milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

'İnsancıl Devlet'

04 AĞUSTOS 2011
PER 02:55

[-] Normal [+]
  • Dünya
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Geçen hafta aramızdan ayrılan İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nin iz bırakan hocalarından Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Bakır Çağlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde Türkiye aleyhine açılan davaların avukatlığını yapıyordu. Bakır Hoca 1990'lı yılların başında başladığı bu görevi 6 yıla yakın yaptı ve 200'e yakın davaya girdi. Davaların büyük çoğunluğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yaşanan insan hakları ihlalleri ile ilgiliydi.

Bakır hoca, 1999 yılında gazeteci Neşe Düzel'e verdiği röportajda, hem Strasbourg mahkemelerinde girdiği davaların içeriğini anlatmıştı hem de karşılaştığı ve kendisini şaşkına çeviren birtakım olayları... Terörün bölgede bugün böylesine kök salmaya başlamasının nedenlerini geçmişte yapılan insan hakları ihlallerinde, zulümlerde, yanlış siyasi karar ve uygulamalarda aramak gerekiyor. Bunun neticesinde de kaybedilmeye başlanan halk, bölücü akımların kucağına itiliyor ne yazık ki...

Prof. Dr. Bakır Çağlar'ın gazeteci Neşe Düzel'e bundan 12 yıl önce anlattıklarından bir bölümü, bugünkü tabloyu anlamamıza yardımcı olması açısından paylaşmak istiyorum:

- Siz Strasbourg'da Devletin uygulamalarının ya da masumiyetinin savunulması için mi bulunuyordunuz?

- Devleti savunma diye bir işim yok benim. Beni ilgilendiren insanlardı ve o insanlar mağdurdular. Hem bakın, bu iş görüldüğü kadar basit değil. Şırnak'ta bir davaya gittim. Sabahın üçü, bir panzer devriye geziyor. Bir yer mayınına basıyor panzer. Orada görevlendirilmiş üç tane polisten iki tanesi gidiyor. Üçüncüsü yaralı. Tepkisi ne oluyor biliyor musunuz? Yukarıya çıkıyor, makinalıyı kullanıyor tabii. O olayda bir sürü insan öldü. Bir başka olayda bir yarbayı dinliyoruz. Güneydoğu'da görev yapmış, sonra Batı'da görevlendirilmiş. Güneydoğu'dayken kızı ufakmış. PKK, saldırı başlattığında önce santralı devre dışı bırakıp, elektrikleri kesermiş. Yarbay'ın küçük kızı da yatağın altına saklanırmış. Şimdi büyümüş, on sekiz yaşında. Batı'da elektrik kesildiği zaman gene yatağın altına giriyor. Bu durumda devlet, insan ayırımı yapabilir misiniz? Biz insancıl bir devleti, hukuk devletini yaratamadık. Bir türlü devlet 'biz' olamadık. Bu olayların sorumlusu hepimiziz. Benim duygusallığımı ve düşünce sistemimi en çok zorlayan davalar Güneydoğu davalarıydı.

- Nasıl zorladı bunlar sizi?

- Güneydoğu davaları, köy boşaltma, köy yakma, insanlık dışı aşağılatıcı muamele, yargısız infaz gibi davalardı. Ben uzun süre Fransa'da eğitim yapmış, İstanbul'da oturan, Kıbrıs'ı seven ve Strasbourg'u yadırgamayan biriyim. Ama günün birinde tanık dinlemek için Strasbourglu yargıçlarla birlikte Güneydoğu'ya gittim. Ankara'nın ötesine geçmemiş biri olarak büyük bir kültür şoku yaşadım. Şırnak'a gittim ve hayatım ikiye bölündü benim. Amerikalıların bir 'Vietnam sendromu' var ya, bir insanın hayatının öncesi ve sonrası diye ikiye bölünmesi demektir bu, o sendromu ben de yaşıyorum ve hâlâ kurtulamadım. Ruhsal olarak sakatlandım. Şırnak'tan döndüğümde ben artık aynı insan değildim.

- Ne gördünüz orada?

