F.yılmaz Altınöz HİCRET 1435 YIL SONRA
Mine Alpay Gün Mezar-ı Şerifli İdrisi görse idin Diyojen...
Burak Kıllıoğlu Türkiye 'Kasaba'sı
Mehmet Talü Habeşistana Hicret
Doğan Bekin Suriye Ve Irakta Vietnamizasyon Yöntemleri
Şakir Tarım Hicret ve Davetçi Müslümanlar
Fatma Toksoy Mukaddes Ev Kudüs 4 Kubbetüs-Sahre De Kiliseye Çevrilmiş
Cafer Keklikçi İnternet Tower
Kemal Belgin Sinyorun katliamı!
Zeki Ceyhan Arada kaynadı gitti!

Gazete Abonelik Temsilcilikler Arşiv Anasayfam Yap
Karakter Boyutu
Davut Şahin
Akıl adamı mı, akil adam mı?
Davut Şahin
30 Mart 2013 Cumartesi 00:56

İnternete girin, “akil adam nedir” diye sorun. Cevabı hemen hemen aynı… Diyor ki:

-Gerek tecrübesi, gerek bilgisi, gerek yaşı itibariyle belirli bir alanda sözü dinlenen, otoriter kişi… Yaklaşım ve çözüm önerilerine değer verilen, sayılıp, sevilen “uzman” ya da “duayen” kavramlarından farklı olarak içinde “kamil insan” kavramını da barındıran kişi.

Sarih bir ifadeyle:

Akıllı adam!

Neden “akil” deniyor peki? Çünkü “dil”imizden gelen, yani “öz Türkçe” bir kelime…

Ne diyor Yunus Emre:

“Ne akilem ne divane

Gel gör beni aşk n’eyledi”

…

Akil adam tartışması süredursun, aslında “akıl”la ilgili nefis şiirler derlemeden edemedim. Sizin için seçtiklerimizi sunalım;

Üstad Necip Fazıl,

“Anlamak yok çocuğum, anlar gibi olmak var;

Akıl için son tavır, saçlarını yolmak var” diyor bir şiirinde.

Akılla ilgili Pir Sultan Abdal,

“Pir Sultan Abdal’ım çağır ya Gani

Veren Allah yine alır ol canı

Gönül bir gemidir akıl dümeni

Akıl dümen ya söyleyen dil nedir?” diye sorar.

....

Abdurrahim Karakoç, modern insan tasvirini yaparken, “Akıl Karaya Vurdu” diyor şiirinde,

“Güvenmek aldanmaktır ölçü-tartı izafi

Mert-namert, güzel/çirkin, eksi-artı izafi

Çoğunun cebindeki kimlik kartı izafi

Kim kimdir? Kim kim değil? Anlamak ve bilmek zor

Oynayan komediye gül diyorlar, gülmek zor.

 

Figüran heykeller var kül tablası boyunda

Beş yüz göbek atarlar dakikalık oyunda

İşlenen her günaha kurtta ortak, koyun da…

Kalmışım ara yerde, tozdayım, dumandayım

Kirli bir mekândayım, iğrenç bir zamandayım.” (1991)

Bir başka şiirinde ise,

“Beşi beşyüz gösterip insan aldatamazsın

Yalanın büyüğünü deve yutmaz hemşerim

İpotekli yaşarsın, kaçsan ki kaçamazsın

Bir kez sökülen akıl, dikiş tutmaz hemşerim” (2008, Vakit) diyerek akıllı geçinen ve hayatı yalan-dolan olan insanlara satırlarıyla mercek tutuyor.

 …

“Hoyrat” adlı şiirinde Özdemir Asaf,

“Yüreğimdeki aklımda

Hep aklımda, hep aklımda…

Akıl kesildi yüreğim,

Yürek kesildi aklım da” diyerek, akıl-yürek ilişkisinin bütünlüğünü dile getiriyor.

Yaşayan şairlerimizden akademisyen Hüsrev Hatemi’nin “Aklın Yenilgisine Rubai” göndermesini görmezden gelemezdik,

“Ben sana çok dualar yolladım

Gücümce hamd ve senalar yolladım

Sen bana akıl-fikir vermiştin

Suç benim Rabb’im. Ben çuvalladım.”

…

Son olarak, eğitimci-yazar ve aynı zamanda yakın dostluğumuz olan şair Ali Hakkoymaz’ın satırlarına yer vermek istiyorum;

“Ah, aklımdan neler geçer!

Bir kuş su içer; susar dünya

Yapraklar yapraklarla konuşur.

Kuşların seslenişi rüya.

Ah, aklımdan neler geçer!

Çocukluğum oynar bir köşede,

Med ceziri bol bol bestede…

O nokta, o çizgi, o resim nerede?

(….)

Ah, aklımdan neler geçer!

Unuturum aldığım nefesleri de;

Gözlerim uzakta bir nokta seçer

Boz bulanık gözyaşlarım böyle gurbette.

 

Ah, aklımdan neler geçer!

Geçer, geçer sonsuz emellerim geçer.

Ölüm birdenbire önüme düşer!

Ah! Aklımdan neler geçer?”

…

Bugün “politik” ve ağır yazıdan uzak kalalım istedim... Zira “akil adam” konusu çok su götürecek gibi görünüyor. İstedim ki, usta kalemlerin kelamı ve şiirleriyle “akıl” dimağınıza bir katkıda bulunalım...

İyi etmedik mi?


Eskişehir Seri İlanları Sitesi www.eskisehirilan.tk