Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün 'Herkes ağzından çıkanı önce kulağıyla dinlesin' sözlerine dikkat çeken Zaman gazetesi yazarı Mustafa Ünal, "Umarım iktidarıyla muhalefetiyle hemen herkes Cumhurbaşkanı Gül'ün uyarılarına kulak verir" diyor .
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'le Arnavutluk'tayız... Otelde konuşuyoruz. Sohbetin ağırlıklı noktası; Tokat Reşadiye'deki son terör saldırısı... Arnavutluk'ta da olsak, hiç kimse Başkent'in ağır havasından kopabilmiş değil. Herkes gibi Cumhurbaşkanı da 'olayın yeri, zamanı ve şekline' dikkat çekti. 'Aleni bir provokasyon.' dedi. Bunu söylerken terör örgütü dışında adres göstermediğini söyledi. Terör örgütü ile de sınırlamadı.
Cumhurbaşkanı 'Reşadiye'nin failleri asla meçhul kalmayacak. Türkiye bütün gücünü kullanıp, bunu ortaya çıkaracak.' dedi. Siyasetçilerden duymaya alışık olduğumuz bir söz ama bu kez Gül'ün vurgusu farklı. Türkiye faili meçhullerden faillerin bulunduğu bir döneme evrildi. O kadar ki eski dosyalar bile açıldı. Bir muvazzaf albay Diyarbakır'da tutuklu olarak yargılanıyor.
Gül, Diyarbakır'da polis otosunun taranmasını hatırlattı. Cumhurbaşkanı 'Bir yıl sonra da olsa katiller bulundu.' dedi. Diyarbakır'da polisleri şehit edenler terör örgütü mensupları çıktı. Bu hatırlatma sadece faillerin bulunmasıyla ilgili değil, iki olay arasındaki yorumların benzerliği de söz konusu.
Herkesi soğukkanlı ve sorumlu davranmaya davet eden Cumhurbaşkanı 'Ayrım yapmadan söylüyorum' notunu düştükten sonra 'Herkes ağzından çıkanı önce kulağıyla dinlesin.' dedi. Anadolu'da 'Ağzından çıkanı kulağın duysun' diye söz vardır. Reşadiye'de 7 askerin şehit edilmesi özellikle siyasi alanda yankılandı. Muhalefet partileri grup toplantılarında faturayı demokratik açılıma keserken çok sert üslup kullandı. Sadece AK Parti hükümetini değil Cumhurbaşkanı Gül'ü de eleştirenler oldu. CHP lideri Baykal 'Açılımı devam ettirmek hıyanettir' dedi. Cumhurbaşkanı'nın çağrısı, isim vermese de öncelikle muhalefete. Panik ve kaos teröre hizmet eder. Terörün temel amacı birlik ve bütünlüğü bozmak... O yüzden Gül üstüne basa basa 'Gün birlik ve beraberlik günüdür' dedi.
Cumhurbaşkanı liderlerin bir araya gelerek birbirlerini dinlemelerini arzu ettiğini söyledi. 'Kamuoyuna duyurmadan da görüşebilirler.' dedi. Önemli olan, ortamın samimi olması... Liderler arasında sağlıklı iletişimin olmadığı ortada. Demokratik açılım konusunda bir araya gelinemedi. MHP ve CHP, Başbakan Erdoğan'ın görüşme talebini kabul etmedi. Gül, kapalı kapılar arkasında dışarıya bilgi vermeden yapılacak buluşmaların siyasetin havasını olumlu etkileyeceğini düşünüyor. Haksız değil. Siyaset sadece rekabet ve mücadele değildir. Yeri geldiğinde iktidar muhalefet ayrımı yapmaksızın ülke sorunlarına karşı ortak çareler üretebilmektir.
Cumhurbaşkanı kendisi de liderleri terör ve açılımı konuşmak için Çankaya Köşkü'nde bir masa etrafında toplamayı düşünüyor. Bunun için bir ön çalışma başlatmış. Bize 'Olabilirliğini görürsem toplarım.' dedi. Bu arada kamuoyuna duyurmadan liderlerle tek tek görüştüğünü anlattı. Öngörülerini ve düşüncelerini paylaşmış. Dışarıya sızmadığı için de memnun.
Umarım iktidarıyla muhalefetiyle hemen herkes Cumhurbaşkanı Gül'ün uyarılarına kulak verir. Terörün kasvetli havasını dağıtmanın başka yolu yok.