milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

12 Eylül davası biter mi?

28 OCAK 2012
CMT 05:20

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Geçen hafta bir kısmını yazdığım 12 Eylül anılarıma bu hafta da bir iki ilavede bulunmak isterim. Çünkü geçen haftaki yazımdan sonra baktım ki medya da o dönemin başta komutanları olmak üzere tüm sorumlularının yargılanmaları ve dolaysıyla hesap vermeleri ciddi ciddi  gündemde kalınca biz de bu hafta eklemelerle devam edelim dedim.

Bizim 12 Eylül'deki tutuklanmamız, bir de en sıcak günlerinde yani işin başında olduğu için hem çok hareketli hem de çok ilginç bir zamanlamaya denk gelmişti. Bir defa hareket ilkin istikameti itibarı ile halk tarafından tam teşhis  edilememişti. Olayı kim başlattı, kim/lere karşıydı. Kimin yandaşıydı vs gibi. Mesela o günlerde neredeyse müesses ve mevcut düzeni yıkıp yerine komunist(!) bir düzen kurmak isteyenlere karşı vatan müdafası yapmak üzere candan geçen ve bu uğurda  5 bin şehit veren ülkücü hareket gençleri bu rejimi koruma ve kollama adına yapılan askeri darbede nerede yer alacaklardı? Bir de baktık ki zaman geçtikçe sular duruldukça rejimden yana olan ülkücü cephe de hain/anarşist ilan edilerek zindanlara düşmekteydiler... Nitekim bizimle aynı koğuşu paylaşan Ümraniye ülkülcüleri başı Aydın Başkan buna isyan ediyor. Candan ve kandan geçerek koruduğumuz bu mücadelede yerimiz burası mı olacaktı diye bunalım geçirerek bulunduğumuz koğuşun odun sobasını kaldırıp duvara vurma krizleri geçiriyordu. Sonra yine Maltepe Askeri Cezaevini paylaştığımız ve daha sonraki dönemde Demokrat Parti'den İstanbul milletvekili  olan Celal Adan gördüğü ağır işkenceyle kan işer hale gelmesine isyan ediyor. Ziyaretçi gününe gelen nişanlısına utancından görüşmeye çıkamıyordu. Yine ilk gözaltı ve işkence ile karşılandığımız Samandra sorgulama günlerinden sonra askeri cemselerle transfer edildiğimiz ve bir ay askeriye gözaltısında bulunduğumuz Selimiye Kışla'sının 1981 ilk kış aylarında belki de tutuklu ve gözaltı trafiğinin en yoğun olduğu koğuşlara da kimler geldi kimler geçti? 1.Ordu komutanlığının merkezi olan kışlada kaldığımız bu hassas günlerde disiplinin en sıkı işlediği mekan olma itibarı ile adeta bir ölüm sessizliği yaşanan koğuşlarımızda yanyana oturup durduklarımızla bile fısıltı ile konuşmak zorunda olduğumuz o zor günlerde  gece yarısı kapısı açılan koğuşumuza girenler ve çıkan davetsiz konuklar kimi zaman geceyarısı gelmesiyle sabah güneşini göremeden gitmeleri de bir oluyordu. Yoğun gözaltı kabuslarının yaşandığı  o günler; ülkemizi kimsenin kimseye itimat edemez hale getirmişti. En ufak bir ihbarda bile güvenlik güçlerinin hiç önaraştırma ve soruşturma yapmadan, masum-suçlu demeden hemen derdest ederek rahatlıkla vatandaşı gözaltına alabildiği o günlerde koğuşlar ve tutukevleri yetmez olmuştu. Koğuşumuza bir gece tanıdık bir yüz bıraktılar.Hali kalmamış perişan durumdaki yüzü hemen tanımıştım.Demek ünlüler de geliyormuş buraya dedim.

Namık Kemal Zeybek. Üstelik devrin dıştürklerden sorumlusuydu da. Ama o dönemde de demek ki arkası sağlammış ki sabah olmadan sevki geldi, götürdüler... Uzun süredir yağlanmamış koğuşumuzun demir kapısı o iç eritici sesiyle her açıldığında ya işkenceden yürüyemez hale getirilmiş birinin iki koluna giren askerle kapıdan içeriye bırakılıyor ya da içerden alınan birinin dışarıya, meçhule giden bir çıkışı oluyordu. Tabi dışardan içeri bırakılan kişinin halinin verdiği şokla önce kimse kıpırdamadan olaya bir adaptasyon süreci yaşanıyor. Daha sonra da gardiyan askerler uzaklaştıktan sonra işkence mağdurunun haşat olan vücüduna elaltında bulunan zeytinyağıyla ilk yardım yapılıyordu koğuş kıdemlilerince...

