Saadet Partisi ve diğer partilerin farkları üzerine II

MAKALEYİ DİNLE

Saadet Partisi diğer partilerden neden farklıdır? sorusu dikkatli bir şekilde incelendiğinde soru kendi içerisinde önemli bir manayı ifade etmektedir. Saadet Partisi’nin sadece herhangi bir parti ile farkı yoktur. Saadet Partisi söz konusu olduğunda bütün rakip partiler diğer sıfatını almaktadır. “Diğer sıfatı” bize Saadet Partisi’nin diğer partilerden politika yahut söylem olarak değil varlık düzleminde ayrıldığını göstermektedir. Geçen haftaki yazımızda bu farkların olası oluşma alanlarına işaret etmiş idik. Bu alanların Tanrı, âlem ve insan tasavvurlarında ortaya çıktığını ifade etmiş idik. Bu yazımızda bu tasavvurlardan en belirleyici olan Tanrı tasavvurunun ne anlam ifade ettiğine değineceğiz. Allah nasip eder ise önümüzde ki haftalarda sırası ile insan ve âlem tasavvurlarını müstakil yazılar olarak kaleme alacağız.

Milli Görüş hareketinin Tanrı tasavvuru sadece Tanrı’nın varlığını kabulden ibaret değildir. Kabul edilen ve ısrarla üzerinde durulan inanç; Tanrı’nın âlemi hem var eden hem de devamlılığını sağlayan varlık olmasın yanında bütün âlemin kendi buyruğuna göre yönetilmesini emreden bir inançtır. Bu inanç o kadar derin ve etkin bir inançtır ki bütün varlık düzlemlerini kendisinde barındırır. Tanrı âlemi var edendir. Âlemin varlığını devam ettirendir. Bu âlemde oluşan siyasal yönetimler den devlet idaresine bütün varlık alanları kendi var edicisinin buyruğuna göre tanzim edilmedir. Aksi durum kelimenin tam anlamı ile ilahi olana isyandır.

Yukarıda ki düşünceler en veciz şekilde Prof. Dr. Necmettin Erbakan ’ın meşhur Arafat konuşmasında ifade edilmektedir. Erbakan mezkûr konuşmasında şöyle der: “La ilahe illallah MuhammedunResulûllah derken ne söylüyoruz; Allah’tan başka ilah yoktur ve Efendimiz (S.A.V.) onun elçisidir, peygamberidir. Böyle dediğimiz için Müslüman oluyoruz. İlah ne demek? Allah’tan başka ilah yoktur, ilah kelimesi Arapça bir sözdür. Arapça lisanı yeryüzündeki lisanların içerisinde en zenginidir. Mana bakımından en zengin lisandır, gramer bakımından en zengin lisandır. Bir matematik gibi ulema tarafından işlenmiş olmak bakımından en zengin lisandır. Ve de veciz bir lisan olarak da en zengin bir lisandır. Veciz demek, bir kelime ile birçok manayı aynı anda ifade etmek demektir.

İşte Arapça olan ilah kelimesinin içerisinde dört tane temel mana vardır. Bunlardan bir tanesi, kendisine kulluk yapılacak şey demektir. La ilahe illallah dediğimiz zaman aynen “iyyakenabudu” demiş oluyoruz. Ya Rabbi biz ancak sana kulluk yaparız. İkinci bir manası ise kendisinden yardım istenecek şey demektir. La ilahe illallah’ın bir manası da “iyyakenastain” demektir. Ya Rabbi biz ancak senden yardım isteriz. Üçüncü bir manası ise rızası gözetilecek şey demektir. La ilahe illallah’ın içerisinde “ ve rızakematlubi” Ya Rabbi bizim matlubumuz senin rızandır sözü vardır. Ve nihayet ilah kelimesinin dördüncüsü manası ise, kanun yapıcı demektir. La ilahe illallah demek, Ya Rabbi hakkı ve adaleti ne doğru sen tespit edersin, kanunu sen yaparsın, insanlara saadet getirecek nizamı sen bilirsin. İşte sen o nizamı bize kendi elçin, kendi sevgilin Efendimiz (sav) gönderdin. O senin elçindir. Bundan dolayıdır ki onunla bize gönderdiğin bu Kur’an-ı Kerim’deki hak ve adalet nizamını sen kurdun. Bütün insanlara saadet getirecek olan nizam budur. Bundan dolayıdır ki ben senin bu nizamın yeryüzünde hâkim olsun diye bütün gücümle çalışacağım diye söz verdiğimiz için Müslüman oluyoruz.

Bunların hepsi, La ilahe illallah kelimesinin içerisinde bulunuyor. Bir kere daha özetliyorum İlah demek; kendisine kulluk yapılacak şey demektir. Lailaheillallah’ın bir manası da “iyyakenabudu” demektir. Diğer bir manası kendisinden yardım istenecek şey, biz ancak senden yardım isteriz ya Rabbi. Çünkü kudret ve kuvvet sahibi sadece sensin. İlah kelimesinin üçüncü manası ise rızası gözetilecek şey, biz ancak Senin rızası gözetiriz Ya Rabbi. Ve nihayet dördüncü bir manası ise kanunu sen yaparsın ya Rabbi. Hakkı, adaleti, insanlığa saadet getirecek nizamı sen bilirsin. Onun için ben, bütün insanlığın saadeti için senin bize Kur’an-ı Kerim ile göndermiş olduğun hak ve adaleti yeryüzünde hâkim kılmak için bütün gücümle çalışacağım demiş oluyoruz, La ilahe illallah dediğimiz zaman.”

Diğer partiler söz konusu olduğunda, Tanrı inancındaki mutlak kudret ve söz sahibi oluşu sınırlayıcı bir yaklaşımın varlığından bahsetmemiz mümkündür. Muhafazakâr, ılımlı İslam gibi ilk duyulduğunda insan kulağına hoş gelen kavramlar, esasında mutlak iradeye teslim olmamanın bir diğer adıdır. Yine bu bağlamda milli irade vurgunusun ve hükmün kayıtsız şartsız milli iradeye ait olduğu fikrinin benimsenmesi siyasal açından doğru gibi görünse de milli kavramına yüklediğimiz mana önemli olmak kaydıyla mutlak kudreti sınırlayıcı bir durumu ifade etmektedir. Bu durum bu kavramı üreten aklı rahatsız etmişe benziyor ki artık. “Hâkimiyet milli iradenindir” cümlesine “beşeri bazda” kaydı konulmaya başlanmıştır. Bu kayıt mutlak iradeyi kayıtlarken bölünmüş zihinlere biraz olsun alan açma gayretinin adıdır. Ancak mutlak kudret ve hüküm sahibi yaratıcı dikkate alındığında kendisinin yani kudretinin dışarıda kaldığı bir düzlem kabul edilemez.

Milli Görüş hareketinin tek temsilcisi Saadet Partisi olarak mutlak manada kabul ettiğimiz ilah fikri bizleri diğer siyasal camia ve partilerden ayrıştırmaktadır. Bu durum dikkate alınmadığı sürece Saadet Partisi’nin sıradanlaşması kaçınılmazdır. Hareketin bütün çalışmaları, bu tasavvurun paydaşlarını artırmak olmalıdır. Aksi durumda yapılan bütün çalışmalar anlamını yitirecektir.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İdris Cevahir - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Cihan - Cok guzel yazmissiniz. Kisacasi "Saadet Parti'nin cikis noktasi Islam'dir, politika ile bagi bu cikis noktasinin ilkelerini uygulamaya calismaktan ibarettir" desek yeri herhalde. Ancak tabii bu cok agir bir yuk ve tam anlamiyla yapilamiyor herhalde. Gene de diger partilere gore cok onde. Hudapar da benzer zannedersem.

Yanıtla . 1Beğen 26 Kasım 12:50
Anket Belediye başkanlarının istifa süreçleri ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

YÜKLENİYOR