Milli Gazete
19 ARALIK 2009 CMT

Ustalığı kesin de eser bırakmadı

Büyük ustanın ülkemizde görev yaptığı yıllara bakacak olursak Türk Futboluna ve Fenerbahçe'ye yaptığı katkılar hep tartışılacak... Tartışılmayacak tek yönü ise sempatik kişiliği olacak. Geriye dönüp baktığımızda hafızalara kazınan tek bir maçı yok. Yani "usta büyük ama ortada bir eseri yok"...

Önceki akşam oynanan UEFA Avrupa Ligi'ndeki Sheriff maçıyla İstanbul'a veda eden Roberto Carlos artık Brezilya'nın büyük kulüplerinden Corinthians'ın formasını giyecek... Geçtiğimiz hafta oynanan Ankaragücü karşılaşması sonrası "Fenerbahçe benim için bitmiştir" şeklindeki açıklamasıyla gidecek mi, kalacak mı sorularına kesin bir ifadeyle son vermişti.. Sezon başında Corinthians'tan Fenerbahçe'ye gelen Santos'un boşluğunu Carlos dolduracak. Sarı Lacivertlilerde Carlos'tan boşalan sol bek mevkini de büyük ihtimalle Santos dolduracak. Bu açıdan da ilginç bir transfer oldu.

Marka değer safsatası

Büyük ustanın ülkemizde görev yaptığı yıllara bakacak olursak Türk futboluna ve Fenerbahçe'ye yaptığı katkılar hep tartışılacak... Tartışılmayacak tek yönü ise sempatik kişiliği olacak. Son günlerin moda deyimi "marka değer" safsataları ise boş bir tartışmadan ileri gitmez... Carlos'un Sarı-Lacivertli formayı giydiği ilk günle bugün arasında Fenerbahçe'ye ne gibi marka değerler kattığını biri çıkıp açıklasa da herkes anlasa.. Sizin marka değerinizi yükselten en önemli etken elde ettiğiniz sportif başarılardır. Gerisi laf-ü güzar...

Brezilyalı sol bek, Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale yükseldiği sezon Sevilla ile oynanan ilk maçın sonlarına doğru sakatlanana kadar takımına önemli katkılar sağlamıştı. O günden sonra oynana ikinci Sevilla maçı ve iki Chelsea karşılaşmalarında görev alamamıştı. Avrupa kulvarında hatırlanabilecek en önemli katkı bu süre ile sınırlı denebilir.

Turkcell Süper Lig'de gösterdiği performans ise sürekli vatandaşı Vederson'la kıyaslandı. Bu kıyaslamada haklılık payı yok değil. Eleştirilerin en önemli nedeni elbette ismi ve kalitesi ile gösterdiği performansın genelde aynı orantıda olmayışıydı.  Geriye dönüp baktığımızda hafızalara kazınan tek bir maçı yok. Yani "usta büyük ama ortada bir eseri yok"...

Hooijdonk kadar olmasa da

Taraftarın beklediği bir "Pierre van Hooijdonk" performansı değildi. Ama dünyanın gelmiş geçmiş belki de en önemli sol bekinin, görev yaptığı 2.5 yıl içerisinde takımlarına daha önemli katkılar sağlamasıydı.

Sezona 4 tane sol bekle (Carlos, Vederson, Uğur, Santos) başlayan Fenerbahçe'de elle tutulur bir forvetin olmayışı ayrı bir tartışma konusu. Carlos'tan boşalan yabancı kontenjanı Brezilya liginden yeni bir sol bekle doldurmak şaşılacak bir durum olmayacak...