Bir defasında da yan koğuşa Ali Bulaç'ın geldiğini söylediler. Onun da belden aşağısını morartmışlar, yürüyemez hale gelmiş. Ama onu çok tutmamışlar daha sonra göndermişler. Bir de Selimiye'den Maltepe Askeri Cezaevine sevkimiz geldiğinde ara koridora sıralandığımızda karşı sırada birden gözüme ilişen tanıdık bir sima gördüm. Tabi hepimiz gözaltı konumunda olduğumuz için herkes asker traşı vaziyetinde idi. Sonra o kişiyle göz göze gelip adeta lisanı hal ile konuşmuştuk. MTTB eski yönetim kurulu üyesi olan bu kişi daha sonraki yıllarda Fatih Camii külliyesindeki Vakıflar öğrenci yurdu müdürümüz Yaşar Karayel idi. Çıktıktan sonra bir iki yerde karşılaştığımızda o göz göze konuşmalarımızın yanık hatırasını anmıştık. Yaşar şimdi iki dönemdir Kayseri milletvekili. Kimler geldi, kimler geçti o ortak koğuştaki kısa hayatımızdan. Eski başbakanlardan Nihat Erim'in katil zanlıları DHKP/C örgütünün beyin takımı başta Dursun Karataş olmak üzere yedi kişisi ile de aynı koğuşu paylaştık. Bizim o koğuşta cemaatle namaz kıldığımızı görünce bize sıcaklık duyup yaklaşan bu vatan gençleriyle biraz İslami sohbetimiz olmuş ve kendilerine acıma hissi duymuştum. İmani meselelerden hiç haberi olmayan bu gençlere bizim sıradan bildiğimiz şeyler ilginç geliyor ve sanki ilk defa duyuyormuş gibi ilgi ile dinliyorlardı. İslamiyet ne güzel ne adil bir yönetimmiş meğer. Keşke memleket öyle yönetilse diye itiraf ediyorlardı. Belli ki bu milleti iman ve İslam'dan uzaklaştıran sistem ne yazık ki memleket evlatlarını biribirine kırdırma projesini dinden ve şuurdan uzaklaştırma yöntemi ile başarılı olmaktaydı. Sonra kıa adı TİT olan Türk İntikam Tugayı başkanı Davut Yıldız... Doğunun Başbuğu Yılmaz Durak da aynı koğuşu paylaştıklarımızdandı. Onun da işkencede elparmaklarını kırmışlardı. Aşırı sağ ve solun iki ucundan ünlülerin, sokakta karşılaşsalar birbirini vuracak iki grubun önde/r kişileri Selimiye Askeri kışlasının bu rutubetli ve o günlerden kulağımda kaldığı kadarıyla 'atları bile koysalar altı ay yaşayamayacak' olan bu yeraltı odaları koğuşunda kimse kimseye yan bakacak hali bile yok haldeydiler.

Durulduk. Az çok toparlanıp nefes alabileceğimiz yeni mekanımıza geçtik: Maltepe Askeri Cezaevine nakledildik. Kurt köpeklerinin eşliğinde sırayla önyoklamadan geçip hasret kaldığımız günyüzünü görüp bu sefer yeraltından kurtulup hemzemin koğuşlarımıza yerleştirildik... Burada derneklere göre koğuşları ayırmışlardı. Solcular, Ülkücüler ve İslamcılar ayrı ayrı koğuşlardaydık. Kitap da okuyabiliyorduk. Herkesin gözde kitabı ise sırasıyla okuduğumuz daha önce bu süreçten geçmiş gerçek hayat hikayesi idi. 'Çilenin Böylesi' adlı kitap Hüseyin Üzmez'e aitti. Yıllar önce Kahramanmaraş'ta üstad Necip Fazıl ile dönme gazeteci Emin Yalman'a yapılan suikasttan dolayı hapislerde yatmış, işkence anıları anlatılıyordu. Buraya daha sonra istanbul'un farklı yerlerinden getirilen benzer davalardan tutuklu arkadaşlarla kalabalıklaştık. Edip Yüksel idamla yargılanıyordu. İlahiyat Fakültesinde Kenan Evren'in resmini yakmakla suçlananlardan tutun, Esenköy'de kamp yapıp yasak dini kitap(!) okumaktan suçlananlara, gizlice sınır kapısından geçip İran'dan Türkiye'ye şeriatı getirmekle itham edilenden bendeniz gibi mahallede yasadışı cemaat kurup memlekete şeriatı getirmek üzere 163. Maddeye muhalefetten idamla yargılanan suçlularla doluydu koğuşumuz.

En ağırıma giden de bizzat yaşadığım bir olaydı. Koğuştakilere yatsıda imam olmuş namazı kıldırırken gardiyan demir parmaklıklara vurarak ben kıyamda cehri okurken susturmasıydı. Ertesi gün Diyarbakırlı bu saf askere neden öyle yaptığını sorunca 'ne yapayım'dedi. Komutanım emretmişti. Kendisi içerde içki içiyordu, sesinizden rahatsız olmuş!...

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 28.01.2012 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: eylül, dava, biter mi,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Hüseyin Goncagül

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Reşidenin irşadı..
    2. Saray Soytarıları
    3. Çocukça turnemiz
    4. Kutlu Turnemiz..
    5. Kutlu çocuk efendimiz (a.s.)
    6. Bosna bizi bekliyor..
    7. Bosnaya ilk kez...
    8. Baharla diriliş...
    9. Nasıl bilirsiniz
    10. Haftanın karşılaşmaları
    1. Kartal bombe
    2. Mehdix gelecek, vahşet bitecek
    3. Tv 5 Çocuk Kulübü
    4. Medya Kültürü
    5. Medya kurbanları
    6. TV5 Çocuk Kulübü merhaba...
    7. Millî Görüş 40 yaşında
    8. Günlük.. 23 Temmuz Pazar..
    9. Mevlana 2007
    10. Tarih gastesi
    1. Cevdet Kılıçlar
    2. Medya mektebi
    3. Millî Görüş 40 yaşında
    4. Tarih gastesi
    5. Çamlıca Türbesi
    6. Isparta gülleri
    7. Tv 5 iftardayız
    8. Medyada Ramazan anekdotları
    9. Gezi belgesel
    10. Medyatik cinnet
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Erken düşen süt dişleri gelişim problemlerine yol açıyor
    10. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek