TV’lerdeki tartışma programları

Müslümanlık vasfımızla bizim vazifemiz tek doğruyu takdimdir. Tek doğru da İslam’dır.

İslam’a ters düşen hiçbir şeyi tarif etmeyeceğiz. Bu yolda Müslüman, Müslüman kardeşiyle ters düşmez.

Televizyonlarda açık oturumlar, tartışma programları yapılıyor. Bu programların gayesi insanların beyinlerini bloke etmek içindir. Buna katılanların hepsi helak oluyor. Bu helake seyirciler de dâhildir. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) buyurdu ki: “Bir Müslüman bir gayr-i müslimle münakaşayı kabul ederse cehennemdeki yerini hazırlasın.”

Çünkü o münakaşa ile küfre rıza oluşur. Küfre ses çıkarmamak küfre rızadır. Küfre rıza küfürdür. Böyle bir kişinin Allah (C.C.) şahsi hatalarını affedebilir. Ancak topluma karşı yapılanları affetmez. Çünkü bu suçlar toplumu ifsat eder. TV’lerdeki münakaşalar izleyenleri ifsat eder. Bu tuzağa düşmeyin. Bunları söylediğiniz zaman bu işi yapanlar, “Efendim, ben İslam’ı anlatıyorum” diyorlar. İslam böyle anlatılmaz. Bu metot yanlıştır. İslam’ın anlatılması kitap iledir. İslam yaşanarak öğretilir ve öğrenilir.

TV’lerdeki münakaşacıların iki tarafı da Müslüman iseler bunlar kâmil olamamışlardır. Çünkü Müslümanlar kardeştir. Kardeşler böyle aleni sürtüşmezler, izleyenleri ayrımcılığa itmezler. Farklı görüşlerini söylemenin de yolu yordamı vardır. Bunu dikkate almayanlar hem kendilerini hem de izleyenlerini helake yönlendirirler. Şiddetle kaçınılmalıdır.

Müslümanlıklarını yapmayanlar Müslüman kardeşliği yapmıyor demektir. Müslümanlık kardeşlik olarak yapılmazsa, insanlar o zaman tehlikeli bir bölgeye girerler. Kardeşini kendine tercih etmeyen insanın imanında kemal yoktur.

İki Müslüman’ın TV’deki konuşması tartışma formatında değil, takdim planında olur. Takdim ederler. Bir büyüğümüzün dediği gibi “horoz dövüşü” yapmazlar, yapmamalıdırlar da.

TV’yi sadece tartışma programları ile tartışamayız. Toplumun genelini televizyon seyretme konusunda ele almak lazım. Devamlı TV seyreden bir kimse ruh ve akıl sağlığı konusunda değerlendirmeye tabi tutmak lazım.

Evin başköşesine yerleştirilen televizyon günümüzde o evin putu olmuştur. Evin köşesine yerleştirilen putu reklâmlarıyla, şovlarıyla, içkisiyle, kumarıyla her türlü rezaletini seyrederken Hz. Muhammed’i (S.A.V.) hatırlayın ve bu halinizle ne derecede acınacak durumda olduğunuzu görün.

TV’lerdeki yarışma ve evlendirme programlarının insanlık izzetini ayaklar altına alan görüntülerinden kimse rahatsız olmuyor.

Her şeyi mubah gören bir eğlence anlayışı insanlık dışıdır.

Günümüzde TV başta olmak üzere bütün yayın organları seyircilerine, dinleyenlerine, okuyucularına gıpta edebilecek insanlar olarak telkin ediliyor. Bundan dolayı özellikle gençler onlara özendiriliyor.

Oturma odalarımızda TV ailemizden bir fert halini alır duruma geldi. Bu mahremiyet duygumuzu helak ediyor. Özel hayatlar pürdikkat izleniyor. Evlerin perdeleri örtülüyor ekranın perdeleri ardına kadar açık tutuluyor. Ağzından çıkan her söz pürdikkat dinleniyor. Bazıları, zararlarından korunmak için evlerine sokmadılar ama uzun süre direnemediler de.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mevlüt Özcan - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Milli Eğitim sistemini yeterli görüyor musunuz?

YÜKLENİYOR