milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

'Karanlık' 'ODA'da sadece Soner Yalçın mı var?

21 ŞUBAT 2011
PZT 01:55

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Türk basınında hakkında çabucak hüküm verilemeyecek şahsiyetler vardır. Onlarla ilgili fikirlerinizin oluşabilmesi için 'ne' yazdıklarına bazen bakmak yetmeyebiliyor. Çünkü onların yazmaları için bir de 'neden' vardır.

İlk bakışta kafa karıştırıcı değil mi? Biraz öyle biraz değil.

Bir dönem Mehmet Şevket Eygi'nin üzerinde çokça durduğu bir 'mesele'si vardı. Sabetaistler üzerine çok sayıda yazı kaleme alan Eygi, hatta diyebilirim ki, Menderes'in idamında bile etkin rol oynayan süreci göz önüne alarak Türkiye'de iki sabetaist ailenin kavgasının Türkiye'nin kuruluş sürecine kadar giderek oldukça etkili olduğunu dile getirir. Kendisi de bir sabetaist olan Ilgaz Zorlu ile çıktıkları televizyon programlarında, hazırladıkları kitaplarda tehlikeli dönmelere vurgu yapan konuşmalar yaptılar. Ülke insanı için tahmin edilen ama dillendirilmeyen bir konuydu bu ve meselenin nereye bağlanacağı oldukça merak ediliyordu. Çünkü Osmanlı'nın kucak açtığı ve bürokraside iyi yerlere getirdiği 'dönme'ler memleketin altını fena halde oymuşlar, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nde ise 'halkın' etkin gücünü kırabilmek için sürekli oyunlar oynamışlardı.

Eygi'nin dikkat çektiği tehlikenin üzerine gidilmesi beklenirken ilginç bir şey oldu. Sahneye nereden sufle aldığı hiçbir şekilde tahmin edilemeyen Soner Yalçın girdi. "Beyaz Türklerin Büyük Sırrı"nı anlatan "Efendi" vizyona büyük bir gürültüyle daldı. Eygi'nin tartışılmasını ve dikkat edilmesini istediği "Efendi"leri farklı bir dille kaleme alıyordu Soner Yalçın. Kitabı neden kaleme aldığıyla ilgili bir soruya verdiği "Bu konu İslamcılara bırakılamayacak kadar önemlidir" ifadesi nereden rol çaldığını açık yüreklilikle ortaya koyuyordu.

(Soner Yalçın uzmanı da diyebileceğimiz, gündeme gelen tüm konuları irdeleyen kitaplarıyla 'dikkat abidesi' olarak ortaya çıkan Aytekin Gezici'nin çalışmaları içinde de önemli bir yeri var Soner Yalçın kitabının. Dikkatinizden kaçabilecek ayrıntılar için Aytekin'in 'gezici' dikkatini şimdilik bir yere not edelim)

Hangi Soner Yalçın?

Soner Yalçın'ın her kitabı olay olabiliyordu. Türkiye'nin böyle çok sayıda torpilli yazarı yok aslında. Turgut Özakman gibi neredeyse yazmaya başladığı her satırın alıcısı oluşturulmuş durumda. Soner için de aynı şeyleri söylemek için özellikle 'Müslümanlar' hakkında yazdığı yazıları beklemek de gerekmiyordu; delilleri karartarak, gerçekleri çarpıtarak yazdığı o kadar yazı, nice kitap var ki 'Hangi Soner Yalçın' sorusunu sormak yeri geldiğinde oldukça elzem oluyor.

Soner Yalçın'ın geçmişinin Aydınlık'a bağlanması ilk etapta şaşırtıcı gelir değil mi? Doğu Perinçek'le yola çıkan ama bin bir kavgayla, restleşmelerle karşıt tarafa düşen (mi acaba?) Yalçın'ın kıblesini tekrar 'malum mihraklar'a çıkaran acaba ne olmuştur?

Hürriyet gazetesinin 'derin aklı' ona büyük bir imkan sundu. Kitapları çıktığında oluşan PR'ın bayraktarlığını Ertuğrul Özkök'ün yapmasına da şaşırmak gerekmiyor. Murat Bardakçı'nın ayrılışı sırasında ortaya çıkan tarihle ilgili sayfayı alanında yetkinliğiyle bilinen, İstanbul'u, Türkiye'yi, tarihi Müslim-gayri Müslim ayrımı yapmadan çok iyi bilen Ersin Kalkan'a değil de 'komplo teorileri'ni tarihi bilgi diye pazarlayan Soner Yalçın'a sunanların asıl düşündükleri ve gözettikleri neydi acaba?

Gerçeği binlerce yalanın içinde özenle saklayan Soner Yalçın'ın 'çakma' işleri şu son dönemde yaptığı garipliklerle sınırlı değil aslında. Kemal Kılıçdaroğlu ile Soner Yalçın'ı buluşturan ortak özelliğin de aynı çakmalıkta saklı olduğunu söylesem, şaşırır mısınız?

Projelerin ortak noktası 'çakma' olması

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın tarzını aynen alıp CHP siyasetine taşırken hiçbir şekilde mahcubiyet duymayan Kılıçdaroğlu'nun Erdoğan'dan farkı attan düşmesi değil yürüyen merdivene tersinden binmesi. AK Parti'nin önem verdiği projeleri Kılıçdaroğlu 'çalmasın' diye noterden tasdik ettirmesi durumun vahametini ortaya koyuyor aslında. Soner Yalçın'ın ise Kılıçdaroğlu siyasetine uygun düşen ilk öncül icraatı Fehmi Koru'nun Taha Kıvanç'ına karşı Baha Kıvanç'ı çıkarması, bunu yaparken de tek ölçüt olarak sen vur da doğruluğu yanlışlığı mesele değil, rakibin gözden düşsün yeter uyanıklığı olur hep. İkinci çakmalığı ise Şevket Eygi'nin gündeme getirdiği "Efendi"leri sanki ipliğini pazara çıkarıyormuş gibi yapıp meşrulaştırmak dışında bir şey değildi. Soner Yalçın'ı daha sonra -öncesi de var elbette- Yalçın Küçük'le buluşturan 'şey'in ne olduğunu bilmiyoruz ama iki sabetaist (!) düşmanının bilgi paylaştığı kesin. Mesela üç isimli iseniz kesin sabetaist olabilirsiniz. İsminizde geçen harfler sizi bilmediğiniz düşmanın ta kendisi yapabilir. Eğer siyasette iseniz sevmediğiniz, beğenmediğiniz isimleri üç kuşak ceddini bilseniz de yaftalayabilirsiniz. Sulandırmanın 'Yalçın Küçük'çesi böyle oluyor. Sonuçta Küçük'ün kendisi de bir sabetaist olabileceğini açıkladı da gönül rahatlığıyla 'anladık sizin numaralarınızı' diyebildik filmin son sahnesinde.

İsrail 'oda'ya dost mu düşman mı?

Kılıçdaroğlu ve Yalçın'ı buluşturan ilginç bir gelişme oldu geçtiğimiz hafta. Uzun süredir sadece çamur at izi kalsın mantığıyla kurgulanan 'karanlık' Oda TV'ye bu kez mahkeme kararıyla baskın yapıldı. Elbette ki bu baskından en çok rahatsız olan ana muhalefet lideri Kılıçdaroğlu. "Yargıya baskı var"dan "yargı baskı yapıyor"a giden yolda işaret levhalarının bir önemi yok. Kılıçdaroğlu'nun da 'hafıza' diye bir sorunu yok zaten. Bakınız başörtüsü konusunda sabahki açıklamayla akşamki açıklamaların birbirinin tam zıddı olması.

Soner Yalçın acaba haksızlığa mı uğradı? Bilemem, 'yandaş' olarak ismi çıkan yazarların verdiği desteğe bakılırsa 'masumluk' vizesini alması yakın görünüyor. Soner Efendi'ye verilen 'medya' desteği Sevilay Yükselir'i isyan ettiriyor. Haklı da. Evine, ailesine bağlı ve 'anne' yazarı bir dış gezi üzerinden haftalarca yıpratan ve 'ahlaksız' çağrışımlarla ipi boynuna geçirmeye çalışan Oda TV'nin hezeyanları karşısında yanında duracak gazeteci bulamayan Yükselir, şimdi 'ettiğini bulan' Soner'e bunca desteğe müthiş şaşırıyor.

Mahkemenin elinde ne olduğunu, ODA TV'de bir araya gelen ekibin neler çevirdiğini bilmiyoruz. İktidara karşı siyaset yoluyla mücadele koridoru açamayanların 'ülkeyi yangın yerine çevirmek' pahasına harekete geçeceğini bilmeyen yok. Oda TV'nin 'inanç' ekseninde iktidar ya da muhalefet ayırmadan herkese acımasızca satır indirdiğini de biliyoruz. İsrail'in ve Amerika'nın oyunları olarak gösterdikleri 'Ergenekon' davasında 'dışarı'yı gösteren aynı ekip bu kez Mavi Marmara katliamını yapan İsrail'in yanında dururken hiçbir sıkıntı duymayabiliyor. Oda TV'ye yapılan baskınla ayağa kalkanın ABD Büyükelçisi olmasını nasıl yorumlamalıyız? 'Ulusalcılık' maskesi yırtılacak olsa altından Amerikancılık çıkar mı? Ya daha başka neler çıkar?

Mısır'da Müslüman Kardeşler'in gücünü bile Amerikan oyunu olarak niteleyenlerin bu kukla hallerini sürdürebilecekleri dünyada kim neyi niçin savunuyor olacak?

Bunlar büyük sorular elbet. Ve şimdilik bu oyun devam edecek gibi görünüyor.

