Milli Gazete
Hüseyin Akın / 23 AĞUSTOS 2007 PER

Düzgün din dersi...

Din Kültürü dersi konusunda en fazla muhalefet yapanlar mecburi din kültürü dersi almamış olanlardır, dersem, ne dersiniz bilmiyorum. İsterseniz çıkın bir anket yapın, ilköğretim ve lise öğrencilerine sorun; göreceksiniz üzücü değil ezici bir çoğunluk Din Kültürü dersleriyle hiçbir sorunun olmadığını söyleyecektir. Daha da ileri gidelim; bu konuda referandum yapılsın “Din Dersleri seçmeli mi, yoksa bu haliyle zorunlu olarak mı kalsın?” diye, yine durum değişmeyecektir.

Toplumun kahir ekseriyeti zorunlu Din Kültürü dersinden yana olacaktır. Bir kere toplumda Din Kültürü derslerine ya da din öğretmenlerine karşı hiçbir önyargı yoktur. Tam aksi Din Kültürü öğretmenleri okullarımızın sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerinde başı çekmekte, öğrencilerle çok seviyeli diyaloglar kurup onlara en güzel şekilde rehberlik edebilmektedirler.

Din Kültürü dersinin zorunlu olmasına itiraz eden kalemler bir şeyi göz ardı ediyorlar: Bir dersin müfredatı kadar, hatta ondan da önemlisi dersi veren öğretmendir. Din Kültürü dersini seçmeli yapsanız bile öğretmenini zorunlu kılmanız gerekli! Ahmet İnsel Radikal 2’de geçtiğimiz Pazar günü “Düzgün Din Dersi” başlığıyla yazdığı yazıda ortada devlet destekli bir “Sünni İslam” dayatması olduğundan bahsediyor. Bu sebepten Din Kültürü derslerinin Alevi vatandaşlar arasında hoşnutsuzluk yarattığından örnekler veriyor. Keşke Sayın İnsel bu eleştirilerini İlköğretim ve Lise Din Kültürü ders kitaplarını inceleyerek yapsaydı. O zaman görecekti ki, ortada ne Sünni öğretisi ne de angajman var!  İsterseniz örnek olsun diye son müfredata göre hazırlanmış Lise 1. sınıf Din Kültürü kitabını ünitelere göre şöyle bir inceleyelim:

Birinci Ünite: İnsanın Evrendeki Konumu, İnsanın Doğası ve Din, Dinin insan hayatındaki yeri, İnanmanın Çeşitli Biçimleri: Monoteizm, Politeizm, Gnostisizm, Agnostisizm, Ateizm.

Görüldüğü gibi ünite tamamen bilgilendirmeye yönelik olup, mezhepler üstü bir içeriğe sahiptir. Dünden bugüne yeryüzünde teşekkül etmiş inanç ya da inançsızlık akımlarını öğretmeyi hedeflemektedir.

İkinci Ünite: İbadet kavramı, Niçin İbadet Edilir, İbadetin Kapsamı, İbadet Temizlik İlişkisi, Temizlik… Gusül, Abdest, Teyemmüm, Mekân ve Çevre Temizliği.

Şimdi sormak isterim, acaba bir lise öğrencisi bu ünitede öğretilmek istenen şeyleri öğrenmeyi reddettiği zaman, karşılığında alternatif bilgi olarak ne öğrenecek? Daha açıkçası: Bilmemenin faydası nedir? Bilmemenin faydası, öz yurdunda kendi kültür ve geleneklerinden habersiz turist gibi yaşamaktır herhalde.

Yukarıdaki (2.ünitede) geçen bilgiler hangi Sünni vatandaşla Alevi vatandaşı karşı karşıya getirebilir? Birinin sevinip diğerinin gocunacağı ne vardır? Dolayısıyla ikinci ünitede yer alan bilgiler-sadece bilgi bazında- herkesin zihinsel dünyasına hitap etmektedir. Agnostik, deist ve ateist olanlara da hitap etmektedir. Ateist de olsa bu topraklarda yaşayan herkes bu kültürel coğrafyanın bir parçasıdır ve inanmasa da ait olduğu inanç ve kültür yapısı tanıması, bu ülkenin dağlarını akarsularını bilmek kadar önemli ve gereklidir. Din kültürü dersi almak için dindar olmak ya da şu ya da bu mezhepten olmak gibi konumlanma durumu söz konusu bile değildir. Bu bakımdan, din adına konuşup dini eleştirmeye soyunan ama ilkokul seviyesinde bile din bilgisinden mahrum kişilerin, karşı çıktıkları şeyi asgari düzeyde bilmesi için Din Kültürü dersleri çok iyi bir fırsattır ve zorunlu olması son derece isabetlidir. Eğer bir gün gelir de dini eleştiri yapmak için belli bir birikim gerekir şuuru hâsıl olur da aydınlarımız dinsel bilgi edinme kompleksinden kurtulursa işte o zaman dinsel kültürlenme aşaması tamamlanmış olur ve bu ders de sadece seçenlere ait hale gelir.

İsterseniz Lise–1 Din Kültürü kitabının diğer ünitelerine de bakalım:

Üçünü Ünite: Hz. Muhammed’in Hayatı, Hz. Muhammed’in Barışa Yönelik Etkinlikleri vb.

Dördüncü Ünite: Vahiy ve Akıl ilişkisi, Kur’an-ı Kerim’in Tarihi, Kur’an’la İlgili Kavramlar, Kur’an’ın Konuları. Kültürümüzde Kur’an’ın Yeri.

Şimdi yeniden soralım: Bu ünitenin Sünni tarafı neresindedir ve diğer mezheplere ait olması için neyi çıkarıp neyi yerleştirmemiz lazımdır? Merak ediyorum, liseli delikanlı ya da genç kız Kuran’la ilgili bu teorik bilgileri bilmediği, öğrenmediği (öğrenmeme özgürlüğünü kullandığı) zaman hayatına ne tür katkıları olacaktır? Benim aklıma bir şey gelmiyor.

Beşinci Ünite: Ahlaki Değerler ve Aile, Kişilik gelişiminde değerlerin etkisi, Vatan ve Ülkü Birliği, Bayrak ve İstiklal Marşı, Milli Seciye Kavramı ve Atatürk.

Altıncı Ünite: Laiklik ve Din.

Yedinci Ünite: Türkler ve Müslümanlık, Ahmet Yesevi, Ahi Evran, Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre vb.

Görüldüğü gibi bu müfredat çocuklarının daha sağlıklı ve yeterli din eğitimi almasını isteyen her mezhepten dindar ve muhafazakâr aileler için yüzeysel ve kifayetsiz, önyargılı bir kesim için ise tarafgir ve gereksizdir. Muhtemel Anayasa değişikliğinde bu iki yaklaşım göz önünde bulundurulup birleştirilebilir ve Din Kültürü dersi zorunlu bir ders olarak devam ederken, Seçmeli bir Din Eğitimi dersi ile bu tartışma sonlandırılabilir.