Milli Gazete
01 OCAK 2010 CUM

Bu yıl da açız

Asgarİ Ücret Tespit Komisyonu'nun, geçtiğimiz hafta belirlediği 31 liralık asgari ücret zammı küresel ekonomik kriz ortamında yaşam mücadelesi veren dar gelirli vatandaşa bu yıl da rahat nefes aldırmayacak.

Asgari ücrete yapılan zam, asgari ücretlinin bir ayda fazladan 41 tane simit alabilmesine yetiyor. 1998 yılında ise maaşıyla 37 tane mutfak tüpü alabilen asgari ücretli bir çalışan, bu yıl ise sadece 12 tane tüp alabilecek.

Memur-Sen'in geçen yıl Şubat ayında yaptığı araştırmaya göre 4 kişilik ailenin açlık sınırı 820, yoksulluk sınırı ise 2 bin 300 TL olarak belirlenmişti. Açlık ve yoksulluk sınırı rakamları bu denli yüksek çıkması, milyonlarca vatandaşın karınlarını zor doyurduğunu da ortaya koyuyor. 820 TL açlık sınırı olan Türkiye'de, milyonlarca asgari ücretlinin cebine ayda yalnızca 577 TL giriyor.

Memurlar yoksulun yoksulu

Yıllarca çalışıp, emekli olduktan sonra huzura kavuşmak isteyen emeklilerin durumu ise çalışanlardan çok daha kötü. Emekliler şu anda aylık 620 TL alıyor. "Devlet kapısı" olarak nitelenip "güvence" sayılan devlet memurluğu da sadra şifa olmuyor. Milyonlarca devlet memuru, yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor. Yoksulluk sınırının 2 bin 300 TL olduğu Türkiye'de, bu yıl ortalama devlet memuru maaşı bin 555 TL oldu.

En az 250 TL daha zam yapılmalı

Çevre ve Tüketici Hakları Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı Mustafa Göktaş, Millî Gazete'ye yaptığı değerlendirmede, "Asgari ücretle, insanların çağdaş, uygar şartlarda geçinebilmelerinin önüne geçiyor" dedi. Çalışanların ev kirası, faturalar gibi mecburi giderlerinin ardından ekmek dahi alacak para bulamadıklarını ifade eden Göktaş, "Maaşlara küçük arttırışlar haktan hukuktan yoksundur! Maaşlar en kötü açlık sınırının üstünde olmalıydı. Bu maaşları en düşük 250 TL daha zam yapılması gerekiyor. Allah'tan korkun. İnsanlar bu maaşlarla nasıl geçinecek" şeklinde konuştu.