı da olmalı.”

*

Yine geçen hafta bir haber kanalında; “Eğitim Meselemizi” konuşan uzman isimlerden biri, Talim Terbiye Kurulu eski Başkanı, eğitimci Prof. Ziya Selçuk diyor ki: “Okul dışı faktörler ve medyanın yanında okulun ne etkisi var ki?”

*

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise dün, Yeşilay Teknoloji Bağımlılığı Kongresi’nde “Medya ve teknoloji köleliğine hayır!” dedi.

İyi de; hükümetleri, adaleti, milli eğitimi, nesillerimizi ve bütün bir insanlığın yaşamını dünya elitleri adına “Ablukaya” alan bu modern köleliğe karşı nasıl çözüm bulacağız?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Ahmet Yavuz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Mustafa Duman - yeni başkan bozulan imajı düzeltmeye çalışıyor ama parklarda konulan hiç bir şeyi ifade etmeyen şeyleri kaldırmakla imaj düzelmez.Aynı zihniyette olanlar biri yapıyor diyeri kaldırıyor,diğer kurumlarda olduğu gibi, amaç birşeyler yapıldığı imajı yaratmaktır.ama o kadarda aptal değiliz.

Yanıtla . 11Beğen 28 Kasım 12:49

Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?