Yazar Irwin Shaw'ın tüm dünyada ilgiyle seyredilen 'Ölüleri Gömün' oyunu, 2010-2011 sezonunda İstanbul Devlet Tiyatroları tarafından seyircinin beğenisine sunuldu. İçerdiği mesaj itibariyle, daha en baştan, alkışı hak eden bir eser olarak, beklenen ilgiyi de gördü. 'Ölüleri Gömün' savaş karşıtı bir oyun. Shaw bu oyunda insanoğlunun savaşlarda yaşadığı acıları başka bir pencereden değerlendiriyor. Kim haklı kim haksız ayırımı yapmaksızın, savaş karşıtlığına soyunuyor. Bunu yaparken de en çok içinde yaşadığı toplumu eleştiriyor. Oyunda, savaşların gerçekte kimler tarafından kazanılıp kaybedildiği de çarpıcı bir biçimde dile getiriliyor. 1913 yılında doğan Shaw yazarlık kariyerinde çok sayıda savaşa tanıklık etti. Haliyle savaşın acılarını bizlerden daha iyi biliyor. Bu yönüyle aktarımları ve düşünceleri önemli. Mutlaka bu oyunu seyretmenizi, seyredemezseniz, tekstini okumanızı öneririm. 'Ölüleri Gömün' her izlenişte zihinlerde yeni kapılar aralayan bir oyun.
1950'li yıllarda Roland Barthes ve Claude Levi-Strauss'un çalışmalarıyla popüler olan yapısalcılık, görünen olgu ve olayları anlamak için onların altında yatan gerçekliğe bakmaya öneriyordu. Özellikle dil ve kültür alanında kafa yoran yapısalcılar, her türlü dilsel süreci bir şifreleme olarak değerlendirip, bu şifrelerin çözümü için dilin yapısının çözülmesi gerektiğini söylediler. Yapısalcı olduğum söylenemez ama metin okumaları, ve dile yüklenen anlam bütünlüğü açısından, yapısalcıların yanıldığını söyleyemeyiz. Sadece dil değil eşelenmesi ve çözümlenmesi gereken, her şey.
2006 yılında vizyona giren 'Kanlı Elmas' filmi, sıradan bir macera filmi olmanın ötesinde, Afrika'da yaşanan gerçeklere yapılan bir çağrıydı. Popüler kültürün ikonlarından Leonardo Di Caprio'nun başrolünü oynadığı film dünyadaki 'Elmas' piyasası ve Afrika'da yaşanan iç savaşlar paralelinde farklı şeyler söylüyordu. Elmas'ın daha çok Afrika, Hindistan, Endonezya, Avustralya gibi ülkelerden çıkarıldığı düşünüldüğünde, dünyanın çeşitli yerlerinde yaşanan ve yaşanmaya muhtemel karışıklıkların nedenleri, biraz daha beliriyor insanın gözünde. Elmas borsasının kalbi Anvers, New York ve Tel Aviv'de atıyor. Elmasın anavatanında elmas, değer bile bulmuyor. 2003 yılında, çeşitli sanatçıların tarafından ortaklaşa çıkarılan "Savaşa Hiç Gerek Yok" singelın da sanatçılar topluma şöyle sesleniyordu. 'Kimlerdensin, onlardan mı? Petrolden mi, hayattan mı?
Bu yüzden savaşların, iç kargaşaların, kaosların nedenleri, çoğu zaman petrol, kimi zaman yer altı zenginlikleri, ama hep ekonomik değer ifade eden maddeler çevresinde yaşanıyor. Bizim bunları görmemiz gerekiyor. Çoğu zamanda da bize bunların gösterilmesi gerekiyor. İnsanlığın kendi kendini hadım ettiğini düşünüyorum, fotoğrafın geneline bakınca. Haydar Ergülen'in Yedi İklim Dergisi'nde çıkan bir şiirinden not almışım şu dizeleri...
"Hepimiz kardeşiz
İnsanlara değil
Hayvanlara söylüyorum bunları".


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



