Milli Gazete
09 ŞUBAT 2010 SAL

BBP'li Topçu, Bardakoğlu'nu ziyaret etti

Topçu, basına kapalı olarak gerçekleşen ziyaretin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, 25 Martın Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatının birinci yılı olduğunu anımsattı. Yazıcıoğlu'nun cenaze töreninde tüm vatandaşların ''barış, birlik, sevgi, kardeşlik ve adalet'' mesajı verdiğini belirterek, vefatının birinci yılında da Yazıcıoğlu'nu siyasi hiçbir sembol kullanmadan, dualarla anmak istediklerini söyledi.

Bu çerçevede, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, muhalefet partilerinin genel başkanları ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerini, ''Beyaz Buluşma'' adını verdikleri anma törenine davet ettiklerini dile getiren Topçu, ''Şu anda dünyanın ve Türkiye'nin dört bir yanında hatimler okunuyor, onlar toparlanacak. Bu çerçevede Sayın Başkanımızından ve görevlilerinden duasını yapmasını istedik'' dedi.

''Siyasete ahlak gelmesi gerektiği'' yönündeki görüşünü de Bardakoğlu'na ilettiğini belirten Topçu, ''Meclis'teki muhalefetin ajite eden, kışkırtan, eş üzerinden, hanım üzerinden, dini semboller üzerinden kışkırtıcılık ve kaşıyıcılık yapmasını kınadığımı ve reddettiğimi söyledim. Sayın Başbakan'ın Hükümet'in de tahammüllü olmasını beklediğimi söyledim. Sayın Başbakan Şeyh Edebali'yi keşke hatırlasaydı'' diye konuştu.

Bir gazetecinin ''Bu sözleriniz üzerine Sayın Bardakoğlu'nun bir yorumu oldu mu'' sorunu Topçu, ''Ülkemizin, milletimizin huzur, refah ve barış bulması için dua ettiğini söyledi'' diye yanıtladı.

-''8-15 YAŞINDAKİ ÇOCUĞU YARGILAMAK...''

Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu'nun geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği Diyarbakır gezisini, barışın ve kardeşliğin pekiştirilip yerleştirilmesi adına önemsediklerini vurgulayan Topçu, Bardakoğlu'nun gezisiyle ilgili izlenimlerini aktardığını, kendilerinin de bölge hakkındaki görüşlerini paylaştıklarını kaydetti.

Güneydoğu'da yaşayan vatandaşların sorunlarının çözümünde, Diyanet'ten Milli Eğitim Bakanlığına kadar devletin tüm kurumlara görev düştüğüne dikkati çeken Topçu, sadece askeri çözümlerin yeterli olmadığını ifade etti.

Topçu, ''8-15 yaşındaki çocuğu yargılamak ne millete ne devlete bir şey kazandırır. O taşı onun eline vereni ortadan kaldıracaksın. Çocuğu da eğitime, sosyaliteye topluma çekeceksin. Alıp içeriye tıkmak... Bunu yapmamak lazım'' değerlendirmesinde bulundu.

''Danıştay'ın katsayı kararıyla'' ilgili bir soru üzerine de Topçu, şunları kaydetti:

''Yarın hukukun vereceği kararlar noktasında afaki bir durumda kalmamak için Meclis'in bunu kökten ele alıp değiştirmesi lazım. Çocuklarımızın geleceği üzerinde Danıştay başka şey söylüyor, o başka şey söylüyor, bu başka şey söylüyor. Bunlar doğru değil. Eğitimde ayrımcılık yapmak kimseye bir şey kazandırmaz. Böyle çağ dışı yaklaşımlarla geldiğimiz nokta ortada. Seküler laik anlayışı kınıyor ve reddediyorum. Hukuk bunun dışında olmalı. Laiklik hep beraber devletçe uygulanmalı ve hepimiz için olmalı ve faydalı bir şey. Ama bunu seküler bir anlayışla ona dayatmak, buna dayatmak, onu mağdur etmek, bunu mağdur etmek bu anlayışı reddediyorum.''