Soner Yalçın Küçük'ün maceraları

Benim görebildiğim, Hanefi Avcı'nın kitabı başta olmak üzere çok sayıda 'proje'nin 'sipariş'le yazdırıldığı ortaya çıkabilir. Soner Yalçın'ın "Bay Pipo"sundan başlayarak tüm kitaplarını süzgeçten geçirmek gerek. Onu en iyi anlatacak kişinin Doğu Perinçek olduğunu da söyleyebilirim. Şimdilerde yeniden 'dostluk' çiçekleriyle 'oda'ları doldurduklarını ve kurgulanacak yeni oyunlar için senaryo yazma aşamasını iple çektiklerini söylemek iddia olmasa gerek. Kurtlar Vadisi konseptinde 'danışman' olarak başlayan Soner Yalçın'ın çizgisinde bir sapma yok aslında. Devletin 'derin'lerini senaryolaştırdığına göre bu konuda eline su dökecek kimse de yok. Benim asıl merak ettiğim, Kurtlar Vadisi'nden ayrıldığında yeni bir dizi oluşturmuştu. Hizbullah'ın lideri Hüseyin Velioğlu'na polis baskınıyla başlayan "Sağır Oda" dizisinin ilk bölümü o kadar çok senaryosu değiştirilerek çekilmişti ki şaşırmamak elde değildi. Asıl gerçekleri bilmesine rağmen konuyu başka bir düzlemde işleyen Soner Yalçın'ın bizden gizledikleri ne olabilir? Cem Ersever hayatta olsaydı da anlatsaydı bu çok bilgili Soner Yalçın'ın 'tecrübe'sini nereden edindiğini.

Bu arada son bir not daha aktaralım. Kılıçdaroğlu tarafından 'kapatılan' Halk TV'nin en önemli hisseleri Deniz Baykal'da. Kılıçdaroğlu'nun Baykal'a yaptığı 'Halk TV'yi Soner Yalçın'a ver ODA TV yayına başlasın' teklifine 'Baykal 'hayır' dedi. Soldan meclise yol arayan Silivri sakinlerinden Balbay ve Özkan'a şimdi Yalçın da eklenirse hiç şaşırmamalı.

Soner Yalçın Küçük'ün maceraları nasıl bitecek merak ediyorum. Bakarsınız Amerikan büyükelçisi ülkemizdeki 'demokrasi'ye bir ayar gerektiğine inanır da 'Silivri'deki sivili apoletlisi 'derin' bir oh çeker!

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 21.02.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: medya, odatv, soner yalçın, ergenekon, gazetecilik,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • açık...

    Konuyu açalım,netleştirelim.Siyasi yapısı kısa zaman sonra revize edilecek olan ülkede iki adet siyasi parti kalacak!..Spor olsun diye oy vermeye gideceğiz.Sayın yazarın kafası çok karışık.Açayım dedim...

    toraman | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 21 Şubat 2011 16:55

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Ünal Ateş

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. 'Arap Baharı' Batı'nın yeni oyunu mu?
    2. İsrail'e Türk medyası öpücüğü!
    3. İsrail, Türkiye'yi kaybetmeyi neden göze aldı?
    4. 'Kan akacak' müjdesini verenler şimdi mutlu mu?
    5. İETT'de irtica sallamaları!
    6. Bu yıl Ramazan medyaya da geldi!
    7. Ne olacak şu İsrail'in hali!
    8. BDP, İmralı ve PKK üçgeninin mimarı kim?
    9. Yerel gazetelerden sosyal medyaya geçtik, çok değiştik çok!
    10. Şimdi gerçekleri konuşmak zamanı
    1. Müjdat Gezen ve Levent Kırca neden 'MADARA' oldular?
    2. Ertuğrul Özkök, İHL gençliğinden duyduklarına neden şaşırdı?
    3. Biri Ahmet Hakan'ı durdursun!
    4. 'Hükümet deviren pazarlığın kaseti' ve Ahmet Hakan!
    5. 'Karanlık' 'ODA'da sadece Soner Yalçın mı var?
    6. 'Arap Baharı' Batı'nın yeni oyunu mu?
    7. 'Hakaretmetre'yle çalışan 'yüzsüz' yazarlar
    8. Şimdi gerçekleri konuşmak zamanı
    9. İsrail, Türkiye'yi kaybetmeyi neden göze aldı?
    10. Ağzı bantlı medyanın elinde ne var?
    1. 'Karanlık' 'ODA'da sadece Soner Yalçın mı var?
    2. Biri Ahmet Hakan'ı durdursun!
    3. Müjdat Gezen ve Levent Kırca neden 'MADARA' oldular?
    4. Ertuğrul Özkök, İHL gençliğinden duyduklarına neden şaşırdı?
    5. İslam ümmetinin başı sağ olsun!
    6. 'Hakaretmetre'yle çalışan 'yüzsüz' yazarlar
    7. Ağzı bantlı medyanın elinde ne var?
    8. Haçlı seferleri biterse ne olacak?
    9. Papyonlular mı, bağdaş kuranlar mı kazanacak?
    10. Manşet oyunlarında son dönem mi?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Erken düşen süt dişleri gelişim problemlerine yol açıyor
    10. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek