Hacılarımızın hacdan getirdikleri mesajlar (3)

Burada dikkate alınacak bir husus daha vardır. Arafat ’ta tüm hacılar toprakla irtibata geçerler. Adeta vücutlarında birikmiş elektriği toprak hattına açarak deşarj olurlar. Bedenlerindeki elektriğin verdiği sıkıntıdan kurtulurlar. Demek oluyor ki Arafat vakfesi bir taraftan ruh sıkıntısı veren yahut ruhu karartan öbür taraftan da bedene sıkıntı veren Radyasyon ile gelen elektrik vs. yükünden de kurtulma duruşudur.

Müzdelife’de Yapılan Taahhüt: Kur’an-ı kerim A’raf suresi 198. ayetinde Cenab-u Hak: “Arafat’tan aktığınızda, yani Müzdelife’ye geldiğinizde Meş’ar-i Haram’ın (dağın) yanında Allah’ı zikrediniz (telbiyede bulununuz, tekbir getiriniz)” buyurmaktadır. Çünkü cehalet yani şirk döneminde Araplar oraya geldiklerinde babalarını, dedelerini veya kendilerini zikrederlerdi. “Benim babam falan, dedem falan kimselerdi. Biz falan kişilerin çocukları ve torunlarıyız, ben falan kabiledenim” diyerek övünürlerdi. İşte İslam Haccın Müzdelife vakfesiyle bu kötü âdeti, böbürlenmeyi kaldırıyor; hiçbir kimsenin baba veya dedelerinin üstünlüğüyle, kabile veya aşiretlerinin şerefiyle üstünlük kazanamayacaklarını, kişilerin ancak kendi hünerleriyle, İslam’a bağlılıklarıyla üstün olabileceklerini, bunun da Allah’ın büyüklüğünü kabul etmekle olabileceği gerçeğini kabul etmiş bulunuyor, böyle olması gerektiği mesajını da getirmiş oluyorlar.

Mina’da Yapılan Taahhüt: Hacılarımız Mina’da Şeytanı temsilen dikilmiş taşlara taş atarak babasına karşı isyan ettirmek için yaptığı tekliflere taşla karşılık vererek üç defasında da Şeytanı kovan İsmail gibi Şeytan veya Şeytan gibilerinin şaşırtmasına pabuç bırakmayacaklarına söz vermiş oluyorlar.

Allah’ın emriyle İbrahim peygamberin oğlu İsmail’i Kurban etmeye götürürken Şeytan önce annesi Hacer’i ayaklandırarak bu itaate engel olmak istemişti. Önce: “Kocan oğlunu kurban etmeye götürüyor” demiş, fakat Hacer: “O bir peygamberdir; böyle bir hata yapmaz” diyerek kovmuştu. Şeytan’ın: “ Bayram olmadığı halde çocuğa banyo yaptırması, saçlarını kınalattırıp yeni elbiseler giydirtmesi ona dünyadan son hazzını aldırmak içindi!! Oğlunu kesmeye götürüyor. Koş, onu kurtar!” demesine rağmen onu kovması ve nihayet: “Hacer! Kocan güya rüyada Allah’tan oğlunu kurban etme emrini almış; Allah böyle emir vermez. İbrahim vesveseye kapılmış. Bir vesvese uğruna oğlunu kesecek; çabuk git ve oğlunu kurtar” diye çıkışmasına rağmen Hacer yine aldanmamış ve Şeytanı kovmuştur.

Aynı şekilde Şeytan İsmail’e de üç defa giderek babasının bir vesvese uğruna kendisini keseceğini söylemesine rağmen İsmail her üçünde de Şeytanı taşlayarak kovmuştur. Şeytan son bir ümitle İbrahim’e de giderek: “Bir vesvese uğruna oğlunu kesme” diyerek şaşırtmaya çalışmış ise de ondan da yüz bulamamış ve gitmek zorunda kalmıştır. İşte sembolik (temsili) olarak Şeytanı taşlayan hacılarımız hayatları boyunca kendilerini şaşırtmak isteyen şeytan ve Şeytan gibilerin etkisi altında kalarak dini hiçbir vecibeyi ihmal etmeyeceklerine veya kötülük yapmayacaklarına, günah işlemeyeceklerine söz vermiş oluyorlar, oldular. Böylece şimdi anne ve babaların İbrahim gibi çocuklarını kesmeye teşebbüs etmeleri, Hacer gibi çocuklarının kurban edilmesine rıza göstermeleri, gerekmiyor ama onların kötü arzularını kesmek, İslam’a uymayan isteklerini reddetmeleri, gençlerin de kurban olmayı kabul etmeleri gerekmiyor ama kötü arzularını bastırmaları gerektiği mesajını getirmiş oluyorlar.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M. Hamdi Güner - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Milli Eğitim sistemini yeterli görüyor musunuz?

YÜKLENİYOR