Narsist bir duygu: üstünlük

MAKALEYİ DİNLE

Üstünlük, benzerlerine göre daha yüksek bir seviyede olma durumunu ifade eder. Tanımda geçen seviye farkından kasıt, hiyerarşik bir seviye farkıdır. Mesela bir binada üçüncü kattaki bir daire ikinci kattaki daireye göre üsttedir, fakat bu üstte olma hali bir üstünlük sebebi değildir. Burada kastedilen üstünlük öze ilişkin olarak varsayılan hiyerarşik bir seviye farkıdır. Özsel hiyerarşiyi doğuran bu üstünlük, dikey bir üstünlüktür.

Dikey üstünlüğün kabul görmesi birçok alanda hiyerarşik bir seviye farklılığını ortaya çıkarmıştır. Bu üstünlük anlayışının toplumsal dengeyi bozucu bir etkisinin olduğunu tahmin etmek zor değildir. Çünkü toplumsal hakikatler ile dikey üstünlük anlayışı büyük oranda çelişmektedir.

Bir defa vakaya şöyle yaklaştığımızda; toplumlar aynı arzın üzerinde yaşadığına göre, dikey bir üstünlüğün olması açıklanabilir değildir. Bazıları kendilerine dikey bir üstünlük biçiyorsa, buradaki amaç, öze ilişkin olarak ilahi bazı özellikleri kendilerinde görmelerindendir. Yani dikey üstünlük algısındaki sebep, kibrin verdiği hadsizliktir.

Dikey üstünlük ancak mahiyet bakımından farklı beşerler arasında mümkündür. O da ilahi uyarılarla çerçevesi çizilmiş ve hareket alanı kısıtlanmış bir üstünlük tarzıdır. İnsanın hayvan , bitki ve eşya ile olan ilişkilerinde olduğu gibi. Hâlbuki insanlar, toplumlar ve medeniyetler arasında dikey değil, yatay bir üstünlük söz konusudur.

Dikey üstünlüğü hayatlarının bir parçası olarak kabul edenlerin adalet ve eşitlik namına söyleyebilecekleri pek bir sözleri yoktur. Çünkü dikey üstünlük imtiyazı, kibri ve bencilliği beraberinde getirecektir. Kendilerini üstün görenler, aşağı gördükleri insanlar, toplumlar ve medeniyetler üzerinde tasarruf edebilme hakkını kendilerinde görürler.

Dikey üstünlük üzerinden kendilerine konum belirleyenlerin imtiyazlı dünyasında diğerlerin varlık sebebi, onların seviyelerini muhafaza etmektir. Kibir uygarlıklarının karanlık tarihi bu psikolojik kabulden doğmuştur. İşgal ve zulmü demokrasi, tahakküm ve asimilasyonu uygarlaştırma, sömürü ve hırsızlığı ekonomik kalkınma olarak pazarlayanların bu kabulden beslendikleri aşikârdır.

Üstünlüğe içerik yükleyen asıl kavram yatay üstünlüktür. Çünkü yatay üstünlük, hiyerarşik bir seviye değil, adaletin bir gereğidir. Dikey üstünlük dönüştürür, yatay üstünlük etkiler, dikey üstünlük diğerlerini aşağı seviyede görür, yatay üstünlükte diğerleri farklı olarak kabul edilir. Dikey üstünlükte öteki düşmandır, yatay üstünlükteki öteki, kimliğini muhafaza etmek için karşısındakini tanımladığı herhangi toplumdur. Dikey üstünlük omuzları basamak yapar, yatay üstünlük omuz verir, omuz alır.

Doğal olarak bizler, dikey üstünlükler üzerinden kendimize yön ve ideal belirleyemeyiz. Yatay üstünlük düşüncesi, bizlere bir imtiyaz değil, bir sorumluluk yüklemektedir. Çünkü bizim için üstünlük ilahi bir mesajla iletilmiştir. Eğer gerçekten inanıyorsanız üstünsünüz vaadi bizim için yeterlidir. Sadece “gerçekten” kısmı üzerinde biraz düşünmemiz gerekiyor. Yani inanmanın gereğini omuzlarımızda yüklenmeliyiz.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Muhammet Esiroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR