Hamburg Üniversitesi‘nde etnoloji öğrenimi görürken kazandığı öğrenci bursu ile 53 yıl önce Türkiye‘ye gelerek Yörüklerin yaşamını kitaplaştıran Alman yazar Prof. Dr. Ulla Johansen, eseriyle Yörüklerin yaşamına ışık tuttu.

‘‘50 Yıl Önce Türkiye‘de Yörüklerin Yayla Hayatı‘‘ adlı kitabın yazarı Johanes, belgesel çekimi için Adana‘ya geldi. Johanes, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Estonya doğumlu olduğunu ancak İkinci Dünya Savaşı sırasında Estonya‘nın Sovyetler Birliği tarafından işgal edilmesi üzerine ailesi ile Almanya‘ya göç ederek Alman vatandaşlığına geçtiğini söyledi.

Hamburg Üniversitesi‘nde Etnoloji, tarih ve doğu dilleri öğrenimi gördüğünü anlatan Johanes, 1953 yılında doktorasını yaparak Hamburg Etnografya Müzesi‘nde asistan olarak çalışmaya başladığını anlattı.

Müzede asistan olarak çalışırken Türkiye‘nin verdiği bir öğrenci bursunu kazanarak, Türkiye‘ye geldiğini ifade eden Johansen, şunları kaydetti:

‘‘Burs kapsamında 15 ay Türkiye‘de kaldım. Bu süre içerisinde Güney Anadolu‘da Karatepe Arkolojik kazısında katıldım. Burada Arkeolog Prof. Dr. Halet Çambel‘in Karatepe-Aslantaş‘ta yürütülen arkeolojik çalışmalarında bir süre çalıştım. Çalışmalar sırasında Yörüklerle tanıştım. Hayatları, yaşam tarzları çok dikkatimi çekti ve onların hayatlarını araştırmaya karar verdim. Daha sonra 1957 yılının Adana‘nın Saimbeyli ilçesine bağlı Beypınar yaylasında çalışmalarıma başladım. Elinde fotoğraf makinesi, belinde sırt çantası olan bir yabancı bayanı gören Yörükler önce şaşırdılar ama daha sonra onlardan biri oldum ve nisan ayından ekim ayına kadar 6 aylık bir süreyi Yörüklerle beraber geçirdim.‘‘

Bu süre içinde Adana, Mersin, Kayseri, Kahramanmaraş ve Niğde‘de göçerleri ziyaret ettiğini ve onların misafiri olduğunu anlatan Johansen, Yörüklerin misafirperverliğinin en üst seviyede olduğunu söyledi.

Johanes, Yörüklerle geçirdiği sürede onların tüm yaşantılarını fotoğrafladığını anlatarak, şunları kaydetti:

‘‘O yıllarda yaşadıklarımı ve gördüklerimi hala unutamıyorum. Beni çok iyi karşıladılar ve çadırlarında bir yabancı varmış gibi davranmadılar. Ben de kendimi çok güvende hissettim. Aradan 53 yıl geçti ancak Yörüklerdeki kökten gelen birlik ve beraberlik ruhunu kimsede görmedim.‘‘

Genel Merkezi Adana‘da bulunan Dünya Türkmenler Birliği‘nin Başkanı İsmail Demirdüzen ise Johansen‘in Türkiye‘de çoğu insanın yapamadığını bir işi başardığını, Yörüklerin kültürlerini, yaşantılarını kaleme aldığını belirterek, ‘‘Bundan 53 yıl önce yazılan kitap içerisindeki bilgi ve fotoğraflarla Yörük tarihine ışık tutuyor. Bundan 50 yıl önce dedelerimizin yaşadığı yerleri, oralarda neler yaptıklarını daha önce hiç görmemiştik. Bu kitaptaki fotoğraflarda bunları görebiliyoruz. Yörük tarihine katkılarından dolayı Johanes‘e teşekkür ediyoruz‘‘ dedi.

Johanes, kitabının son sözünde şu ifadelere yer veriyor:

‘‘Yaylada geçirdiğim altı aydan sonra kendimi ruhsal olarak çok huzurlu ve çadırın güvenli ortamında evimdeymiş gibi hissediyordum. Bu arada yine dönüş yoluna koyulmuş, kışlağa yaklaşmıştık. Önceleri aileme kavuşacağım için seviniyordum. Ancak, Torosların olağanüstü güzellikteki doğası içinde sürdürülen göçer yaşamından ayrılmak, bana birden bire çok zor geldi. Son akşam, her zamanki gibi ocağın çevresinde oturduk. Bir süre kimse konuşmadı. Uzun süren suskunluğun ardından herkes ağlamaya başladı erkeler bile. Döndü Bacı: ‘Keşke buraya,bize hiç gelmemiş olsaydın, daha iyi olurdu. Şimdi gözlerimiz hep yollarda kalacak, belki dönersin diye. Çadırımız bomboş olacak‘ deyince bende kendimi fazla tutamadım. Ağlamam durmuyordu. Ayrılırken birbirimizin her şeyini affettik. Buna rağmen onların sayesinde öğrendiklerime özel isteklerimin dikkate alınmasına ve bana gösterilen sıcaklığa karşı bir şükran borcum kaldı. Bu kitabı beni konuk eden ailenin torununa, bu borcun ödenmesinde yardımcı olmasını diliyorum.‘‘

Muhabir: Haber Merkezi