- Gerçeği gördüm. Türkiye'nin dörtte birinde farklı bir hayatın yaşandığını gördüm. Orada insanlıklarının dahi farkına varamayan insanlar var. Bugün orada 20 yaşına gelmiş gençlerin hiçbiri 'olağan hali' henüz yaşamadı. Hepsi doğduğundan beri 'o hali' yaşıyor. Böyle bir ortamdan yurttaş yaratabilir misiniz? Sakatlanmış insanlar onlar. Ben Güneydoğu'ya gittiğimde bir spagetti western mekânında yaşadığımı anladım. Oysa o güne dek John Ford'un westernlerinde yaşayan biriydim. Bilirsiniz, western filmlerinde iki farklı ekol vardır. Birincisi klasik western, yani John Ford ekolü. İkincisi spagetti western, Sergio Leone ekolü. John Ford'un filmlerinde kovboy barın hemen üst katındaki odasından aşağıya iner ve çarpan kapıdan çıkıp dışarı bakar. Gün doğmaya başlamıştır, "Ne güzel bir hava" der. Sergio Leone'nin kovboyu da odadan alt kata bara iner, çarpan kapıyı açar ve dışarı çıkar. Ve, beyninin ortasına bir kurşun yer. Ben de kafası delik dolaşan bir insanım artık.

- Peki istifayı ilk ne zaman düşündünüz?

- Strasbourg'da bir olaya tanık oldum. PKK'lı militanların olay çıkartmalarından çekinildiği için, 600 metre ötedeki mahkemeye gitmek için zırhlı araca binmem gerekiyordu. Zırhlı araca binmedim. Yürüdüm. Baktım, Almanya'dan protesto etmeye gelmiş Kürt kökenli Türkler bir duvarın dibine çömelmişler. Ellerinde domates ekmek, onu yiyorlardı. Domates ekmek. İşte o zaman yanlış yaptığımı anladım. Domates ekmek yiyen insanların bizim insanımız olması gerekirdi. Ben onlara nasıl karşı çıkardım?

Galiba biz "domates-ekmek" yiyenlerin bizim insanımız olduğunu unuttuk. İnsancıl devleti tesis edip, hukuk devleti ilkelerini hayata geçiremedik. Halkı bir bütün olarak kucaklayamadık. Bütün bu hataları, geçmişten bugüne karar verme gücünü elinde bulunduran siyasi irade yaptı. Siyaset mekanizmasının yaptığı yanlış uygulamaları/hataları askeri önlemlerle düzeltmeye çalışmanın, asker ya da polis sayısını artırarak soruna kalıcı çözüm üretmenin yanlışlığını da artık görmek gerekiyor. Görev siyaset kurumunun; İnsancıl Devleti kurmak ve hukuku egemen kılmaktan başka çıkar yolumuz yok.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Dünya bölümü’nde 04.08.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: anayasa, referandum, tbmm, seçim, akp, chp, mhp, bdp, ahmet gündoğdu, 1982 anayasası, mustafa şentop,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Dr. Abdullah Özkan

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Veda...
    2. "Düzen Kuran" Türkiye
    3. Hukuk yoksa, Eşkıya düzeni vardır...
    4. Dış Politikada Devlet Aklı...
    5. Yeni muhalefet
    6. Libya'nın hangi dostları!
    7. Türkiye yalnızlaştırılıyor
    8. Bayram...
    9. Bilimin piyasaya isyanı!
    10. Küresel medya...
    1. Küreselleşen iletişimin yansımaları
    2. Kriz yönetimi stratejileri
    3. Küresel kuşatma ve milletin gücü
    4. Dış Tehdit ve Türkiye
    5. Tanıtmayan tanıtım
    6. Medya okur yazarlığı
    7. Amerikanlaşan Irak
    8. Yeni bir dünya için Türkiye ne yapmalı?
    9. Bushizm…
    10. Neo Con’lar istiyor Bush yapıyor…
    1. İsrailli yöneticiler, “savaş suçlusu” olarak yargılanmalıdır
    2. Türkiye'nin farkında mısınız?
    3. Vesayet!
    4. Köşe yazarlarına acı haberim var
    5. Türkiye kime “model”, neye “ortak”?
    6. Türkiye, AB müzakerelerini hemen kesmelidir!
    7. Brezilya Dersleri...
    8. Obama operasyonunun hedefi, İslam dünyası
    9. Basın özgür değilse Demokrasi topaldır
    10. Siyasetin Çıkmazı
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Dünya

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. Yunan gazeteciler greve çıktı
    4. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    5. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    6. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    7. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. Avustralya Dışişleri Bakanı: Suriye'deki katliam acımasız ve alçakça
    10. Müslüman Kardeşler: Esed rejimi, zulümde Cengiz Han'ı geçti
  • Diğer

    1. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    2. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    3. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    4. Erken düşen süt dişleri gelişim problemlerine yol açıyor
    5. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    6. Hac kuraları yarın çekilecek
    7. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    8. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    9. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    10. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek