Milli Gazete okuru kime denir?

Milli Gazete okuru diye mümeyyiz, nevi şahsına münhasır bir okur türü olduğunu biliyor muydunuz?

Oturduğu mahalleye kayıtsız kalmayanlar bunu bilirler.

Milli Gazeteye hiçbir zaman gazete muamelesi yapmazlar.

Bir kitap, bir evrak-ı mühimme ya da evrak-ı şahane okuyormuşçasına sükûn ve huzur içindedirler.

Evet, gazete okumasına okurlar, ama okuduktan sonra bir kenara atmazlar.

Kese kâğıdı yapmazlar.

Öteberi sarmak için kullanmazlar.

Kütüphaneye kitap dizer gibi üst üste dizerler, bir sonraki günün gazetesini bir önceki günkünün üzerine.

Köşe yazılarının altları tükenmez kalemle (çoğunlukla kırmızı) çizilidir.

Yazarını adım adım izler Milli Gazete okuyucusu.

Denetler, eleştirir, takdir eder ve selam gönderir.

O cami cemaatidir, mahalle esnafıdır, annedir, öğretmendir, öğrencidir…

Sahici gündemini hiç şaşırmaz.

Azda özü özde manayı kavramasını bilir. Ekranlar gazete başlıklarından haberdar ederken sadece onun okuduğu gazeteyi es geçer.

Ekranlara erkân öğreterek hakikati tek başına manşete çeker.

Üçüncü sayfa haberlerini abartarak veren üçüncü sınıf mevkutelere kulak vermez. Banka reklamlarının himmetine ihtiyaç olmadığını bilir.

Gazetesinin küçük ilanları gibi sade, nahif ve de pazarlıksızdır Milli Gazete yazarı.

Pazar varsa pazarlık vardır, ne cumartesi eki ne Pazar ekine eklemlenir.

Spor sayfasını bile spor olsun diye okur.

Kültürden kültür mantarını anlayanlardan değildir.

Ne yazgısından şikâyetçidir, ne çizgisi ne de dizgisinden.

Milli Gazete doğan gün gibidir, dünya durdukça duran.

Düşüncesini satılığa çıkarmaz, hiçbir yerden düşünce satın almaz.

Başkalarının da düşüncesini alır, istişare eder, okuyucu gazetenin görünmeyen yazarıdır.

Hatta başyazarıdır okuyucu Milli Gazetenin. Statükoyla uyumlu olmak için ilkelerini unutmaz.

Haklı çıkmak için haktan ve haklıdan taviz vermez.

Büyük kavgaların, felaket ve afetlerin, köklü yalnızlıkların ardından korunacak saçak altıdır Milli Gazete.

Havuzu yoktur, rahmet yağmurlarına yakındır gövdesi.

Herkesin yolu bir kere düşmüştür bu gazeteye. Ne ölü bedenlerin üstüne ne de diri bedenlerin altına serilmeye gelir. Milli Gazete okuyucusu “Hak geldi batıl zail oldu” ilahi muştusunu dayanak yaparak kollarını iki yana açar gibi açar gazetenin iki kanadını.

Gerçekten, kelimenin asli manasıyla ‘milli’dir Milli Gazete.

Millete, ümmete, memlekete ait olan yerli damarı işaret eder.

Milli Gazetenin okuyucusu da öyle, yüzünü gazeteyle saklamaz, gözünü gazeteyle açar.

Tirajı artıran değildir o, örtüyü kaldıran, sabahı çağıran, gecenin kapısına dayanandır.

Selamdır ona her sabah.

Mutlu ve huzurlu bir Türkiye için.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

05

Muzaffer - Ayni duygu ve hislere sahip belki çok büyük değil ama kocaman yüreklere sahip bir ailem olduğu için Allah im sana sonsuz şükürler olsun. Abi atmaya kiyamadigim gazeteleri koyuyom koyuyom yer kalmiyo bi çözüm söyleseniz :) saygilarimla.

Yanıtla . 0Beğen 12 Ekim 23:41
04

Onur - Hüseyin bey eline yüreğine sağlık demek,ki aynı ailede bile olmayan bu birliktelik ALLAH ( c.c) bir lütfü .Ne mutlu kıymetini bilenlere .Tüm ekibe kolaylıklar diliyorum.

Yanıtla . 1Beğen 12 Ekim 19:50
03

Nb - Kaleminize sağlık güzel anlatmışsınız.

Yanıtla . 2Beğen 12 Ekim 14:16
02

Cihan - Cok guzel yazmissiniz. Basili Milli Gazete alma imkanim yok ama alabilsem kesinlikle her sayisini ozenle saklardim.

Yanıtla . 2Beğen 12 Ekim 12:15
01

Nurettin - Allah razı olsun Hüseyin bey.Bu hakikatleri bir kez daha bizlere hatırlattığınız için.

Hayırlı çalışmalar.

Yanıtla . 0Beğen 12 Ekim 11:05
Anket Milli Eğitim sistemini yeterli görüyor musunuz?

YÜKLENİYOR