Sağlıkta, vatandaşı kara günler bekliyor. Yeni başlayacak uygulama ile eskiden olduğu gibi vatandaş yeniden devlet hastanelerine akın ederek, uzun kuyruklar oluşturacak.
AKParti Hükümeti'nin yıllardır yaptığı uygulamalarla en çok güvendiği alan olan sağlık sektöründe, Sağlık Bakanlığı eskiye doğru yol alıyor. Yıllardır vatandaşın uygulamalarını beğendiği yeni sistem değiştirilerek, eski sistem olan kuyruklar yeniden geliyor.
Sağlık Bakanlığı bünyesinde bulunan Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyon'unca geçtiğimiz günlerde yapılan yeni düzenleme göre vatandaş artık özel hastaneler yerine devlet hastanelerine akın edecek. Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyon'un özel sağlık sektörü ile yaptığı pazarlık sonucunda yüzde 30 olan fark ücreti yüzde 70 gibi yüksek bir rakama yükseltilmesi vatandaşı isyan ettirecek. 1 Ocak 2010 tarihinde uygulamaya konulacak yeni sistem ile vatandaş artık özel hastaneler yerine kamu hastanelerini tercih etmeye başlayacak. Bu ise kamu hastanelerinde eskiden olduğu gibi uzun kuyruklara neden olacak.
Yeni uygulama ile özel bir hastaneye giden vatandaşın 100 TL'lik bir masrafa karşılık 70 TL gibi yüksek bir ödeyecek olması dikkat çekiyor. Eski uygulamaya göre ise 100 TL'lik bir masrafı olan vatandaş en fazla 30 TL ödüyordu. Zaten yaşam standardı çok düşük olan vatandaşa bu uygulama ile sırtını bir yük daha bindirilmiş olacak.
Bu uygulama ile vatandaş yeni bir sistem ila daha tanışacak. Turizm sektöründe olduğu gibi yeni uygulamada özel hastaneler A, B, C, D, E şeklinde sınıflandırılacak. A en iyi hastane sınıfına dahil olurken, E ise sınıflandırmanın sonunda yer alan hastaneleri kapsayacak. Bu uygulamaya en büyük tepki ise turizm sektörüne benzemesi ile dikkat çekiyor. Parası olan vatandaş A sınıfı hastanede sağlık hizmeti alacakken, asgari ücret ile geçimini sağlayacak olan vatandaş ise geliri nispetin de E sınıfı hastaneye gidebilecek. Bu uygulama ile E sınıfı hastane farkın yüzde 30'unu alabilecekken, A sınıfı hastane ise farkın yüzde 70'ini alacak.
Uygulama ile kamu hastanelerine akın edecek olan vatandaşı ise kara günler bekliyor. Uzun kuyrukların oluşacağı hastanelerde ise durum tam içler acısı. Uzun yıllardır özel sektör hastanelerinin hizmet vermesi ile kamu hastanelerine gereken yatırımlar yapılmadı. Yeni uygulama ile kamu hastanelerinde krizin yaşanması ise an meselesi. Birçok bölgede bulunan kamu hastanelerinde hem fiziki şartların yetersizliği ön planda hem de sağlık elemanı sıkıntısı yaşanıyor. Özellikle bazı doğu illerinde uzman doktorların bile zor bulunduğu birçok kamu hastanesi yer alıyor.
Yeni yılda uygulanmaya başlanacak olan sistem ile vatandaş adeta kamu hastanelerine yığılıp kalacak. Eskiden olduğu gibi gece saatlerinde hastanelerin önüne gelerek kuyruğa girecek olan vatandaş bu uygulama ile hüsrana uğrayacak.
Uygulamaya en büyük tepki ise vatandaştan geleceğe benziyor. Yeni yılda uygulanmaya başlanacak olan sistem ile vatandaş adeta kamu hastanelerine yığılıp kalacak. Eskiden olduğu gibi gece saatlerinde hastanelerin önüne gelerek kuyruğa girecek olan vatandaş bu uygulama ile hüsrana uğrayacak. Sağlık Uzmanları ise bu uygulama ile özel sektör hastaneleri için olumlu ancak vatandaş için olumsuz sonuçlar doğuracağını kaydediyor. Uzmanlar, düzenlemenin eskiye dönüş olarak niteleyerek, vatandaşın çok zor durumda kalacağını kaydediyor.
İstanbul Nöropsikiyatri Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı ve İnsani Değerler ve Ruh Sağlığı Vakfı Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şehirlerdeki olayların ekrana yansıtılmasının vatandaşları olumsuz etkilediğini söyledi. Tarhan, "Toplumun bu olayları canlı olarak görmesi insanlarda savaş duygusu uyandırır. İnsan işe giderken endişelenir, sabah kalkarken 'güvende miyim?' diye kendi kendine sorar." dedi. Terörün, toplumda korku ve güvensizlik hissi oluşturmayı amaçladığını vurgulayan Tarhan, ekranlara yansıyan görüntülerin toplumun ruh halini olumsuz etkilemeyecek şekilde olması gerektiğini söyledi.
Terör örgütü lideri Öcalan'ın cezaevi şartları bahanesi ve DTP'nin kapatılması gerekçesi ile bazı illerde gerçekleşen sokak eylemlerin televizyonlarda uzun uzun yayınlanması tartışmaları gündeme getirdi. Bu görüntülerin ekrana detaylı olarak yansıtılmasına en büyük tepkiyi Başbakan Erdoğan gösterdi. Bazı yerlerde yaşanan olayların televizyonlarda uzun uzun haber olmasına Başbakan'dan tepki gelirken, uzmanlar bu görüntülerin vatandaşlar üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti.
Bu konuda açıklama yapan Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, yayınların terör örgütünün amacına hizmet ettiğini söyledi. Tarhan, "Teröristin amacı olaylar çıkararak toplumda psikolojik etki yapmak, güçlü olduğunu hissettirmektir. İnsanların zihinlerini kendisiyle ilgilendirmek istiyor. Korku, güvensizlik, psikolojik karışıklık, zihinsel karışıklık oluşmasını hedefliyor. Terörün amacı bu." şeklinde konuştu.