milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

'Kan akacak' müjdesini verenler şimdi mutlu mu?

22 AĞUSTOS 2011
PZT 03:20

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Terörle mücadelede bir dönüm noktasındayız artık.

Düne kadar farklı umutlar taşıyor, karşılıklı yeni tezlerin geliştirilebileceğini, kangren olmuş yaranın iyileşmeye yüz tutabileceğini düşünüyorduk. Adına 'milli birlik ve kardeşlik' projesi denilen ve daha çok 'açılım' olarak dillendirilen çalışma çok gecikmiş bir adımdı. Toplumsal güven noktasında iki farklı uca savrulmuş acılarıyla yaşamak zorunda kalanlar için her şey 'zorluk' içeriyordu.

Meselenin devlet kısmında çok ciddi sorunların 'oluşturulduğunu' biliyoruz. Feodal bir yapıyla birlikte anılan Güneydoğu bölgesinde son çeyrek asırda en büyük ağanın PKK olması şaşırtıcı değil. Diyarbakır cezaevinde yapılan işkenceler, devletin dışlayıcı politikaları 'eli kanlı bir örgüt'ü bölge insanıyla baş başa bıraktı. Sonraki yıllarda köy boşaltmalarla, ev yakmalarla, kamuflajlı 'özel' çalışmalarla bölge insanını yerinden eden bir taktik izlendi. Köyler apar topar boşaltılmış, Diyarbakır'ın varoşları işsiz ve geleceğini oluşturamayan insanlarla doldurulmuştu.

Bölgeye hakim olan duygu 'öfke' olurken, Batı'da da 'şiddet'in dili kutsanıyor, karşılıklı 'cehennem azabı' adeta normalleştiriliyordu. Uzaktan bakıldığında terörle mücadele adına hukuksuz cinayetler işleniyor, bölgeye korku salınıyor, uyuşturucu trafiğinde ortak çıkarlar oluşturuluyor, her şey kamuoyuna 'terörle mücadelede kararlı adımlar' olarak yansıtılıyordu. Bölgenin iş adamlarının isim listeleri MGK'larda oluşturuluyor, Başbakanlar eliyle suikastlara zemin hazırlanıyor, kimi isimler pazarlıklarla kendilerini ipten aldırıyordu. Kirli tezgahları fark eden bürokratların 'temizlenmesi' ise bir cinayet şebekesine bırakılıyordu.

Merhum Erbakan'ın gayreti

Türk siyasetinde bu çözümsüzlüğe dur diyenler oldu. Refahyol döneminde merhum Necmettin Erbakan oluşturulan kirli oyunu deşifre edecek adımlar atmıştı. PKK'nın elindeki askerleri kurtarmak için bölgenin sevilen vekili Fethullah Erbaş'ı göndermiş, çözümü oluşturabilecek kararlılık sergilemişti. Çekiç Güç adına bölgede oyun oynayan ABD ve İsrail'in gizli planlarını fark etmişti Erbakan. Uzun yıllar mühendis olarak çalışan Recai Kutan ve arkadaşları arı gibi hizmet götürmeye çalıştıkları bölgede nasıl bir oyun tezgahlandığını görüyorlardı. Daha sonra Abdullah Öcalan'ın açıklamasına göre bu adımlar devletin içindeki kliklerce hoş karşılanmamış, Erbakan'ın siyasi hayatının bitirilmesinde rol oynamıştı. Çünkü 'kürt sorunu' özel alanda oluşturulmuş, çözümü istenmeyen bir mesele haline de getirilmişti. Meselenin dış boyutları da olduğu oldukça açıktı.

Karanlığa bırakılmış yıllarda meydana getirilen nefret bölge insanını PKK'nın yanına itti. Bugüne gelindiğinde bölge insanı dışındakileri şaşırtan bir tablo ortaya çıktı.

Meclis'ten yaka paça atılan dört milletvekilini hapse koyarak bölgenin gücünü kırdığını zannedenler, nasıl bir öfke biriktirdiklerine dönüp bakmıyorlardı bile. Bölge insanının sorunlarını öne çıkaran partiler art arda kapatılıyor, siyasi alanda birikmişlikler 'terör' hanesine yazılıyordu.

Günümüzde bölge halkı adına mazbata alıp Meclis'e giden 'bağımsız' vekillerin partisinin adı BDP. PKK'nın dönem dönem silah bıraktığını, dönem dönem de devletle pazarlığa oturmak için hamleler yaptığını biliyoruz. ABD ve MOSSAD işbirliğiyle Türkiye'ye teslim edilen Abdullah Öcalan'ın 'İmralı sakini' olmasıyla rahat bir nefes alacağını zanneden devletin yeni sorunu vardı. Kandil hâlâ hareketliydi ve terörü birilerinin bitirmeye niyetleri yoktu.

BDP 'derin çeteler'in yanında

BDP'nin geliştireceği siyasetin bir ucu 'silahlı güç'ten uzak değildi. Çünkü temsil ettiği halkın sorunlarından kaçabilme şansı yoktu. Bölgede 'devlet eliyle' oluşturulan 'nefret söylemi' etkili olmuş, insanların umudu PKK'ya yönelmişti. Oysa bölgede en fazla halka zarar veren örgüttü PKK. BDP'nin çözüm için atacağı adımlar hem bölge için hem de Türkiye için bir 'umut' oluşturabilirdi. Bu, yeni dönemde otoriter yüzü iyice karartılan devlet anlayışını topluma da yakınlaştırıyordu. Bölgede iktidar partisi gücünü korurken, BDP'nin sert bir çizgi izlediği görülüyor. Son seçimler öncesinde özellikle yeni anayasa konusunda gerçekleştirilen referandumda kötü bir sınav veren BDP, 'hayır' cephesinde adeta 'celladına gülümsercesine' bölgede 'zulümleriyle' anılan isimlerle yan yana düşüvermişti.

Devletin bağırsak temizliği yaptığı yeni dönemde 'Ergenekoncu yapı'ların devlet adına ne tezgahlar kurduğu açığa çıkıyor, hukuk haklarında verilecek ceza için 'sabıka kaydı'nı alıyordu derin çetelerin. Güneydoğuda kirli savaşın görünmeyen yüzünde yer alanlar tek taraflı değildi. Derin çeteler her iki tarafta da vardı. Cumhurbaşkanlığı seçimine karşı '367' operasyonu yapmaya çalışanlara karşı bölgeden de güçlü bir ses yükselmişti. Statükonun yanında yer alanlara verilen bir cevaptı bu. Ancak sonraki süreçte bölge insanını statükoyla aynı safa yazanlar bölge adına siyaset yaptığını ileri sürenler olmuştu.

Mahmut Alınak artık kına yakabilir!

Meclis'te oluşan halk iradesinin önüne önce 'ben oynamıyorum' diyerek CHP çıktı, beklendiği gibi fazla uzun sürmeden çark etti. Seçilmesi için ilan ettikleri adaylar hakkında henüz adalet hüküm vermemişti. BDP de aynı yolu deneyerek, bilinçli bir gerilim politikası gütmüştü.

Geçtiğimiz seçim öncesi bugün yaşanabilecekler hakkında öngörüsü olan isimler nedense hep BDP çevresinde yer alıyordu. Mahmut Alınak ekranlarda sırıtan bir hüzünle 'kan akacağını' işaret ediyor, barış diyordu. Bu barış öyle bir çıkıyordu ki ağızdan tehdidi göremeyene aşk olsun. Barış (!) tehdidinde yalnız değildi Alınak. Aysel Tuğluk da aynı dili konuşanlar arasındaydı. DTK'nın 'özerlik' açıkladığı gün PKK kanlı baskın düzenlemiş, adeta bu sonucu yedeğine alarak güç gösterisinde bulunmuştu. BDP'lileri dinleyenler kanı devletin akıtacağını öngörüyorlardı. Oysa ortada devletin hesapsız güç kullanımı yoktu. Sonra Ramazan'ı hepimize zehir eden şehit haberleri, kanlı pusular geldi. Anlaşıldı ki BDP'lilerin 'kan akacak' diyerek ortalığı ayağa kaldırmalarındaki amaç, PKK'nın hain emellerini öne çıkarmasıymış.

Oysa Sırrı Süreyya Önder, Ertuğrul Kürkçü ve Altan Tan gibi isimleri bünyesine alan BDP, çözüm için doğru adımlar atılacağına dair bir umut oluşturmuştu. Bölge insanı adına hem PKK'ya hem de devlet erkine 'akan kan dursun, işte çözüm önerimiz' diyebilecekti.

Oysa onlar Meclis'e gelmeyecek, toplantılarını 'alternatif çay partisi' olarak Diyarbakır'da yapacaklardı. Eh, PKK'nın Kandil partisi de boş durmayacaktı bu arada.

PKK muhatapsa BDP ne?

Şimdilerde BDP'li isimlerden gık çıkmıyor. Selahattin Demirtaş'ın 'vaziyeti idare' etmeye yönelik açıklamaları kimsede bir his oluşturmuyor. Oysa Alınak 'ben demiştim' diyerek ortalığı havalandırabilir, zil takıp oynayabilir. Emine Ayna, Aysel Tuğluk gibi değerli şahsiyetler 'bizi dinlemediniz' diyerek karşımıza çıkabilirler. Mutluluktan halay mı çekerler yoksa ağıt mı yakarlar bilemem. Bildiğim iftar sofralarına kan bulaştıranları bu milletin asla affetmeyeceği. Bu kanlı baskınları önceden sevinçle haber veren BDP'lilerin payına ise asla 'barış ve kardeşlik' lafları düşmeyecek. Eğer birileri intikam alıyorsa bunda artık BDP'nin de payı var.

Düne kadar bölge siyasetçilerinin çıkışıyla mazlumları koruyan(!) PKK bu kez gerçekten zalim konumuna geliyordu. Devlet adına atılan iyi niyetli adımların hiçbirine iştirak etmeyen BDP'nin bölgeyi geren politikaları 'bakın PKK mücadele ettiği için devlet haklarımızı veriyor, öyleyse şiddetle sonuç almaya devam' gibi bir abukluğu kabullenerek siyasetin alanını tarumar ettiler. Madem bölgenin haklarını savunan PKK öyleyse BDP'ye ne gerek vardı diyenler de artık siyaseti muhatap almıyorlar.

PKK tarafından esir alınan 'kürt siyaseti'nden ve bölgeden sağduyulu bir ses yükselebilir mi? Hiç sanmıyorum. En iyisi sivil iradeden terörle bölge insanını ayırmasını, bölgede acı çektirilen insanlara haklarını vermeye devam etmesini beklemek. PKK ve BDP'ye rağmen 'haksızlık ve adaletsizliği' sona erdirmeye devam etmeli, Kürt vatandaşlarımıza haklarını verirken el titretmemeli.

Millî Mücadele'yi birlikte kazandığımız ruhun önüne ne derin çeteler ne de PKK'nın esaretindeki ırkçılığın bayraktarı BDP geçememeli.

Bunca acıdan sonra derin BDP'nin aradan çekilip, Türkiye halkını dikkate alan bir BDP'nin varolmasını arzu ediyor, bölge insanının iki taraflı derin çetelerden çok çektiğini, biraz rahat nefes almaya ihtiyaçlarının olduğunu söylemek istiyorum.

Dediğimi anlasa anlasa Altan Tan anlar, umarım doğru anlar!

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 22.08.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: erbakan, seçim, ysk, saadet partisi, seçim yasakları, propagandalar, mustafa kamalak, trt, şerafettin kılıç, izmir, kadıköy meydanı, kazlıçeşme meydanı, chp, akp, rtük, üsküdar, canlı pankart,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Ünal Ateş

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. 'Arap Baharı' Batı'nın yeni oyunu mu?
    2. İsrail'e Türk medyası öpücüğü!
    3. İsrail, Türkiye'yi kaybetmeyi neden göze aldı?
    4. 'Kan akacak' müjdesini verenler şimdi mutlu mu?
    5. İETT'de irtica sallamaları!
    6. Bu yıl Ramazan medyaya da geldi!
    7. Ne olacak şu İsrail'in hali!
    8. BDP, İmralı ve PKK üçgeninin mimarı kim?
    9. Yerel gazetelerden sosyal medyaya geçtik, çok değiştik çok!
    10. Şimdi gerçekleri konuşmak zamanı
    1. Müjdat Gezen ve Levent Kırca neden 'MADARA' oldular?
    2. Ertuğrul Özkök, İHL gençliğinden duyduklarına neden şaşırdı?
    3. Biri Ahmet Hakan'ı durdursun!
    4. 'Hükümet deviren pazarlığın kaseti' ve Ahmet Hakan!
    5. 'Karanlık' 'ODA'da sadece Soner Yalçın mı var?
    6. 'Arap Baharı' Batı'nın yeni oyunu mu?
    7. 'Hakaretmetre'yle çalışan 'yüzsüz' yazarlar
    8. Şimdi gerçekleri konuşmak zamanı
    9. İsrail, Türkiye'yi kaybetmeyi neden göze aldı?
    10. Ağzı bantlı medyanın elinde ne var?
    1. 'Karanlık' 'ODA'da sadece Soner Yalçın mı var?
    2. Biri Ahmet Hakan'ı durdursun!
    3. Müjdat Gezen ve Levent Kırca neden 'MADARA' oldular?
    4. Ertuğrul Özkök, İHL gençliğinden duyduklarına neden şaşırdı?
    5. İslam ümmetinin başı sağ olsun!
    6. 'Hakaretmetre'yle çalışan 'yüzsüz' yazarlar
    7. Ağzı bantlı medyanın elinde ne var?
    8. Haçlı seferleri biterse ne olacak?
    9. Papyonlular mı, bağdaş kuranlar mı kazanacak?
    10. Manşet oyunlarında son dönem mi?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Erken düşen süt dişleri gelişim problemlerine yol açıyor
    10. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek