Mine Alpay Gün Fakirin hesabı zenginden sorulur bir gün
Cafer Keklikçi Facia Show
Şakir Tarım Yüreğiniz Yetiyorsa!..
Doğan Bekin Çözüm Süreci Bıçak Sırtında
Fatma Toksoy Mukaddes Ev Kudüs - 5 Sahretullahta Hz. Ömer Zamanındaki Gibi Kuran Okutulması
Abdülkadir Özkan Kömür ocakları neden kapatılamıyor?
Zeki Ceyhan İçimizdeki!
Mehmed Şevket Eygi Sokağa Çıkamaz Hale Gelebiliriz
Reşat Nuri Erol Türkiye körü körüne onların peşinden gitmekte
Mustafa Özcan Nahda neden muhalefete düştü?

Gazete Abonelik Temsilcilikler Arşiv Anasayfam Yap
Karakter Boyutu
Mehmed Şevket Eygi
Kaç çeşit iktidar var?
Mehmed Şevket Eygi
05 Temmuz 2013 Cuma 00:21

Ülkemizde birkaç iktidar vardır. Bunların birincisi serbest seçimlerle halkoyu ile başa geçen siyasi iktidardır.

İkinci iktidar medya iktidarıdır. Zamanımızda televizyon kurmak, gazete yayınlamak çok büyük masraf ve sermaye gerektiren bir iştir. Birtakım zengin azınlıklar medyayı ele geçirirlerse ülkede bir dengesizlik olur. Büyük medyanın milli kimliğe, milli kültüre, sosyal barışa, toplumsal mutabakata, ülke bütünlüğüne, temel insan hak ve hürriyetlerine saygılı ve bağlı olması gerekir. Çoğunluğun oylarıyla başa geçen iktidar ile egemen azınlıkların medyası çatışırsa o ülkenin taşları yerinden oynar.

Müslümanlar mı diyeyim, İslamcılar mı; onlar medyanın önemini gereği gibi anlayamadılar ve ülkenin büyük ve güçlü tv’lerine, gazetelerine, ajanslarına dağıtım şirketlerine sahip olamadılar.

Müslümanların bu güçsüzlüğünün sebepleri nelerdir?

1. Kendi aralarında tek bir ümmet olamayan, tek İmama biat ve itaat edemeyen Müslümanların güçlü medya kurması mümkün olmaz.

2. Medya iktidarına sahip olabilmek için şehir, medeniyet, yüksek kültür gerekir. Bu iş kırsal kesim, taşra, Bedeviyet kültürüyle olmaz.

Türkiye’de dönen dolapları, olup bitenleri, realiteyi anlayabilmek için İbn Haldun’un Mukaddimesi’ni anlayarak okumuş olmak gerekir.

Müslümanların da büyük tirajlı gazeteleri var. Tiraj baskı sayısı demektir. Bir gazetenin gerçek satışı bayi satışıdır. Bizim büyük gazetelerimizden biri maşaallah muazzam miktarda basıyor ama gerçek bayi satışı 35.000’dir.

3. Müslümanlar Türkiye’de çoğunluktadır ama onların çocuklarını ve genç nesillerini yetiştirmek için İslami bir eğitim sistemleri yoktur. Çoğunluğun kendi eğitim sistemi olmazsa o çoğunluk gerçek iktidar olamaz, egemen azınlıkların darbelerine, tehditlerine, saldırılarına maruz kalır.

4. Keyfiyet ve vasıf üstünlüğüne sahip olmayan bir çoğunluk kuru kalabalıktan ibarettir. Keyfiyetli, vasıflı, güçlü, üstün Müslümanlar neredelerde yetişir? Gerçek İslam medreselerinde… Gerçek İslam mekteplerinde… Gerçek İslam liselerinde… Gerçek tasavvuf dergahlarında… Lonca, ahilik, fütüvvet teşkilatlarında… Bugün Türkiye Müslümanları bu saydığım kurumlara sahip değildir.

5. Büyük finans da ayrı bir iktidardır. Yakın tarih göstermiştir ki, siyasi iktidarla para iktidarı çatışınca genellikle siyasi iktidarlar savaşı kaybederler.

(İkinci yazı)

Evliyaya Dil Uzatan Nasipsizler

Birtakım dall ve mudil (sapmış ve saptıran) reformcu ilahiyatçılar ve başkaları evliyaurrahman olan Hz. Abdülkadir Geylanî, Hz. Seyyid Ahmed er-Rufaî, Şah Muhammed Bahauddin Nakşbend, Mevlana Celalüddin Rumî, İmamı Rabbanî ve benzeri velilere dil uzatıyor, onları tahkir ediyor, hattâ şirkle suçlayacak kadar ileri gidiyor.

Bu durum gerçekten esef vericidir. Ne günlere kaldık!..

Evliyaurrahman, Resûl-i Kibriya aleyhi ekmelüttahaya Efendimizin dostları, vârisleri, halifeleri, takipçileridir.

Onlar Müslümanların velinimetleridir.

Onlar Kur’anı, Sünneti en iyi anlamış, İslamı en iyi yaşamış mü’minlerdir.

Onlar Şeriat-ı Garra-i Ahmediyyeden kıl kadar ayrılmamışlardır.

Onlar dünyayı ayaklarının altına almış zahid kişilerdir.

Onlar gerçek âbidlerdir.

Onlar ihlas, taqva, mürüvvet, fütüvvet, hizmet ve himmet erbabıdır.

Onlar mâneviyat aleminin sultanlarıdır.

Onlar ordulardan daha fazla fütuhat yapmıştır.

Her mü’minin onlara teşekkür ve minnet borcu vardır.

Onlar hidayet ve irşad meş’aleleridir.

Onlara uyan aziz, onları zem ve tahkir eden zelil olur.

Şu Anadolumuza bakalım: Şehirlerimizde mânevî valiler vardır. Konyada Mevlana, Ankarada Hacı Bayram Veli, Kastamonuda Şabanı Veli, Bursada Emir Sultan, Karsta Hasan Harakanî… ve daha niceleri… Dünya valileri gelir gider… Mâneviyat valilerinin hizmetleri, himmetleri, bereketleri, yümnleri devam eder.

Şeriatsız İslam olmaz… Şeriatsız elbette tasavvuf, tarikat ve evliya olmaz… Dinimizi ayakta tutmak istiyorsak Şeriata ve Tarikata sarılmamız gerekir. Birtakım sahtekarlardan yılıp, gerçek tarikatı, gerçek tasavvufu, gerçek meşayihi, gerçek evliyayı inkar etmek cinnet ve intihar olur.

Evliyaurrahman hazeratı insanları hidayete, ebedî mutluluğa, Muhammedî yola götürür. Onları seven, onlar gibi olmaya çalışan, onların öğütlerini dinleyenler Mevlalarını bulur, onları tahkir eden nasipsizler belalarını bulur.

Gerçek evliyanın itikadları sahihtir, Ehl-i Sünnet itikadıdır.

Onlar namazı dosdoğru kılmışlardır. Onlar şeklen ve resmen değil, gönülden, tam bir ihlas ve teslimiyetle ibadet etmişlerdir.

Müslümanların evliyaya irtibatlı olması gerekir. Evliya ile irtibatı olan, Resulullah ile irtibatlanmış olur.

Nice evliyaullah eserleriyle asırlar ötesinden Müslümanlara hizmet etmektedir.

Hüccetülislam ve Zeynüddin İmamı Gazalî hazretleri bin yıla yakın bir zaman ötesinden hocalık ve üstadlık yaparak Müslümanları irşad ve terbiye ediyor.

Medreseler kapatıldıktan sonra bu coğrafyada İslam, yeraltına inmiş tarikatlar ve tasavvuf tarafından ayakta tutulmuştur.

On dokuzuncu yüzyılda Kafkasyada emperyalist Çarlık ordularına karşı Şeyh Şamilin ve diğer imamların kumanda ettiği dervişler ordusu kırk yıl mücadele ve mücahede etmiştir.

Günümüzde tasavvufa, tarikatlara, şeyhlere, dervişlere düşmanlık edenlere bakınız. Kur’ana ve Sünnete uymuyorlar. ABD, Siyonizm, emperyalizmin, İslam düşmanları ile ittifak yapıyorlar. İsrailin en büyük dostları tasavvuf düşmanlarıdır.

Bozuk bir din alimi yüzünden din ilimleri, fıkıh ve Şeriat inkar edilemeyeceği gibi; bozuk tasavvufçular, müteşeyyih yüzünden de tasavvuf ve tarikat inkar edilemez.

Evliya, tarikat, tasavvuf düşmanları ıslah perdesi altında korkunç tahribat yapmaktadır.

Dinin zâhirine, Şeriata, fıkha bağlı ve uygun tasavvuf ve tarikat; şu küfür, isyan, tuğyan, fetret, azgınlık devrinde Müslümanlar için bir keşti-i Nuh, bir can yeleğidir.

İtikadımızı tashih edelim, namazı kılalım, dinin zahir ahkamına uyalım ve evliyaurrahmanın, Pîran hazeratının, Sadat-ı kiramın eteklerine yapışalım.

05.07.2013


Eskişehir Seri İlanları Sitesi www.eskisehirilan.tk