Yaşlı dünyamızda mâzisi olmayanın âtisi/geleceği de olmaz. Bütün insanlar ve çağımız dünyasında özellikle Müslümanlar için mâzi, tarih, tarih şuuru ve âti/gelecek idraki önemli. Dünyamızda cereyan etmekte olan pek çok dinî, ilmî, iktisadî, siyasî ve sosyal gelişmeye bakıldığında, âti/gelecek idraki önemli olduğu kadar da elzem/gerekli. Hele âtiyi karanlık görüp azmi, çalışmayı, gayreti, gerekenleri yapmayı bırakmak; olacak şey değil...
"Âti" şiiri, Mehmet Âkif Ersoy'un güzel bir şiiridir. Meramımı daha iyi ifade edebilmek amacıyla istiklâl ve istikbal şairimizin "Âti" şiirindeki mısraları ile başlıyorum:
Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak...
Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.
Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle.
İmânı olan kimse gebermez bu ölümle:
Ey dipdiri meyyit, 'İki el bir baş içindir.'
Davransana... Eller de senin, baş da senindir!
His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?
Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin.
Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın?
Esbâbı elinden atarak ye'se yapıştın!
Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan
Tek bir ışık olsun buluver... Kalma yolundan.
Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk!
Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!
Hüsrâna rıza verme... Çalış... Azmi bırakma;
Kendin yanacaksan bile, evlâdını yakma!
İslâm âlemi mâzide büyük devletler, imparatorluklar ve medeniyetler kurarak buraya geldi; Emeviler, Abbasiler, Karahanlılar, Gazneliler, İlhanlılar, Selçuklular, Osmanlılar. Bugünkü İslâm ülkeleri sonra Avrupa'nın sömürgeleri hâline geldiler. Daha sonra daha acı günler yaşandı, sömürü sermayesi dinsiz diktatörleri Müslümanların başlarına musallat etti, tarihin en acı dönemi yaşandı... Sömürü sermayesi şimdi de diktatörleri uzaklaştırıp daha büyük bir fitne ve fesat için harekete geçti... Ancak, daha önce de yazıp hatırlattığım üzere; onların mekri/planı/projesi yani "BOP"u varsa; elbette Allah'ın da projesi vardır. "O" proje yapanların hayırlısı olduğundan, sonunda onların fitneleri, fesatları, projeleri, eski veya yeni "BOP"ları hep bize yaramaktadır. Zamanla biz onların fitne ve projeleri sayesinde daha ileri ve güçlü ülke oluyoruz. Nitekim İran ve Türkiye bunun en açık örneğidir. Genelde İslâm âlemi ve özellikle bu iki ülke, yakın âtide/gelecekte önemli görevler yükleneceklerdir. Sonuç olarak düşmanların fitne ve fesatları rahmete dönüşecek, Allah onların şerlerini hayra dönüştürecektir. Genel olarak İslâm âleminde ve özel olarak Libya başta olmak üzere Kuzey Afrika ile Ortadoğu'daki diğer ülkelerdeki gelişmeleri böyle değerlendirmek gerekir. Bize düşen, istiklâl ve istikbal/"âti" şairimizin dediklerini yapmaktır...
Sâhipsiz olan memleketin batması haktır;
Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır.
Feryâdı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar...
Uğraş ki: telâfi edecek bunca zarar var.
Feryâd ile kurtulması me'mûl ise haykır!
Yok, yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır!
'İş bitti... Sebâtın sonu yoktur!' deme, yılma.
Ey millet-i merhûme, sakın ye'se kapılma.
Gelecek yazı, "Âtide Türkiye ve İran'ın görevleri" üzerine olacaktır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



