Hacılarımızın hacdan getirdikleri mesajlar (2)

MAKALEYİ DİNLE

Hacılar tavaftan sonra Safa ile Merve tepeleri arasında yedi yürüyüş yaptılar. Bununla Hacer validemizin oğlu İsmail’e su ve yiyecek bulmak için çevreyi araştırmasını taklit ederek kendi çocuklarına iş ve aş bulmak, meslek sağlamak için bir kapıya en az üç-dört defa gideceklerini taahhüt etmiş oldular. Eğer Müslümanlar buradan almış oldukları şuuru yaşatırlarsa rüşvet vermeden çocuklarına iş bulabilirler. Çünkü bir kapıya üç-dört defa gidildiğinde rüşvet alma eğiliminde olanlar bile insafa gelir, rüşvet isteme vicdansızlığında bulunamazlar. Hele de halkın bir kapıya üç-dört defa gitmekten yerinmediğini bilenler rüşvetten ümitlerini de keserler. Böylece rüşvetin önlenmesinde önemli bir adım atılmış olur.

Safa ile Merve arasında yürüyüşün iki yeşil direk arasında koşuya çevrilmesi de Hacer validemizin yürüyüşü zamanında oranın alçak olması nedeniyle Kâbe’nin temeli yanında bıraktığı oğlu İsmail’i göremediğinden onu görecek bir yüksekliğe çıkıncaya kadar koşması ve çevreden vahşi hayvanların gelip oğluna zarar vermesine karşı tedbir almasını taklit etmektir. Böylece tüm hacılarımız büyük de olsa çocuklarını daima gözleri önünde tutacaklarını ve bir manada kontrol altına alacaklarını taahhüt etmiş oluyorlar. Kilometrelerce uzak bir şehirde tahsile gönderseler bile sıkça giderek veya orada bulacakları bir Müslüman aracılığıyla çocuklarını şehir eşkıyalarına karşı kontrol altında bulundurmayı da içiren büyük bir taahhütte bulunmuş oluyorlar.

Safa ile Merve arasında iki yeşil direk arasında koşma olayı Hacer validemizden kaldığı halde Peygamberimizin talimatıyla bu koşunun erkekler tarafından yapılması, kadınların ise koşmama kuralı getirilmiş ve Hz. Peygamber zamanından itibaren böyle yapılmaktadır. Çünkü Hacer Validemiz orada yalnız halde koşmuştu. Hac farz edilince kadınların erkekler arasında veya önlerinde koşması dikkat çekebilir, bazı duyguları tahrik edebilir. İşte bu nedenle sadece erkeklerin koşması emredilmiştir. Eğer erkeğin yanında eşi varsa erkek adımlarını kısa atıp koşar gibi yapacak eşini geride bırakmayacaktır.

Hacda tam örtülü kadınların erkeklerin yanında dikkat çekmemek için koşmamaları bir kural olarak ortaya çıktığına göre diğer yer ve zamanlarda kadınların erkelerin yanında, hatta karşısında oynamalarının dinimize ne kadar aykırı olduğu herkes tarafından itiraz edilemeyecek bir gerçek olarak ortaya çıkmaktadır. Hacılarımız dönüşlerinde bu mesajı da getirmiş oluyorlar.

Arafat ’tan getirdikleri mesajlar: Arefe günü tüm hacılar Arafat meydanında hem de ihramlı olarak vakfe yaparlar; yani dururlar. Öyle bir duruş ki bu bedeniyle durur amma hayaliyle yürür de yürür. Önce o zamana kadar tüm yaptıklarını bir film şeridi gibi gözünün önünden geçirir. Yaptığı kötülüklere pişman olduğunu yaratana bir kez daha arz eder; onların afvını ister. Yaptığı iyiliklerin sevap olarak kabulünü diler. Dini ve milleti için birçok iyilikler planlar. Bu arada Peygamberimizin Veda Hutbesinde söylediklerini hatırlar; orada verilen talimatları tutacağına söz verir. Hatta “Peygamber sağ olsaydı bugün nasıl bir hutbe irad ederdi? Ülkemizde İslam ’a aykırı cereyan eden çeşitli davranışlar hakkında nasıl sitemlerde bulunurdu?” diye düşünür ve kültürü nisbetinde onu canlandırır ve o yeni hutbedeki talimatları da tutacağına söz vermiş olur. Peygamberimiz: “Allah’ın yanında Arefe gününden daha değerli gün yoktur; çünkü o gün Allah 1. kat semadan yerdeki kulları ile göktekilere karşı iftihar ederek: ‘Bakın saçları dağılmış, üstleri tozlanmış olarak hac yapan kullarıma! Uzak yollardan gelmiş benim rahmetimi umuyorlar’ der. Arefe gününde Cehennemden azad edilenlerden daha çok afvedilen hiçbir gün görülmemiştir” (1) sözü ancak yukarıda bahsettiğimiz vakfede yapılan tevbe, verilen söz ve planlanan güzel hedefler için söylenmiş olabilir.

(1) Hidayet-üs-Salik ile-l-mezahib-il-erbaa C.l, S.89

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M. Hamdi Güner - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR