Prof. Dr. Ata Atun KKTC’nin Bıktıran Bürokrasisi 1
Reşat Nuri Erol KUR’AN VE İLİM 777. hafta seminer notlarından-5
Burak Kıllıoğlu Beton var, eser yok!
Nedim Odabaş Kördüğüm
Osman Aytekin Yaşamak Varken Ölmeyi Denemek!
İshak Beyazay Yeni Türkiye Söylemi
Şakir Tarım Erdoğansız AKP Mi?
Mahmut Toptaş Crusade/Haçlı Seferleri
Abdülkadir Özkan Yasalar uygulanabilir, haklar kullanılabilir olmalı
Ali Haydar Haksal Yazma Hakkı

Gazete Abonelik Temsilcilikler Arşiv Anasayfam Yap
Karakter Boyutu
Mehmed Şevket Eygi
Hazır mıyız?
Mehmed Şevket Eygi
09 Şubat 2014 Pazar 00:10

1915, Yüzüncü Yıldönümü… Kriptolar, Pakraduniler… Çanlar Bizim İçin Çalıyor…Hazır mıyız?

SAYILARI en az bir milyon olan Kripto Yahudiler,

 

Yine sayıları en az bir milyon olan Kripto Hıristiyanlar,

 

Sayılarını bilmediğim Pakraduniler…

 

Bunların bir kısmı kendilerini Alevî gibi gösteriyor.

 

Bir kısmı Sünnîymiş gibi hareket ediyor.

 

İçlerinde Alisiz Alevilik çıkartmak isteyenler bile var.

 

Bu bir milyon Kripto Yahudi, bir milyon Kripto Hıristiyan, ayrıca Pakraduniler meselesini çözmedikçe Türkiyenin huzur bulması, bütünlüğünü koruması, ayakta kalması çok zordur.

 

Yapılacak ilk iş, ilmî araştırmalarla konuyu aydınlatmaktır.

 

Bu konuda çözüm çareleri var mıdır?

 

Türkiye bu çare ve çözümleri kaldırabilir mi?

 

Devekuşu gibi başını kuma sokarak vahim problemler çözülemez.

 

1915 yaklaşıyor… Bütün dünyada ülkemiz aleyhinde faaliyetlerde bulunacaklar.

 

Onların tezlerini çürütecek, gerçekleri ortaya koyacak ne gibi faaliyetlerimiz var?

 

1915… 2015… Bu işin hiç şakası yoktur.

 

ABD’de doğmuş ve her yere yayılan bir Evangelist cereyan vardır. Bu cereyan, Siyonizm konusunda Yahudilerden daha fanatiktir. Bunlar kendilerine Hıristiyan Siyonist demektedir.

 

Taksim Gezi hadiseleri esnasında, Amerikadan, Avrupadan İstanbula, hepsi de Türkçe bilen birtakım zengin ve kültürlü Siyonistler ve Evangelistler gelmişti. Bunların aynı tarihte İstanbulda bulunmaları bir tesadüf müydü, yoksa kasıtlı bir geliş miydi?

 

Ermeni sevkiyatının veya tehcirinin yüzüncü yıldönümüne, 2015’e en az on seneden beri hazırlanmalıydık.

 

Şimdiye kadar en az yirmi beş lisanda çok ciddî, çok doğru kitaplar, risaleler, dokümanter filmler, kendi halkımız ve dış dünyanın çeşitli ülkelerinin halkları için anlaşılması kolay resimli, belgeli albümler hazırlanmış olmalıydı.

 

Maalesef hazırlanmadık.

 

Son İktidar-Cemaat savaşında Kripto Yahudilerin, Kripto Hıristiyanların, Pakradunilerin rolleri var mıdır, nelerdir?

 

Kitapçıları dolaşsam, aşağıda sayacağım konularda ciddî kitaplar, ilmî araştırmalar bulabilir miyim?

 

Birinci konu: Türkiyede Kripto Yahudiler…

 

İkinci konu: Türkiyede Kripto Hıristiyanlar.

 

Üçüncü konu: Türkiyede Pakraduniler.

 

Belirtmeye lüzum yoktur ki, bu konular masa başında çalakalem yazılamaz.

 

Böyle kitaplar köşe yazısı gibi yazılmaz.

 

Bunların güçlü ve derin uzmanları olması gerekir.

 

Bu uzmanların dünya kütüphanelerinde ve arşivlerinde, konuları en az on sene boyunca araştırmış olması gerekir.

 

Böyle araştırmalar taşra, kırsal kesim, köy kültürü ile yazılmaz.

 

Eski Ermenice, eski İbranice bilmek, onların yanında beş altı lisan daha bilmek gerekir.

 

Müslümanların içinde bu konuları inceleyip güçlü araştırmalar yapabilecek bir Abraham Galanti, bir Gershom Scholem var mıdır?

 

Pakraduniler sadece bize özel bir konu değildir. Dünyanın çeşitli ülkelerinde Pakraduni vardır.

 

2015’e ne kaldı. Çanlar bizim için çalıyor.

 

Çanlar bize:

 

Çok geç kaldınız… Yüzüncü yıl gelip çatacak ve kendinizi koruyamayacaksınız diyor.

 

En az yirmi beş lisanda ilmî araştırmalar… Çok ciddî kitaplar… Sağlam ve doğru bilgiler belgeler… Binlerce bibliyografya… Millî tezimizi savunacağız ve suçlamaları çürüteceğiz…

 

Nerede bunlar, nerede bunlar?

 

2015… Çanlar bizim için çalıyor…

 

 
• (İkinci yazı)

 

Dedikodu ve Zevzeklik Kültürü

 

DEDİKODU kültürü… Gevezelik… Zevzeklik… Bunlar yapışkan bir sis, bir karanlık gibi toplumu sarmış vaziyette…

 

Çözüm çare aramak yok…

 

Yangını söndürmek için gayret göstermek yok…

 

Geminin kaptan dairesinde, uçağın pilot kabininde kavga çıkmış, biz seyrine bakıyoruz.

 

Gemi batar, kayalıklara çarpar, uçak düşer diye bir endişemiz yok.

 

Söyleyin bana hangi medenî, hukukun üstünlüğünü kabul etmiş, oturmuş, insan haklarına saygılı ve bağlı ülkede askerî veya sivil darbe yapılıyor? Hiçbirinde hiçbirinde…

 

Şu koskoca devletin istihbaratı yok muydu ki, iki ay öncesine kadar anlaşmazlık falan yok, fitne ve fesat çıkartmayın denilip duruldu?

 

17 Aralık darbe teşebbüsü iki açıdan rezalettir. Yapanlar için rezillik ve rüsvaylık, mâruz kalanlar için…

 

Sivil darbe teşebbüsleri başarılı olmadı ama yenileri yapılacaktır, kimsenin bundan şüphesi olmasın.

 

Sivil darbeciler şimdi ekonomiyi, Türk lirasını çökertmek istiyor.

 

Gezi hadiselerinin arkasında emperyalistlerin, sömürgecilerin, beynelmilel kapitalizmin, Siyonizmin, Evangelistlerin, Kriptoların bulunduğundan şüphe edenlerin aklından şüphe etmek gerekir.

 

Birileri Türkiyeyi yıkmak, parçalamak, zayıf düşürmek istiyor.

 

Büyük Ortadoğu Projesinin mimarları Türkiyeyi birkaç devlete ayırmak istiyor.

 

Suriyede, Mısırda, İrakta olup bitenlerden ibret alamadık.

 

Siyasî, sosyal, kültürel, dinî krizler gökdelenlerle, metrolarla, AVM’lerle, rezidanslarla, otoyollarla, Marmaraylarla önlenmez.

 

Krizleri önlemek, birliği korumak için Bismarck, Sultan Abdülhamid siyaseti gerekir.

 

Yangın daha başlar başlamaz söndürülmeliydi.

 

Bizde ne yapıldı? Yangın mangın yok, anlaşmazlık yok, kavga yok denilip duruldu.

 

İstihbaratımız ne yaptı? Haber verdi mi?

 

Hazırlamış olduğu raporlar okundu ve gereği yapıldı mı?

 

09.02.2014

 

 

Eskişehir Seri İlanları Sitesi www.eskisehirilan.tk