İslam dünyasının gençlik kuruluşlarını ve Müslüman talebe teşekküllerini 4 defa toplayan Uluslararası Gençlik Forumu, 5. Uluslararası Müslüman Gençler Kültürel İşbirliği Toplantısı'nı bu yıl yine Dünya'nın başkenti İstanbul'da yapacak... IYFO Genel Başkanı Hasan Bitmez ile bu konferansın ayrıntılarını konuştuk...
IYFO hakkında kısaca bilgi verir misiniz?
Uluslararası Gençlik Forumu; hakkın hâkim olduğu Yeni bir dünyanın inşasını kendine hedef edinen uluslar arası gençlik ve öğrenci kuruluşları arasında tanışma ve kaynaşmayı temin etmek ve koordinasyonu sağlamak üzere kurulmuş bir gençlik organizasyonudur. İlkelerimiz: iyinin, doğrunun, faydalının ve adil olanın hâkim olması için bütün gücümüzle çalışmak, milli, manevi, ahlaki ve evrensel değerleri kabul etmek, hukuka bağlı olmak ve temel insan haklarına saygılı olmaktır.
Gençlerimize, eğitimin ve hayatın her kademesinde danışmanlık yapmak, Türkiye'de tahsil gören ve görmek isteyen öğrencilere her aşamada yardımcı olmak, yurt dışında tahsil görmüş öğrencilerimizin eğitim sonrası, genel hedefler çerçevesinde verimli çalışmalar yapmalarını sağlamak genel hedeflerimizdir. Partner kuruluşlar ile kısa, orta ve uzun süreli öğrenci değişim programları gerçekleştirmek, gençliğin genel hedefler yönünden tam donanımlı hale gelmelerini temin etmek maksadı ile her türlü gezi, kamp, dil eğitimi, staj ve burs imkânları sunmak, yurt genelinde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ile ilişkileri geliştirmek ve bu kuruluşların genel hedefe katkı sağlamalarını temin etmek hedeflerimiz arasındadır.
Kültürel işbirliği konferansları ile sesinizi duyurdunuz. Konferanslarda hangi aşamaya gelindi?
Uluslar arası Müslüman Gençler Kültürel İşbirliği Konferansları; sorumluluk ve ortak hedefe doğru birlikte çalışmayı esas almaktadır. Ağustos 2005'te Bursa'da 50'den fazla ülkeden gelen gençlik kuruluşlarının yönetici ve temsilcileri ile organize edilen 1. konferansın sonuç bildirisi ile de bu alanda yoğun ve gayretli bir çalışma başlatılmıştır. 1996'da Kocaeli'de gerçekleşen 2. konferansta, yeryüzünün nasıl ifsad edildiği anlatılmış, ıslahına yönelik ihtisaslaşma sağlamaya yönelik komisyonlar kurulmuştur. İstanbul'da 2008 yılında gerçekleştirilen 3. konferans da ise bu komisyonların bir arada çalışması ve yeni dünyanın inşasında Müslüman gençliğin rolü müzakere edilmiştir. 2009 yılında yine İstanbul'da gerçekleştirilen 4. konferansta ise ortak hedefe doğru: yeni bir dünya kapsamında ihtisaslaşma sağlanmıştır.
Bu yıl beşincisi yapılacak konferans da ise "Yeni bir dünya: niçin ve nasıl" başlığında daha önce teorisi yapılan ve altyapı çalışmaları tamamlanan eğitim, medya, teknoloji ve aile gibi temel konularda bağımsız enstitülerinin kurulması ve geliştirilmesi masaya yatırılacak.
Müslüman gençlere tarih şuuru verme noktasında nasıl bir yol izliyorsunuz?
Önce tarihi bir mücadeleyi aktarıyoruz. Medeniyetlerin tarihi seyrini anlatıyoruz. Ulusçuluk cereyanı ile 1. Dünya Savaşı sonrası Osmanlı sancağı altında yaşayan Balkanlar, Afrika, Ortadoğu ve Kafkasya toplumlarının nasıl sömürge haline getirildiğini izah ediyoruz. Kuvveti üstün tutan bu anlayışın kendi aralarında da 2. Dünya Savaşı'nı yapması, bu düşünceden bir saadet gelmeyeceğini izaha da yeterli oluyor zaten.
1945'ten sonra başlayan süreçte ise ABD'nin öncülüğündeki kapitalizm cephesi ile SSCB'nin öncülüğündeki komünizm cephesine taraf olmaya zorlanan ülkeler, soğuk savaş dönemi denilen bu süreci kültürel işgal olarak nasıl yaşadığını, 1990 yılında komünizmin iflası ve Sovyetler Birliği'nin dağılması üzerine meydana gelen tek kutuplu dünyada, önce ABD'nin, sonra da AB'nin ırkçı emperyalizmin kontrolü altına girmesiyle dünya yüzyıldan beri, beklediği, özlediği huzur ve barışa kavuşmak şöyle dursun tam tersine adım adım bir felakete doğru sürüklendiğini müşahhas örnekleriyle konunun uzmanları vasıtasıyla Müslüman gençlere aktarıyoruz.
Bu durumda, başta İslam Âlemi olmak üzere, yeryüzünde bütün sömürülen, ezilen ve vahşete maruz kalan ülkelerin bir araya gelerek, bu vahim gidişata dur demek, başta Müslüman gençler olmak üzere tüm Müslümanlar için kaçınılmaz bir zorunluluk olduğu görülüyor. İşte tarih şuuru sorumluluğu beraberinde getiriyor. D-8 ve onun etrafında 60 Müslüman ülkenin toplanması ve onun da etrafında yeryüzündeki 160 ülkeye dağılmış 7 milyar ezilen insanın toplanması ve Müslüman gençliğin elbirliği ile yapacakları koordineli bir çalışma sonucunda yeni bir dünya kurmak temel hedef oluyor. İşte tam da burada, "Yeni Bir Dünya"nın kurulması için "Siyasi İradenin" teessüsü en önemli konu olarak ortaya çıkmış, bunun için de bütün Müslüman Ülkelerde Yeni Bir Dünya Projesini kuracak kuruluşların kurulmasını ve var olan kuruluşlar arasında koordinasyon ve işbirliği sağlanmasının büyük önem taşıdığı görülmüş oluyor. İşte bizim amacımız da bu tarihsel şuuru ışığında Müslüman gençleri geleceğe hazırlamaktan başka bir şey değil.
Kültürel işbirliği konferansları dışında başka uluslar arası faaliyetleriniz var mı?
Diğer faaliyetler başlığında; Sünneti İhya Yılı Etkinlikleri, Misafir Öğrenciler Buluşması, Kuwait RUWAD Araştırma Merkezi Türkiye Gezi Programı, Misafir Öğrenciler Ankara Semineri, ATADÖR Türkiye Gezi Programı, IIFSO Toplantıları sıralanabilir. İştirak ettiğimiz programlardan bazıları ise: WAMY Kongresi - MISIR, IIFSO Kongresi - CEZAYİR, SIO Asya Pasifik Bölge Toplantısı - ENDONEZYA, Gençlik Kongresi - FAS, Ulusal Öğrenci Birliği Toplantısı - SUDAN, Mevlidi Nebi Programı - LİBYA, Kudüs İçin Gençlik Buluşmaları - YEMEN, İslam Partisi Ziyareti - MALEZYA, Viyana İslam Federasyonu Ziyareti - AVUSTURYA, IIFSO Arap Âlemi Bölge Eğitimi - SUDAN, WISH Women's Institute of Science



Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



