Tarihte
yaşanmış olan büyük gelişmeler hep “bir kişinin ayağa kalkması” ile
başlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti ellinci yılına hazırlanırken kimsenin
beklemediği bir zamanda tarihi bir gelişme yaşandı. Takvimler 26 Ocak 1970’i
gösteriyordu: Prof. Dr. Necmettin Erbakan 17 arkadaşı ile birlikte Milli Nizam
Partisi’ni kurdu.
Bu
kuruluş; devirdik, yok ettik denilen bin yıllık çınarın kendi sağlam
köklerinden yeniden filizlenmesi anlamına geliyordu.
Bu
yeniden ayağa kalkış; Sultan Alparslan’ın içinde yaşadığımız coğrafyayı bize
emanet edişinin 10. yy’ına denk gelmişti. Bu hareket; bin yıllık geçmişin yok
sayıldığı, değerlerin inkâr edildiği, dost ve düşman tanımının değiştirildiği;
yakın bir geçmişte üzerimize çullanan, bizi yok etmek için bütün mermilerini
bedenimize boşaltan milletlerin “efendi” kabul edildiği bir dönemde kuruldu.
T.C.
İkinci Cumhurbaşkanı ve CHP Genel Başkanı olan İsmet İnönü MNP için şöyle
diyordu: “İyi olmuş parti kurdukları, bakalım elli sene sonra oranları kaça
düşmüş öğreniriz.”
Kutlu
bir lider, güçlü bir söylem ve ciddi bir teşkilatlanmayla hızla büyüyen Milli
Nizam, Batı işbirlikçilerini endişelendirmeye başladı. Partinin umulmadık bir
şekilde taban bulması İsmet İnönü’yü de telaşlandırdı. Malatya’da yaptığı bir
konuşmada, “Bir mühendis efendi çıkmış, İmam Gazali’yi ve İmam Rabbani’yi
okutacağız diyerek iktidara geleceğini ümit ediyormuş. Böyle şey olmaz” diyerek
endişesini dile getirmişti.
Bu
parti ortaya koyduğu prensipleri bakımından Türkiye’de bir ilkti. Hayata
geçirmeyi vaat ettiği parti programındaki şu maddeler düzenin temellerini
sarsıyordu:
“Partimiz,
milletimizin fıtratında mevcut olan yüksek ahlâk ve faziletin, kuvveden fiile
çıkarılmasını, inkişafını ve cemiyetimize nizam, huzur, içtimai adalet ve
vatandaşlarımıza saadet ve selamet getirmesini gaye edinmiştir.
Partimizin,
milletimizin manevi kalkınma yanında müspet ilimlerde ve teknikte
taklitçilikten kurtulması, yapıcı, keşif ve icat edici gerçek bir inkişafa ve
her sahada büyük şahsiyete erişmesini gaye edinmiştir.
…beşeriyete
ışık tutacak, refah ve saadet getirecek, yeniden dünyaya örnek üstün bir
medeniyet kuracağını kabul eder ve bu büyük gayeye erişmek için
vatandaşlarımızı hizmete çağırır.”
Milli
Nizam Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Ankara’da partinin
tanıtım toplantısında sarf ettiği şu cümleler bu hareketin istikametini ve
Milli Nizam Partisi’ne yüklediği mananın büyüklüğünü ortaya koyuyordu:
“Biraz
önce sizlere Milli Nizam Partisi kurucuları takdim olundu. Ama sizden niçin
saklayalım, niçin partimizin hakiki kurucularını bu ilk açılış gününde
zikretmeyelim .. Açıkça ilan ediyorum ki, bizim partimizin kurucuları Sultan
Fatih Hazretleri, Sultan Yıldırım Hazretleri, Sultan Murat, Sultan Melik Şah,
Ulubatlı Hasan, Orhan Gazi, Nizam-ul Mülk, Akşemseddin, Sultan Yavuz,
Kılıçarslan, Alparslan, Gelenbevî Hazretleri, Sultan Abdülhamit’tir” demişti.
Milli Nizam henüz bir yaşında olmasına rağmen
o kadar etkili olmuştu ki, sağcı ve solcu partiler millet nezdinde anlamını
yitirmeye ve hızla taban kaybetmeye başlamışlardı. Sonunda parti
yöneticilerinin düzeni sarsıcı konuşmalarını gerekçe gösteren Anayasa
Mahkemesi, 1971 yılında Milli Nizam Partisi’ni temelli kapattı. Bu defa Milli
Görüş’ün ikinci partisi olan Milli Selamet Partisi bayrağı devraldı. Hükümet
ortağı olarak iktidarda bulundu. Türkiye’nin önünü açan maddi ve manevi
kalkınmanın temellerini attı. O parti de 12 Eylül darbecilerince kapatıldı.
Milli Görüş’ün üçüncü partisi Refah Partisi hem yerel hem de genel iktidarı ile
destanlar yazdı. Küresel aktörler ve yerli işbirlikçileri el ele verip bu partiyi
de kapattılar. Bu hareketin dördüncü partisi Fazilet de Anaysa Mahkemesi
kararları ile kapatıldı.
Şimdi Saadet zamanı… Türkiye’yi Hak Nizam’a
kavuşturacak, “üstün medeniyet”imizi yeniden kuracak olan Saadet Partisi’dir.
Saadet Partisi, Milli Görüş Lideri Necmettin Erbakan’ın Genel Başkanlık
yaptığı, aziz milletimizin asil evlatlarını çatısı altına davet ettiği son
partidir.