Eski bakan Nabi Avcı ve NATO

MAKALEYİ DİNLE

Eski bakan Sayın Nabi Avcı’yı izliyoruz canlı yayında. Pos bıyıklarının altından muzaffer bir gülümseme ile kasıla kasıla gerile gerile spikere bakarak şu sözleri söylüyor:

“NATO hedef tahtasına Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Atatürk’ün resimlerini koyarak büyük bir küstahlık yapmıştır. Ama bu NATO’ya özür dilettiren güçlü bir Türkiye var artık. Eskisi gibi değil işler. Eskiden Saratoga gemisinden füze atarak Muavenet gemimizi batırdılar, 5 askerimizi şehit ettiler, özür bile dilememişlerdi. Bize haksız ambargo koymuşlar, özür bile dilememişlerdi. Artık eski Türkiye yok. Bugün özür dilemek zorunda kaldılar.”

Kızalım mı, gülüp geçelim mi, bir an tereddüt ettik. Ama NATO konusunda birkaç cümle ile hissiyatımızı dile getirmek doğru olacak diye bu yazıyı kaleme alıyoruz.

NATO’nun kirli yıldızlarının vukuatının hepsini saymaya kalksak bu satırlara sığdırılamaz. O halde en önemli birkaç tanesini hatırlayalım.

1974 Kıbrıs harekâtını müteakip, NATO silahları kullanıldı diye Türkiye’ye ambargo koyduğu doğrudur. Bu düşmanca hareketine karşılık o günkü koalisyonun küçük ortağı Milli Selamet Partisi’nin ağırlığını koyması ile 22 tane askeri üs bir gecede kapatılarak Türk bayrağı çekilmiş ve yönetim devralınmıştı. Başta ABD ’nin işine gelmeyen bu mertçe karar sebebiyle kısa sürede ambargo kaldırılmıştı. Sayın Avcı bunu bilmiyor olabilir mi? Kısa sürse de bu ambargo askeri hareketlerimizi zora sokmuş, ama Pakistan ve Libya’nın kardeşane destekleri ile hafif atlatılmıştı. Sayın Avcı’nın söyleyemediği bir cümleyi burada ifade etmeliyiz:

Kendi iktidarları döneminde Türkiye’nin de desteği ile Afganistan’ı işgal altında inim inim inleten NATO, buradaki güçleri ile kara gün dostu Pakistan’ı defalarca, sudan sebeplerle bombardımana tabi tutmuş, egemenlik haklarını ihlal etmiş, yüzlerce vatandaşını hunharca öldürmüştü. Ama Türkiye buna küçük de olsa bir tepki verememişti. Aynı NATO bizim kara gün dostumuz olan Libya’yı yerle bir etmiş, Türkiye bunu önlemeye çalışmak yerine maalesef destek vermiş, omzunda cephane sandığı taşıyarak kara günde bize yardımı organize etmiş bulunan Kaddafi’yi şehit edenlere tepki bile göstermeyerek tarihinin en garabet fiilini işlemişti. Sayın Avcı acaba bunları gizlemekle unutturacağını mı sanıyor?

NATO Peygamber Efendimizin ve İslam’ın düşmanlarını himaye etmekle ünlenen bir Rasmussen’in iki dönem genel sekreter atamasına karşı Türkiye ne tepki gösterilebildi?

NATO’nun Malatya’ya dinleme ve füze önleme tesisleri kurmasına, bunları ülkemizin muhtelif yerlerine füze bataryaları kurarak tuzak hazırlamasına müsaade edilerek, İsrail ’in İran ’a ve Filistin’ekarşı korunmuş olduğu yeni yeni itiraf ediliyor.

Öldürülen PKK teröristlerinin ellerinde ve stoklarında NATO silahlarının bulunduğunu, çekilen resim ve videolardan öğreniyoruz.

2010 yılında konsept değişikliği sırasında buna imza atılması sırasında “NATO’nun en sadık müttefiki biziz” açıklaması neyin nesiydi?

Daha fazlaları var. Ama bunları saymak kanımıza dokunuyor. Allah aşkına bunlar Saratoga-Muavenet cinayetinden daha mı önemsiz?

İşi iyi bilenler bir tahlil yapsalar, NATO’ya olan bağımlılığımız 16 sene önce mi, bugün mü daha fecidir. Yani mecburiyetimiz arttı mı, azaldı mı? Ne netice çıkar dersiniz?

Maksadımız Sayın Nabi Avcı’nın dediklerinin aksini savunarak bir tükürük yarışı yapmak değil. Bu NATO’dan bize asla hayır gelmediğini ve gelmeyeceğini ortaya koymak.

Bu NATO daha ilk yıllarında bizi alırken kirli işlerine ortak etmedi mi? Kore’de binlerce askerimizin şehit edilmesi bunlar yüzünden değil mi? Ne kadar modası geçmiş, teknolojisi köhnemiş atıntı silah ve askeri malzeme varsa bize kakalayıp, yıllarca iliğimizi kurutmadılar mı?

Ülkemizi ve yöneticilerini aşağılayıcı Johnson mektupları, geri alınan Kıbrıs harekât kararları bunlar yüzünden olmadı mı?

