Mine Alpay Gün Fakirin hesabı zenginden sorulur bir gün
Cafer Keklikçi Facia Show
Doğan Bekin Çözüm Süreci Bıçak Sırtında
Fatma Toksoy Mukaddes Ev Kudüs - 5 Sahretullahta Hz. Ömer Zamanındaki Gibi Kuran Okutulması
Reşat Nuri Erol Türkiye körü körüne onların peşinden gitmekte
Mustafa Özcan Nahda neden muhalefete düştü?
Kemal Belgin Hoppala!
Ali Haydar Haksal Şu Vahim Durumdan Bir Şey Anlayan Varsa Beri Gelsin
Mustafa K. Topaloğlu Ergenlik Dönemindeki Kız-Erkek Arkadaşlığı
Prof.dr.burhanettin Can Reyhanlı Operasyonundan Ayn El Arap (Kobani) Operasyonuna

Gazete Abonelik Temsilcilikler Arşiv Anasayfam Yap
Karakter Boyutu
Kemal Belgin
Gördün mü Fatih Hoca?
Kemal Belgin
29 Ocak 2013 Salı 00:47

Galatasaray, Beşiktaş’ı yendi. Bu beklenen sonuç idi... Çünkü Beşiktaş, maç öncesi bence en önemli silahı Almeida’yı kaybetmiş ve de Samet Aybaba’nın takımın başını döndürecek oyuncu plasmanlarıyla rakibe gel beni yen imkânı sunmuştu. Peki, Galatasaray bu imkânı nasıl kullandı? İşte yazımızın başlığı da bunu anlatmaya çalışıyor.

Baktım Fatih Hoca yine çift santraforla sahada... Burak yok... Galiba bu oyuncu gidici de ondan... Neyse, biz gelelim sadede... Umut-Elmander ikilisi ile Galatasaray koca bir ilk yarıda sadece ilk golde pozisyon yaptı. Bunun dışında Galatasaray’ın yanlış dizilmiş, başı döndürülmüş Beşiktaş karşısında tek pozisyonu yoktu. Neden mi? Çünkü geri dörtlüsü yerinde çakılı oynatan Beşiktaş, iki uç adamının da onların üzerine yaslanışı ile çok rahat etti de ondan... Böylece iş sadece Emre’nin driplinglerine ve Hamit’in bulabileceği yerden şutuna kaldı. Selçuk ve Melo’yu saysam eksiklik yüzünden orta alanı pek terk edemediler. Riera’nın attığı kafa golünün de bir duran toptan geldiğini göz önüne aldığımızda Galatasaray’ın kendi kendini bloke ettiğini görürüz. Buna karşılık Beşiktaş, Hilbert’in ön sağa, Holosko’nun da uca yerleştirilmesi ile ciddi sıkıntılar yaşadı. Arka sağdaki Mehmet’in maç eksikliği de ortadaydı. Oysa Samet Aybaba, çok takımın artık başvurduğu biçimde orta alanı dörtlü tutup, ileride de gezginci bir Olcay ve Holosko görevlendirse, Galatasaray’ın kendi kendini marke ettiği süreçte pekâlâ gol bulabilirdi.

Sonra ne oldu? Önce Umut, ardından da Elmander çıkınca uç adamsız zengin orta alanlı bir Galatasaray ortaya çıktı. Peki, bu Galatasaray pozisyon buldu mu? Evet. Hem de rakip kaleci ile karşı karşıya üç adet... Atamadı o başka... Melo’nun, Portekizce en ağır küfür olan malum kelimeyi kullanırken ağzından saçılan tükürük kırmızıya neden olunca, Beşiktaş maça gelebilir miydi? Gelebilirdi. Çünkü Hilbert yerine geçmiş ama Holosko’nun hâlâ ortada kalışı bunu engelledi. Duran top umuttu ama gerisi gelmedi. Oysa Samet Hoca, Necip, Fernandes, Veli ve Oğuzhan’dan kurulu bir dörtlü yapsa idi belki de Galatasaray’ın işini ilk yarıdaki bitirebilirdi. Nasıl mı? Hilbert’in girdiği pozisyonu aklınıza getirin. İşte Galatasaray savunması çokça böyle yakalanabilirdi. Ama Holosko arayı hep kapattı (!)

Sonuçta Fatih Hoca takımı orta alan zenginliğine kavuştuğunda, yani sayısal üstünlüğe kavuştuğunda neler yaptığını en azından bu maçta görmüş olmalı. Samet Hoca da bir daha takımı çorba haline sokmamalı...

Sneijder mi? Aldı verdi sadece... Uyanıkmış. Hiç riske girmeden ilk maçını oynadı. Dentinho ise bu maçta zaten bir şey yapamazdı. Ben olsam ikisini de oynatmazdım. Çünkü her ikisi de daha takım arkadaşlarının isimlerini bile bilmiyorlar.


Eskişehir Seri İlanları Sitesi www.eskisehirilan.tk