Son mektup

“Sizlere iyiliği miras bırakıyorum, çocuklar; barışı, sevgiyi en yakın dost ve refik ilan ediyorum.

Bakın çöpe atıyorum bütün çekişmeleri, kavgaları, gerilimleri. Ardımdan belki de evimdeki eşyaları atacaksınız, “annem bu yorganın içinde öldü” deyip evlerinize sokmayacaksınız, porselenlerimi bile kendinizden uzak tutacaksınız, tek dantel örtümü bile beğenip almayacaksınız.

Tamam.

Ama ne olur anlayın, bazı zamanlar sizleri çok kızdırmıştım, hani kavga ettiğinizde oğlumu değil de gelinimi tutmama, kızı değil de damadı haklı bulmama çok içerlemiştiniz.

Hatta meydan okumuştunuz “anne sen ne zaman evlatlarına hak verdin ki, elin kızı ya da oğlu, başkasının doğurduğu daha kıymetlindi” diye.

Ben bilmiyor muydum gelinimin haksız olduğunu ama yangına körükle gidemezdim, başkaları gibi oğlumun yanına katılıp iki kişi olup güç gösterisi yapıp bana emanet olan masum bir kıza had bildiremezdim. Elbet kızım haklı idi, yuva çatırdamakta idi, uzatmaları oynamakta idi, istedim ki, o masum çocukların babalarını daha ne kadar yuvada tutabilirim, bunun mücadelesini verdim.

Oğlumun arada aklına geldiğinde, “anne, karateye yazılmıştım, küçük bir çatışmada beni kurstan almıştın” diye sitemlerini her dinlediğimde.

İyi de evladım veli toplantılarınızda erkek çocuk annelerini linç ederlerdi; çocuğumuzun boğazını sıktı, yüzüne yumruk attı, burnunu kanattı, düşürdü, yüzüne tükürdü, diye, suç işlemiş çocukların anneleri de, şikâyet eden velilere saldırır, niza ederler, laf sayarlar, mezemmet ayyuka çıkar, çocuklarının haklı olduğunu haykırırlardı.

Nasıl utanırdım.

Başım eğilirdi.

Onlar elli sene sonra da bu kötü çekişmeleri hatırlayacaklar yedisinde neyse yetmişinde de o olur diye korkardım. Kahroldum o gün, gayet terbiyeli bir hanım, yanıma yaklaşıp yavaşça; oğlumun çocuğuna karate gösterisi yapıp, vurup, canını acıttığını söylediğinde, teşekkür edip eve gelmeden karate kursuna uğrayıp kaydını sildirdim, oysa o ayki ücreti yeni ödemiştim, bütçeme ağır gelen karate elbiselerini de yeni almıştım, sen çok kızmıştın ama benim evladım kimseye zarar vermemeli idi.

Genç kız olduğunda beni ne çok kınamıştın, “anne sen ne ezik kadınsın, kayınvaliden ve görümcen seni ezmekte” ama onların onca ağır hakaretlerine karşın susuşum, tekrar yanlarına gidip alttan alışlarım için burnundan solumakta idin ve benim yaşadıklarım babaanne ve halana karşı bir nefret mirası olmamalı idi sana; görüyordum ki onlara karşı gittikçe soğuyor, uzaklaşıyordun.

Yaşadıklarım, pişirdiklerime kusur buluşları, hatta işleri kapmak için yarışları “tembel gelin” diye arkamdan konuşmalarını duyuşunla, kendim için değil senin için nasıl kederlenmekte idim.

Sevgi değil nefret biriktiriyordun ve ben bu durumdan hiç memnun değildim. Bir Çin atasözünü böyle durumlarda sana tekrar ediyordum; “yüreğinde yeşil bir dal saklarsan, şarkı söyleyen bir kuş mutlaka konacaktır”, sen kulaklarını tıkıyordun bıktım senin bu saflığından diye.

Ya da duvara asıp sadece sana değil, kendime de anımsattığım, o beyaz sayfa üzerindeki nokta işaretini gösteriyordum, “herkesin kusuru olabilir ama biz iyi özelliklerini, bembeyaz sayfayı görmez sadece siyah noktaya odaklanırsak mutsuz oluruz”, tekrarlarımı çok sıkıcı bulurdun.

Yazılacak çok şeyler var yavrularım, mektubu yeğenime bırakıyorum o size ben gittikten sonra verecek, son yıllarımda hissettirmeden çiçek saksılarımı, terzi malzemelerimi, dikiş makinamı, makasımı, özellikle aile fotoğraflarını getirdim, zira çok hassas çocuklarsınız, benden sonra evden bir eşya almayacağınızı biliyorum. Ama asıl mirasım size bıraktığım iyilik üzere, uhuvvet üzere yaşama modelidir. Eğer bu modeli uygularsanız sadece karşınızdakine iyilik etmiyorsunuz kendinize de çok büyük iyilik etmektesinizdir. Zira iyilik üzere olmaktan daha büyük bir mutluluk ve huzur tanımadım. İnanın, iyilik; çok yakın bir dost ve refiktir, çocuklar.”

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


02

İbrahimm - Yumuşak kalpli anneler vardır. Gelinine toz kondurmaz. Damadını el üstünde tutar

Yanıtla . 1Begen
01

61.komurcu - Allah razı olsun Mine Abla. Yine en içten duyguları Yazıya döktünğz. Çok severek ve beğenerek okudum. Ve dedim ki. ALLAH bizi İyilikten ayırmasın. Gerçekten de Öyle iyilik yapanla alttan alanlar maalesef ki pek iyi karşılanmıyor. Saf olarak değerlendiriliyor.

Yanıtla . 2Begen

Anket

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Coca-Cola fabrikası açmasını nasıl karşılıyorsunuz?


YÜKLENİYOR