Hacılarımızın Hacdan getirdikleri mesajlar (1)

MAKALEYİ DİNLE

Her yıl olduğu gibi bu yıl da on binlerce vatandaşımız hac yaparak Adem’in (as) ın sulbünde iken Allah’a verdikleri sözü yenilediler. Çünkü temsili olarak O’nun eli kabul edilen Hacer-i-esved’e el sürdü veya uzaktan selamladılar (istilam ettiler). Hacılarımız bu taahhütleri ile birlikte daha birçok hususta Allah’a söz verdiler, hatta bu taahhütleri arasında nice mesajlar getirdiler. İşte bu yazımızda hacılarımızın yaptıkları o taahhütleri ve getirdikleri mesajları belirteceğiz.

Doğrudan Cidde ve Mekke’ye gidenler daha uçağa binmeden, önce Medine’ye gidenler oradan Mekke’ye giderken Zü-l-huleyfe denilen yerde sıkı bir disiplin denilebilecek “İhram’a” girdiler. İhrama girerken ‘Telbiye’ getirmek şarttır. Kafile başkanları veya din görevlileri telbiye getirirken erkeklerin seslerini yükseltmelerini kadınların ise kendi duyacakları kadar bir sesle telbiye etmelerini tembih ederler. LEBBEYK diye başlayan telbiyenin manası “Allah’ım! Seni takdis ederim; senin emrine amade (hazırlanmış) olarak geldim Allah’ım!; ne demişsen yapacağım; neleri yasak etmişsen onlardan kaçacağım. Senin ortağın yoktur. Övgüler ve nimetler ve mülk sana mahsustur; övgüler senin için yapılacak; senin ortağın yoktur” şeklindedir. Öyleyse bu sözleri terennüm eden her Müslüman Allah’ın emrine amade olduğunu, her ne emretmişse yapacağını ve neleri yasak etmişse onlardan sakınacağını, sadece Allah’ı öveceğini veya öveceği kişileri Allah için öveceğini ve Allah’ın dinine kimseyi ortak etmeyeceğini, müdahale ettirmeyeceğini teahhüt etmiş oluyor. Peygamberimizin emir ve uygulamaları gereğince de kadınların telbiye ve tekbirde seslerini yükseltmemeleri kuralından da önemli bir mesaj almış ve bize getirmişlerdir. O mesaj kadınların yabancı (akraba olmayan) erkeklere zaruret olmadıkça seslerini duyurmamaları gerektiği hususudur. İbadet halindeki erkeklere ezgisiz seslerini bile duyurmamaları istenen kadınların sahneye veya ekrana çıkıp erkeklere şarkı ve türkü söylemelerinin asla uygun olmadığı mesajı da var burada.

Ayrıca: Hacılarımız ihrama giren erkeklerin başlarını örtmeleri yasaklanırken “kadınların başörtülerine asla müdahale edilmemesi onların başlarını örtmelerinin farz olması nedeniyledir” mesajını da almış ve bizlere kadar getirmişlerdir.

İhramlı olarak yapılan ilk tavafta Âlem-i ervah’ta verilen “Rabbimiz sensin” sözünü tekrar Allah’a arz eden hacılarımız Kabe’yi sol taraflarına alarak göğüslerinin sol taraflarında olan kalplerini onun evine (Kâbe’ye) bağlamış olduklarını ilan etmiş oldular. En az 21 defa nafile tavaflarla birlikte belki de yüzlerce kez Kâbe’nin etrafında dönerek artık bir daha kopmayacak şekilde kalplerini Allah’ın evine bağlayan hacılarımız Allah’ın evine, Kur’an-ı kerime bağlı kalacaklarına ve bu niyetlere göre düşüneceklerine söz vermiş oldular.

İhramlı olarak yapılan ve arkasından sa’y edilmesi gereken tavafların ilk üç şavtında erkeklerin ıztıba yapmaları yani sağ kol ve omuzlarını açıkta tutmaları ve remel yapmaları, yani çalımlı yürümeleri sünnettir. Kadınlar ise ıztıba ve remel yapmazlar; çünkü kadınların yüz ve elleri hariç her taraflarını örtmeleri farz olduğu gibi akraba mahrem olmayan erkeklerin yanında dans yapmaları da haramdır. İşte hacılarımız ihramlı tavaflarda bu mesajı aldıkları gibi bize de getirmiş sayılırlar. Hal böyle iken bazı gelinlerin her iki taraftan omuz küreklerini bile açıkta bırakan kıyafetlerle düğün salonuna çıkmaları ne kadar gariptir; değil mi?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M. Hamdi Güner - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR