Milli Gazete
Mevlüt Özcan / 27 EYLÜL 2006 ÇAR

Efendimizin zaman değerlendirmesi

Peygamberimiz Efendimiz (SAV)’in tarzını tarz edinmekle mükellefiz diye daima hatırlatmalarımızı sürdürüyoruz. Efendimizin tarzlarından biri de zaman sermayesini en iyi şekilde değerlendirmesidir.

Rasul-ü Kibriya (SAV)’nın bizlere yaptığı tavsiyelerden biri de sınırlı ve sayılı zaman sermayemizi en verimli şekilde değerlendirmemizdir. Rasulullah (SAV), “İnsanların çoğunun vakitleri değerlendirme noktasında gaflette” olduğuna hep dikkat çekmiştir. (Tecrid-i Sarih Terc. C/12, Sf: 177)

Hz.Peygamber (SAV)Efendimizin zamanın kullanımında üç prensibe önem verdiğini biliyoruz:

1- Rasulüllah (SAV) haftalık işlerini günlere, günlük işlerini namaz vakitlerine göre düzenlemiştir. Çok dikkat çekicidir Rasulüllah Efendimiz haftanın aynı gününde sürekli aynı işleri yapmış; her gün aynı vakitlerde aynı işleri sürdürmüştür. Yani hayatın tanzimi hep namaz vakitleri endeksli yürütülmüştür. Biraz sonra bu husus ile ilgili net örnekleri arzedeceğiz, inşaallah...

2- Peygamberimiz Efendimiz (SAV), her iş için belirli bir zaman dilimi, bir müddet ayırmıştır.Bu uygulamaya çok önem vermişlerdir. Bu husus da çok dikkat çekicidir. Kısacık da olsa bu yazımızda bunun örneğini de bulacaksınız.

3-Rasulülluh Efendimiz için hayatı boyunca bir ânın bile boş geçirildiği vaki değildir.

Örneklere geçecek olursak özetle şu hususları arz ederiz:

Rasulüllah (SAV):

* Besmele ile mübarek yataklarından kalkarlardı.

* İlk önce misvakla ağız ve dişlerini yıkarlardı.

* Abdest ile ilgili ihtiyaçlarını giderirlerdi.

* Sünnetleri vechile namazını kılarlardı. Akabinde seccadelerinin üzerine sağ yanları üzere kısa bir müddet uzanırlardı.

* Sabah namazını mescidde imam olarak kılarlardı.

* Namazdan sonra güneş doğuncaya kadar (işrak vaktine kadar) mescidde kalır, ashabıyla sohbet ederdi. (Bu vakte kadar yatmamayı Efedimiz, her Müslümana tavsiye ederdi.)

Bu sohbetlerin dikkat çeken bir yanı da karşılıklı rüyaların anlatılması ve Efendimizin bu rüyaları yorumlamasıdır.

* Günlük zamanımızı üç maksada uygun olarak yapmamız gerektiğini Peygamber Efendimizin yaşantısından öğreniyoruz. Bunlar:

1-İbadet,

2-Rızkın helâl yoldan kazanılması.

3- Hayatımızı nasıl geçirdiğimizin sorgulamasını yapmak; tefekkür, tezekkür ve bu imkânları bize lütfeden Rabbımıza teşekkür etmek.

Bu vasıfları taşıyanların günlerini bir “ömür” anlayışı içerisinde geçirdiklerini, her anlarını kulluk bilinciyle dolu dolu yaşadıklarını görürüz. (Mü’minun Sûresi, âyet: 1-3)

Ashab-ı Kiram’dan Ebu Zer el-Gifari (RA) bir gün Peygamberimiz Efendimize şöyle bir soru sorar:

-Ya Rasulallah! Hz. İbrahim’e gelen Suhuf’ta ne vardı?

Efendimiz Ebu Zer’e şu vevabı verir:

Akıllı kişi vaktini üçe ayırır: Bir bölümünde ibadet eder, bir bölümünde muhasebe eder, bir bölümünde de helâl rızık için çalışır. Bu çalışması, diğer yapacaklarına yardımcı olur.

Hz. İbrahim Aleyhisselâm’a gelen suhufta bunların var olduğu anlaşılıyor.

Rasulüllah (SAV) böyle yapardı. Bizler de O’nun gibi yaşayacağız. O’nun gibi yaşamak, mesele budur işte...