Bosna katliamlarının müsebbibi ve failleri bunlar değil mi?

Son yaptıkları resim rezaletinden sözde özür dilediler, ama ertesi gün de Genelkurmay Başkanımıza karşı adi bir komplo düzenlemediler mi?

Bunların ardından da, “NATO’ya bir üye ülke olarak katkı yapmaya devam edeceğiz” açıklaması yapmak zorunda mıydık?

Ağız dalaşı yapmanın bir faydası yok. NATO’su ile AB’si ile, ABD’si ile, Avrupası ile, İsrail’i ile bizim hayrımıza kılı kıpırdayan bir kuruluş ve devletin olmadığını artık görelim. Buna Rusya’yı da, Çini de ve bizim tökezlememizi dört gözle bekleyen Haçlı bakiyelerini de ilave edelim.

Yıllarımızı heba ettik, artık etmeyelim. Kurulmuş bulunan D-8’lerin nasıl canlanacağının, bölge ülkeleri ile işbirliğimizi nasıl geliştireceğimizin, Müslüman ülkelerle nasıl işbirliği yapacağımızın çarelerine bakalım.

Başka bir kurtuluş yolunun olmadığını artık görelim.

NATO SÜTÜ

Bize ne fayda gelebilecek ki,

Gavurun AB’sinden NATO’sundan!

Beslesen de, okşayarak sevsen de,

Dışkı olur, süt olmaz sana tosundan!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Ekrem Şama - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

06

El-murabıt - Öyleyse Suriye ihvanı da şehid, Esed de şehid.

Mürsi de şehid, Sisi de şehid.

Atıf hoca da şehid, idamına hükmeden de şehid/gazi...

Nasreddin hoca misali herkes haklı.

Ben Libya'nın başına gelenleri yorumlamadım.

Kaddafinin zamanında Türkiyeye yardımını da yok saymadım.

Ama bu şehidlik makamı da bu kadar ucuzlatılmamalı.

Herkes şehid.

Kimi demokrasi şehidi, kimi trafik şehidi.

Vuran da şehid, vurulan da şehid.

Sizce bunda bir tuhaflık yok mu?

Bu arada sahabenin savaş sonunda şehid ilan ettiği kişiyle alakalı Peygamberin ikazı neydi sahi?

Yanıtla . 0Beğen 30 Kasım 13:30
05

Recep Kilic - ELmurabit denen yorumcuya bakiyorumda bayagi zoruna gitmis kaddafiyi soracagina neden digerlerinden bahsetmiyorsun mesela miilli görüs 25 btane üssü bi gecede kapattigini kibrisi nasil aldigini kaddafinin nasil yardim ettigini Ekrem sama abimiz kimin sehit oldugunu kime sehit diyecegini senden ögrenecek degil sen isine bak

Yanıtla . 0Beğen 27 Kasım 19:47
04

Recep Kilic - ELmurabit denen yorumcuya bakiyorumda bayagi zoruna gitmis kaddafiyi soracagina neden digerlerinden bahsetmiyorsun mesela miilli görüs 25 btane üssü bi gecede kapattigini kibrisi nasil aldigini kaddafinin nasil yardim ettigini Ekrem sama abimiz kimin sehit oldugunu kime sehit diyecegini senden ögrenecek degil sen isine bak

Yanıtla . 0Beğen 27 Kasım 19:47
01

El-murabıt - "...Kaddafi’yi şehit edenlere..."

İslamî Sosyalizm gibi bir dalalet yolunu halkına dayatan birine mi şehit diyorsunuz?

Halkına emir olmuş birinin izlemesi gereken yol sırat-ı müstak^m değil midir? Bu mantıkla Haccac-ı zalim'in arkasından da hayır dualar etmemiz mi gerekir? Erbakan hoca İslâm birliği için İslâm coğrafyasını arşınlarken o değil miydi küstahlık ederek bir müslüman lideri sıkıntılı durumda bırakan?

Yanıtla . 0Beğen 27 Kasım 10:49
03

Fehmi - @El-murabıt 01 nolu yoruma cevabı: Aaaa! Bunu hiç düşünmemiştim. Erbakan gibi bir İslam liderine küstahlık edenlerin hem ülkesi darmadağın edilmeli, hem de linç edilmeli. Oooo! O zaman kimlerden başlayalım dersiniz? Murabıt mısın nesin, ismini bile saklıyorsun. Sendeki bu mantık nasıl bir mantık?

Yanıtla . 0Beğen 27 Kasım 15:58
02

Ayak-murabıt - @El-murabıt 01 nolu yoruma cevabı: Hemşerim, senin mantığınla da, "faiz bir dünya gerçeği deyip o sıratı mustakim dışı dalalet düzenini yürütenlere de şehitlik tabirini içine alan "müslüman" adını vermeyecek miyiz? Ne yazdığını sen okudun mu? Kaddafi'nin imanı olup olmadığını sen ölçtün mü? Haçlıların silahı ile, vatan ve namusunu korurken şehit olan birine şehit demeyeceksin de kime diyeceksin? İnsaf kardeşim.

Yanıtla . 0Beğen 27 Kasım 11:36
Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR