İhtiyaç fazlası nüfus *

İnsanın insanla olan derdini anlamak güç. Kendi varlığını başkalarının yokluğu üzerine inşa etmek hangi akılla izah ediliyor anlaşılması zor bir durum. Din, insanın iki dünya saadeti için uğraşır. Felsefede mutluluk bilgisini arar durur. Her iki durumda da mutluluk dediğimiz kavramı matematiksel ifade edemeyiz. Ama insanların mutlu olup olmadıklarını nimet nüfus dengesiyle ifade etmeye çalışanların varlığı da bir gerçek.

Mesela Malthus denen iktisatçının çok meşhur bir teorisi vardır. Bu teoriye göre Malthus der ki, “Dünyadaki besinler aritmetik dizi olarak 1, 2, 3, 4… şeklinde artmakta, buna karşın nüfus geometrik dizi olarak 2, 4, 8, 16… şeklinde artmaktadır. Belli bir süre sonra dünyadaki besinler nüfusu karşılayamayacak düzeye çıkacak ve açlıklar baş gösterecektir.” Malthus bu sonuca besinin nüfusa bölünmesi ile varıyor.

Bundan dolayı Malthus, nüfusun kontrol altında tutulmasının gerekliliğine inanıyor. Nüfusun kontrol altında tutulması için gayri insani yolları önermekten de geri durmamıştır. Savaş, salgın hastalık ve kıtlık gibi sebeplerle ortaya çıkan toplu ölümleri nüfusun kontrol altında tutulması için fırsat olarak görür. Bebek doğumlarının ölüm ile aynı orantıda gitmesi gerektiğini ifade eder ki, bu da doğum kontrolün kaynağına bizi götürmektedir. Bu doğrultuda Dünya Bankası başkanlığı yaptığı dönemde Robert McNamara, yardımlar konusunda doğum kontrolü yapan ülkelere öncelik tanıyacağını bildirmiştir.

Darwin de İnsanın Türeyişi kitabında hemen hemen aynı şeyleri söylemektedir. Yaşam hakkını güçlülere veren Darwin, zayıfları henüz evrimini tamamlamamış görür ve uygar insanların (evrimi tamamlamış) bunlarla kaybedecek vaktinin olmadığını ifade eder. Zayıf ve güçsüzler yani henüz evrimini tamamlamamış olanların elenmesi gerektiğini söyler. Yoksulların, sakatların, hastaların ve yaşlıların korunmasının bu elemeyi engelleyeceğini savunur. O yüzden Darwin’in doğal seleksiyon fikri sömürgeci sosyal bilimcilerce rağbet görmüştür. Batılıların ilerleme geri kalma nazariyesinin, faşizmin saf Alman ırkının üstünlüğüne olan inancın temelinde yatan entelektüel birikim budur.

Bu adamlar neden böyle teoriler ortaya atarlar bu konuyu da düşünmek lazım. Aslında günümüz dünyası üretimde bolluğun olduğu bir dünya. Fakat aynı dünyada bazı insanların açlıktan öldüğüne, yoksullukla pençeleştiğine, susuz kaldığına ve sokaklarda yattığına şahitlik ediyoruz. İşte bu adamlar kendi yaşadıkları dünya ile bizim şahit olduğumuz dünyanın arasındaki büyük uçuruma mazeret üretiyorlar.

İnsanı ve doğayı sömürerek zengin olanlar, bu durumun suçunu kurdukları bu düzene yükleyemedikleri için –haşa- Rabbimize atmaya çalışıyorlar. Biz insanları sömürdüğümüz için açlık ve yoksulluk var demiyorlar da; besinler, fazla nüfus artışından dolayı insanlara yetmiyor demek istiyorlar.

Ama biz Müslümanlar inanıyoruz ki, Allah bize sonsuz nimetlerinden bahseder. Ve her dünyaya gelen çocuğu rızkıyla yarattığını söyler. Sorun, varlık yokluk sorunu değildir. Sorun paylaşım sorunudur, sorun merhamet sorunudur. Merhum Aliya, “Fakirliğin sebebi imkânların kıtlığı değil, merhametin yokluğu” derken tam da bunu kastediyordu.

İnsanlık olarak vicdan kaosu yaşıyoruz. Yüreğinde bu anlayışın sızısını taşıyanların merhamet yükünü yüklenip vicdanlarını birleştirmeleri gerekir. Vicdan birliği, tüm kurumların birliğinden daha mühim ve önceliklidir.

* Zygmunt Bauman, Küresel Çağda Sosyal Eşitsizlik

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Muhammet Esiroğlu - Mesaj Gönder


01

Alaettin Kılıç Gurun - tarım tarla hakkında geçen gün yazımız çıktı seksenler yıllarda geleceğin gözdesi tarım ve hayvancılık olacak diye her yerde anlattık bu seviyeye geldi bana göre once ırmak kökenleri ağaçlandırma ve yesillendirme yapılarak ırmak kökeni muhafaza edilmeli sonra denize dökülen sular deniz yakininda alıp tekrar tersine borular la dağ taş suçlanacak orman meyve tarım ne varsa sulanmadik bir kara parçası kalmasın böyle çe insan iş ve bir karış yerine de Ekim dikim yaparak dünya bundan böyle bu yöne yönelecek diye düşünüyorum

Yanıtla . 0Begen

Anket

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Coca-Cola fabrikası açmasını nasıl karşılıyorsunuz?


YÜKLENİYOR