Nedim Odabaş MÜSİAD Fuarı ve Hakkaniyet Ufku
Şakir Tarım Papanın Ziyaretine Dikkat!
Dr. Necmettin Çalışkan Müslümanlara IŞİDle vurulan darbeler
Meryem Nida Uya(ndı)ran Gazete
Prof.Dr.Mehmet Seyfettin EROL Amerika Yanıyor!
Mevlüt Özcan Bay Cavcav kabire sen de gireceksin
Cevat Akkanat Yoktur gölgesi şairimizin
Mahmut Toptaş BİZ SEVİNMEYELİM DE KİMLER SEVİNSİN
Abdülkadir Özkan Dershanelerden sonra sırada polis kolejleri var
Burak Kıllıoğlu Çözüme değil çözülmeye
Gazete Abonelik Temsilcilikler Arşiv Gazete Abonelik
Karakter Boyutu
İsmail Hakkı Akkiraz
Mısır olayları ve tarihi arka plan – 5
İsmail Hakkı Akkiraz
18 Eylül 2013 Çarşamba 00:35

 

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim, hesap gününün hâkimi, kullarına İslam’ı bir nizam olarak gönderen Allah (c.c)’a hamd ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’ya, âline ve sahabelerine, O’na uyanlara, O’nun yolundan giden müminlere olsun.

Musa (a.s) ile Harun (a.s)’un ortaya koyduğu mucizeler karşısında yenilen Firavun, başına gelen bela ve musibetlerden ibret almamış ve inkârcılığına devam etmiştir. Şuursuz bir şekilde Allah’a cürette bulunmaktan geri durmamış, Allah’ı yenebileceğini zannetmiştir.

Bir gün Firavun: “Ey Mısır’ın ileri gelenleri, ben sizin benden başka İlahınız olduğunu bilmiyorum. Ey Haman, bana yük¬sek bir kule yap. Belki ben göklerin yollarına ulaşır, Musa’nın İlahına yükselip çıkarım” dedi.  Bu kule yedi yılda yapılıp bi¬tirildi. Firavun, yapılan yüksek kulenin üzerine çıktı. Kendisine, bir yay getirilmesini emretti. Sema’ya doğru nişan alıp ok attı. Ok, kanlı olarak geri geldi. Bunun üzerine Firavun: “Ben, Musa’nın İlahını öldürdüm!” dedi. Bu bir imtihandı, belki de büyük bir azabın ve helak olmanın habercisiydi. Ölecek, helak olacak olan Firavun ve adamlarıydı.

Musa (A.S) Ve Sihirbazlar

Firavun, mucizeleri sihir, Musa (a.s)’yı da sihirbaz zannediyordu. Etrafıyla konuştu, ülkenin ne kadar büyük, tanınmış sihirbazı varsa hepsini toplamaya karar verdi. Musa’yı yenmeleri halinde sihirbazlara büyük ödüller vaat etti. Sihirbazlar toplandılar, tuzaklarını kurdular. “Ey Musa, sihrinle bizi yerimizden çıkarmak için mi geldin?” dediler. Buluşma günü belirlendi. Panayır ve bayram günü gelmiş vakit de kuşluk vak¬tiydi. Kahire’de gösterinin yapılacağı meydana (Tahrir) büyük çadırlar kurdular. Firavun ve adamları çadırlarda kendileri için hazırlanan yere oturdular. Gösteriyi izlemeye gelen halk, Firavunun karşısına sıra sıra dizildiler. 15 bin sihirbaz alanda saf bağladılar. 60 deve ile taşıdıkları iplerini yanı başlarına koydular. Yarışacak baş sihirbazlar, gösteriyi kazanacaklarından, Musa’ya güya haddini bildireceklerinden emindiler. Firavun, Musa (a.s)’nın karşısına çıkardığı sihirbazlara: “Bu gün, karşısındakine üstün gelen umduğuna kavuşacaktır” diyor ve onları cesaretlendiriyordu. Musa (a.s) yanında kardeşi Harun (a.s), elinde asası olduğu halde meydana geldi. Sihirbazlara: “Kendinize yazık etmeyiniz. Allah’a karşı yalan düzmeyiniz. Sonra Allah size azap eder de kökünüzü kurutur. Allah’a karşı yalan uyduran herkes kesinlikle kaybedenlerden olmuştur” diyerek onlara nasihatte bulundu. Sihirbazlar: “Bu söz, sihirbaz sözü değildir” dediler. Ancak onlar uyarıya aldırış etmediler. Başlarına geleceklerden habersiz olarak Musa (a.s)’ya: “Ey Musa! Önce sen mi başlamak istersin, yoksa biz mi başlayalım?” dediler. Musa (a.s) onlara: “Ne atacaksanız önce siz atınız, ne yapacaksanız önce siz yapınız” dedi. Onlar: “Firavunun izzeti ve hakkı için galip olanlar biz olacağız biz” diyerek iplerini ve sopalarını attılar. Halkın gözünü sihirlediler, korkunç bir şeyi ortaya koyarak izleyenleri büyülediler.

Musa (a.s) olanları izliyor ve onlara: “Bu sizin yaptığınız şeyler gerçek değil sihirdir. Allah bu yaptıklarınızın bir yalan olduğunu size gösterecektir. Çünkü Allah ifsatçıların, bozguncuların işini boşa çıkarır. Allah, günahkârlar hoşlanmasalar da, hakkın hak olduğunu herkese bildirir” diyerek ikazlarını sürdürdü.

Allah (c.c) Musa’ya: “Korkma, çünkü bugün üstün gelecek olan sensin, elindeki asayı yere bırak” emrini verince Musa (a.s) elindeki asasını yere bırakıverdi. Musa (a.s)’nın Ejderha olan asası, sihirbazların asa ve iplerden oluşan bütün sihirlerini bir anda yutuverdi. Sihirbazlar, olayı izleyen halk, Firavun ve adamları şaşırıp kaldılar. Sihirbazlar, bu Mucize karşısında: “Bu ancak Yüce Allah’ın bir işidir!” dedikten sonra secdeye kapandılar ve: “Âlemlerin Rabbi’ne, Musa ile Harun’un Rabbi’ne iman ettik!” dediler.

Bir kez daha hak karşısında yenilmiş olan ve devlet gücüne sığınarak iman edenleri tehdit etme yolunu seçen Firavun: “Ben, size izin vermeden siz ona iman edemezsiniz. Size sihri öğreten benim. Bu banim düzenimi yıkmak, iktidarıma son vermek için yapılmış bir tertiptir. Sizi cezalandıracağım. Ellerinizi, ayaklarınızı çaprazlama keseceğim. Sizi hurma dallarına asacağım. Kimin azabının daha çetin ve sürekli olduğunu size göstereceğim” diyecektir. İnananlar bu tehdide aldırmadılar ve:  “Bu ölüm tehdidi bizim çekineceğimiz bir şey değildir. Zaten biz öleceğiz ve Rabbimize döneceğiz” dediler. Firavun dediğini yaptı. Onların ellerini, ayaklarını kestirdi ve kendilerini, hur¬ma dallarına astırdı ve onlar öldürülürlerken: “Ey Rabbimiz! Üstümüze sabır yağdır. Bizi, Müslümanlıkta sabit kimseler olarak öldür!” duasında bulundular. Günün başında kâfir olan bu sihirbazlar, günün sonunda şehitler kafilesine dâhil oldular. Firavunun kavmi, yenilgi ve korku içinde, toplantı yerinden, birbirlerini çiğne¬yerek evlerine döndüler. Firavun ise, yenilgiye ve lanete uğramış olarak sarayına döndü ve inkârcılığına ve zulmüne devam etti. Bugün Mısır’da Müslüman Kardeşler ile General Sisi arasında yaşananlar, o gün Musa ile Firavun arasında yaşanan olayların bir tekrarıdır.  

Firavun Müslüman Avında

Firavun bu olaydan sonra gördüğü her Müslüman’ı öldürme kararı almış ve işe kendi sarayının içinden başlamıştır. Hanedandan Hızkıl, Musa (a.s)’nın sihirbazları yenmesinden sonra imanını açıklamış ve sihirbazlarla birlikte o da idam edilmiştir. Hızkıl’ın hanımı, Firavunun kızlarının kuaförü Mümine kadınlardandı. Kendisi bir gün, Firavunun kızının başını tararken, tarak, elinden düşünce “Bis¬millah” demişti. Firavunun kızı durumu babasına haber verdi. Firavun bu kadını, biri yeni doğmuş emmekte olan çocuğu olmak üzere bütün çocuklarını huzuruna getirtti. Onları yaktırdığı bir tandıra teker teker attırarak şehit etti.

Firavunun hanımı Asiye hatun mümin kadınlarındandı. Asiye hatun, Firavunun, O kadın ve çocuklarını nasıl işkencelerle öldür¬düğünü, köşkün penceresinden üzülerek izlemekte idi. O sırada Firavun, Asiye hatunun yanına girdi ve ona Hızkıl’ın hanımı kuaför kadına yaptığını anlattı. Asiye hatun ile Firavun arasında bir dizi konuşma geçti. Bu konuşmalar esnasında O’nun da mümine olduğunu öğrendi. Asiye hatun imanından dönmeyince Firavun, yere dört kazık çaktırdı ve onların arasında can verinceye kadar Asiye hatuna işkence yaptırdı ve onu da şehit etti. Rabbimiz buyuruyor: Tahrim 11: “Allah, inananlara da Firavun’un karısını misal gösterdi. O: `Rabbim! Bana katında, cennette bir ev yap; beni Firavun’dan ve onun (kötü) işinden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar’ demişti.” Asiye hatun, bu asil duruşla Allah’a kavuşmuştur.

Hicret Ve Zafer

Musa (a.s), Allah’ın emrine uyarak İsrailoğullarından bir gece vakti Mısır’dan ayrılmak için yola çıkmak üzere hazırlık yapmalarını istedi. Bunun için her dört ev halkının bir evde toplanarak yola çıkmalarını, Kıbtilerden süs eşyalarını emanet olarak almalarını, aralarında yüksek sesle konuşmamalarını, lambaların sabaha kadar yanık bırakılmasını, yola çıkanlardan kim oldukları sorulunca, parola olarak “Amr” diye cevap ve¬rmelerini, evinden ayrılan kimsenin yola çıktığı bilinmek üzere kapısına kan sürmesini, mayalanmasını beklemeden ekmeklerini pişirmelerini emretti. Bu hazırlıklardan sonra, Musa ve Harun (a.s), İsrail oğullarıyla birlikte gizlice Mısır’dan yola çıktılar. Çıkarken Yusuf (a.s)’un tabutunu da yanlarına aldılar. Musa (a.s) kavmi ile birlikte Şam yoluna değil, denize doğru yürüdü. Bir adam, Musa (a.s) için: “Yolu bıraktı” deyince Musa (a.s): “Ben böyle emrolundum” dedi.  Firavun, Musa (a.s) ile kavminin Mısırdan çıkıp gittiklerini an¬cak, gecenin sonuna doğru öğrenebildi. Firavun milyonluk ordusunu topladı ve Musa (a.s) ile kavmini arkadan takibe başladı. Bu takip çeşitli nedenlerden dolayı ancak güneş doğarken başlayabildi. Bu ordunun öncü komutanı Haman idi. Hanedanın bütün mensupları, oğullar, torunlar ve onların çocukları ordunun içinde idiler. Firavun, orduları ile birlikte Musa (a.s) ile kavmini arkalarından takibe koyuldu. Musa (a.s) ve kavminin önünde deniz, arkalarında güçlü firavun ordusu bulunuyordu. Firavun ve ordusu yaklaşmakta idi. Bu durumu hisseden kavmi Musa (a.s)’ya: “Firavun ve ordusu bize ulaşmak üzeredir” dediler.

Musa (a.s) onlara: “Endişelenmeyiniz, Rabbim benimle beraberdir. O, beni bütün bu sıkıntılardan kurtaracaktır. Rabbiniz, düşmanınızı helak edecek, sizi de bu yerde hükümdar ya¬parak imtihan edecek, nasıl hareket edeceğinize bakacaktır” müjdesini verdi.

Onlardan bazıları:”Ey Musa, bize haber verdiğin yardım ve zafer nerededir? Sen bize peygamber olarak gelmezden önce de sonra da biz işkenceye uğratıldık. Onlar, oğullarımızı öldürüyor, kızlarımızı sağ bırakıyorlardı. Bugün ise Firavun arkamızdadır, bizi yakalayacak ve öldürecektir. Önümüzde deniz, arkamızda Firavun var, iki ölüm arasında kaldık” dediler.

İş  büyümüş,  gözler yerinden  kaymış,  yürekler boğazlara gelmişti. Çetin bir imtihandı. Allah(c.c) Musa (a.s)’ya: “Asanı denize vur” diye emretti. Musa (a.s) asasını denize vurdu ve denizde İsrail oğullarının on iki kabilesi için on iki yol açıldı. Her kabile bir yola girip ilerlemeğe başladılar. Musa (a.s) ile kavmi, denizi karşıya geçtiler ve toptan kurtuldular. Allah; Firavunla ordularını, denize yaklaştırdı.  Firavun ve orduları birlikte deniz yoluna girdiler. Ordunun önü ve arkası denize girince, denizin kocaman dağlar gibi havaya kalkmış bulunan su yı¬ğınları, Firavun ve ordularının üzerine kapanıverdi. Firavun: “Musa ve Harun (a.s)’un Rabbine iman ettim” demiş olmasına rağmen helak olmaktan kurtulamadı. Dün inkârcıların sonu bu olmuştur, bugünde yine aynı olacaktır. Musa ve Harun (a.s) ile birlikte olmak, Firavunun karşısında bulunmak için Milli Görüş’te ittifak edelim vesselam.


YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan köşe, yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Milsan Basın Sanayii A.Ş.’ye aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazıların bir kısmı sadece Milli Gazete tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak ve milligazete.com.tr’ye aktif link verilerek alıntılanabilir.

Eskişehir Seri İlanları Sitesi www.eskisehirilan.tk