Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, CHP'de Onur Öymen'in Dersim isyanı ile ilgili açıklamalarını değerlendirerek, "CHP'nin zihninin arkasında istibdat döneminin, tek parti döneminin yanlış uygulamalarını savunması, en basit tartışmada bile tezahür ediyor. Bunu söylerken de zihnindeki düşünce kodlarını deşifre ediyor" diye konuştu. Tarihte olmuş kara olayların tasvip edilemeyeceğini söyleyen Kurtumuş, mahkemeleri bile yapılmadan idam sehpalarına götürülen insanların haklarının 70 yıl sonra da olsa mesele edilmesi gerektiğini vurguladı.
Geçtiğimiz günlerde şehit olan bir askerin cemevinde cenazesinin kılınmasına müsaade edilmediğini hatırlatan Kurtulmuş, " Cenaze, cem evinden alınıp getirildi. Ataköy Camii'nde cenaze namazı kılındı. Şimdi cemevindeki cenaze namazına müsaade etmeyen zihniyetle, başörtülü kardeşimi üniversitelere sokmayan zihniyet aynı zihniyettir. Antidemokratik bir zihniyettir. Saadet Partisi ikisine de bu özgürlükleri sağlayacak alan olacaktır" diye konuştu.
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, CHP'de Onur Öymen'in açıklamalarıyla başlayan Dersim isyanı krizini değerlendirerek, "CHP'nin zihninin araksında istibdat döneminin, tek parti döneminin yanlış uygulamalarını savunması, en basit tartışmada bile tezahür ediyor. Bunu söylerken de zihnindeki düşünce kodlarını deşifre ediyor" diye konuştu. Kurtulmuş, Aksaray Kültür Merkezi'nde düzenlenen 'Saadet Buluşmaları' gecesinde Aksaraylılara hitap etti. 'Başbakan Numan', 'Bir hilal beş yıldız, iktidara hazırız', 'Yeniden bismillah, Saadet ile inşallah','İşte gençlik işte başbakan' sloganları eşliğinde salona giren Kurtulmuş, büyük coşku ve heyecanla karşılandı.
Kurtulmuş'un yanı sıra programa, Ertan Yülek, Hüsamettin Korkutata, Kazım Arslan, Ümmet Kandoğan, İl Başkanı Nurettin Aktan, Aksaray Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Öztürk, MÜSİAD Aksaray Şube Başkanı Zeki Kalya, çevre illerin il başkanları, il ve ilçe yönetimleri ile Aksaraylılar iştirak etti. Sanatçı Umut Mürare, ezgileriyle salonu coşturdu.
Kurtulmuş'a gençlik ve kadın kolları tarafından çiçek hediye edilirken, İl Başkanı Nurettin Aktan Aksaray'a özgü dokuma halı hediye etti.
Eski Milletvekili Ümmet Kandoğan, önümüzdeki dönemin Saadet dönemi olduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde Meclis'e girdiğim için beni ihraç eden partiyi, milletimiz ihraç etmiştir. Onlar şimdi yok. Ama ben dimdik Saadet Partisindeyim" dedi. İl Başkanı Nurettin Aktan ise, halkın kendilerine yüklediği sorumluluğun bilincinde olduklarını vurgulayarak, bu nedenle önümüzdeki seçimde iktidara gelmek için var güçleriyle çalışmaya devam ettiklerini kaydetti.
Türkiye'nin esas gündeminin unutturularak kamuoyun asker-sivil, dindar-laik, Türk-Kürt, Alevi-Sünni gibi meselelerle gerilim siyasetine sürüklendiğine işaret eden Kurtulmuş, bu nedenle siyasetin yeniden formatlanmasına ihtiyaç olduğunu ve bunu da kendilerinin yaptığını kaydetti. Özellikle CHP'li Onur Öymen'in Dersim isyanına ilişkin sözleriyle yaşanan süreci değerlendiren Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Şimdi milliyetçiliğin, sağcılığın, solculuğun, liberalciliğin hiçbir anlamı kalmamıştır. Solcu bir parti. Emeğin değerini korunması, memur sendikacılığının sorunlarını konuşacağına, irtica geliyor deyip oy topluyor. Niye? Bu daha kolay. Sol bir parti için özgürlükçü olmak önemli bir meseledir. Ama sol bir parti hem de Doğu meselesinin konuşluğu bir toplantıda kalkıp, Dersim isyanını gündeme getiriyor. Şeyh Sait'i gündeme getiriyor. Ve bunu söylerken de zihnindeki düşünce kodlarını deşifre ediyor. Tarihte olmuş bu olaylar, bu kötü ve kara olaylar asla tasvip edilemez. Gece yarısı karanlıklarda, mahkemeleri doğru dürüst yapılmadan, idam sehpalarına götürülen insanların haklarını, hukuklarını hiç olmazsa 80-90 yıl sonra yeniden gündeme getirmekte, en azından sol bir partinin en temel meselelerinden birisi olması gerekirdi.
CHP'nin zihninin araksında istibdat döneminin, tek parti döneminin yanlış uygulamalarını savunması, en basit tartışmada bile tezahür ediyor." Geçtiğimiz günlerde şehit olan bir askerin cemevinde cenazesinin kılınmasına müsaade edilmediğini hatırlatan Kurtulmuş, "Cenaze cem evinden alınıp getirildi. Ataköy Camii'nde cenaze namazı kılındı. Şimdi cemevindeki cenaze namazına müsaade etmeyen zihniyetle, başörtülü kardeşimi üniversitelere sokmayan zihniyet aynı zihniyettir. Antidemokratik bir zihniyettir. Saadet Partisi ikisine de bu özgürlükleri sağlayacak alan olacaktır" diye konuştu.
Gençlerin coşkulu tezahüratları eşliğinde konuşan Kurtulmuş, 29 Mart seçimlerinden bu yana geçen sürede partisinin sürekli yükseliş trendinde olduğunu belirterek, "Bu yükseliş, yeniden yola çıkışımızın yakın olduğunu gösteriyor. Yeniden bismillah saadetle inşallah diyerek. Saadet Partisi çok kısa sürede yeniden küllerinden doğup çıkmıştır. Biz gelip geçip geçici reçetelerin boş olduğunu biliyoruz. Saadet Partisi performasınyla, fikriyle, siyaset yapma tarzıyla birçok kişinin gönlünü kazandı. Yapılan kamuoyu yoklamalarında Saadet Partisine asla oy vermem diyenlerin oranı yüzde 10-15 e düşmüştür. Toplumumuzun yüzde 85'i Saadet'e oy verebilir durumdadır" dedi.
NUuman Kurtulmuş, akşam programından önce Aksaraylı işadamlarıyla Ağaçlı Tesislerinde yemekte buluştu. Saadet Partisi'nin görüşlerini anlatan Kurtulmuş, işadamlarının ilin ve Türkiye'nin problemlerine ilişkin çözüm önerilerini dinledi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, demokratik açılım konusunda kavga ve çatışmadan oy kazanma derdinde olan iktidar ve muhalefet partilerini uyararak, "Şimdiden hepsini uyarıyoruz. Bu meseleyi bu şekilde kim ele alırsa, önce kendisi puan kaybeder" diye konuştu. IMF politikalarının tarım ve hayvancılığı tamamen bitirdiğini söyleyen Kurtulmuş, "Artık ülkemizdeki Hasanlar, Mehmetler, pancar üretmiyor. ABD'deki Hanslar, Johnların ürettiği mısırların tatlandırıcısı Türkiye'de satılıyor" dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, demokratik açılım konusunda kavga ve çatışmadan oy kazanma derdinden olan iktidar ve muhalefet partilerini uyararak, "Şimdiden hepsini uyarıyoruz. Bu meseleyi bu şekilde kim ele alırsa, önce kendisi puan kaybeder" diye konuştu. IMF politikalarının tarım ve hayvancılığı tamamen bitirdiğini söyleyen Kurtulmuş, "Artık ülkemizdeki Hasanlar, Mehmetler, pancar üretmiyor. ABD'deki Hanslar, Johnların ürettiği mısırların tatlandırıcısı Türkiye'de satılıyor" dedi.
Kurtulmuş, Niğde İl Teşkilatı'nın olağan kongresinde büyük coşku ve heyecanla karşılandı. Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen kongre nedeniyle tüm salon Niğdeliler tarafından tıklım tıklım doldurulurken, gençlerin attığı, 'Biz biz fatihlerin nesliyiz. Bir hilal beş yıldız, iktidara hazırız. Başbakan Numan. Yeniden bismillah saadetle inşallah. Fark var saadet var' sloganları salonu inletti. Kongrede kadın kolları ve gençleri Kurtulmuş'a çiçek ve gümüş tesbihli saadet tablosu hediye ettiler. Kongre sonunda yapılan seçimlerde Nihat Altıparmak, yeniden il başkanlığına seçildi. Kongreye katılan Ertan Yülek divan başkanlığı yaptı. Ayrıca Hüsamettin Korkutata, Kazım Arslan'ın iştirak ettiği kongrede, kısa süre önce Saadet saflarına katılan eski milletvekilleri Ümmet Kandoğan ve Mükerrem Levent ile Adalet Partisi'nin son gençlik kolları genel başkanı Ahmet Okur da kısa bir selamlama konuşması yaptılar.
Demokatik açılım ve Ergenekon tartışmalarının gölgesinde kalan esas gündemin işsizlik, fakirlik, fukaralık ve gençlerin geleceği ilişkin ümitlerinin kararması olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Kim ben 7 sene öncesine göre iktisaden iyi durumdayım diyebilir? 1999'dan bu yana uygulanan IMF programıyla Türkiye bir yere geldi. Nedir o? Herkes borçludur. Tezgah dağılmıştır" diye konuştu.
Son bir yıl içinde kapanan işyeri sayısının yüzde 60 arttığını vurgulayan Kurtulmuş, " Sadece küçük sanayiler değil büyük sanayi tesisleri de kapanıyor. 2000 yılından bu yana uygulanan IMF politikaları, tarım ve hayvancılık bitirdi. Elma, patatesi iyi kötü üretiyorsunuz. Ama siz kazanmıyorsuz, ürettiğinizin karşılığını alamıyorsunuz. Kazan sadece yabancı firmalardır" diye konuştu.
Türkiye gibi ülkeleri sömüren ABD, ABD ve dış güçlerin zenginlikleri haksızca alıp götürdüklerini söyleyen Kurtulmuş, " Saadet Partisi, antiemperyalist bir partidir. Bu nedenle, bizim gibi ülkeleri sömüren ABD, AB ve dış güçlere hayır demektir. Emperyalizm, memura 2.5'luk zam reçetesini sunan güçtür. Pancara kota koyup, Cargili Türkiye'ye getirmektir. Sizini ürettiğiniz patatesin para ettirilmemesidir" dedi.
Türk çiftçisinin şekere uygulanan kota nedeniyle Cargil'in tatlandırıcısının önünün açıldığına dikkat çeken Kurtulmuş, " Artık ülkemizdeki Hasanlar, Mehmetler, pancar üretmiyor. ABD'deki Hanslar, Johnların ürettiği mısırların tatlandırıcısı Türkiye'de satılıyor" dedi.
Türkiye'de tarım ve hayvanlığın yabancıların lehine bozulduğu kaydeden Kurtulmuş, "10 yıl önce, Türkiye kendi kendine yeten 7 ülkeden birisiydi. Ama bugün buğday, mısır,mercimek, şeker ithal eder hale getirildi. Böyle bir ülkeye Allah'tan reva mı?" diye konuştu.
Kongrede konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, demokratik açılım konusunda hükümetin ve iktidarın izlediği politikaları eleştirerek, "Geçtiğimiz 5 aylık sürede ortaya konan tavırla, kamuoyu meşgul ediliyor" dedi. Bu süreçte ne söylediği belli olan tek partinin Saadet olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Temmuz ayı başında ortaya bir proje koyduk. Ama bakın aradan geçen zamana rağmen, AKP ve diğer muhalefet partilerinin bu konudaki fikirlerinin ne olduğunu biliyor musunuz?" diye konuştu. İktidar ve muhalefetin bu süreçte polemik yapıp, birbirleri ile çatışma çıkarıp kavga ettiklerini vurgulayan
Kurtulmuş, "İktidar ve muhalefetin böyle bir önemli bir meselede oturup konuşamaması, Türkiye'nin yüz karasıdır. Demokrasiyi anlamadıklarını, bu ülkenin meseleleri ciddiye almadıklarının göstergesidir. Birbirlerine sürekli çelme takıyorlar. Bu demokratik açılım, parlamentodaki partilerin gerçek yüzlerini ortaya çıkarmıştır. Bu beyler meseleyi çözmek için değil oylarımızı nasıl üç beş puan artırırız derdindedir" diye konuştu. Bu konuda uyarıda bulunan Kurtulmuş, "Şimdiden hepsini uyarıyoruz. Bu meseleyi bu şekilde kim ele alırsa, önce kendisi puan kaybeder" diye konuştu.
Şu anda Türkiye'de eğitimli genç işsiz oranının yüzde 27 olduğunu kaydeden Kutulmuş, " Üç üniversiteliden birisi işsizdir. Reel olarak işsizlik yüzde 25 civarındadır. Halkın yüzde 20'si açlık sınırında yaşamaktadır. Türkiye'de 2 milyon insan başkalarının yardımı olmasa açlıktan ölecek duruma getirilmiştir. Bunların hiçbiri 7 yıl önce yoktu" diye konuştu. AKP'nin ekonomi projesinin 'Türkiye üretmesin, istihdam artmasın, ihracat olmasın, kalkınma olmasın' şeklinde olduğunu kaydeden Kurtulmuş, " Peki, nasıl kalkınacağız? Düşük kur, ucuzla mal ile. Nasıl olacak? Yurtdışından ucuz kurla, arabalar ve eşyalar gelecek. Bunları insanlar alacak ve ülkeyi kalkındıracak. Bu şekilde, insanlarımız borçlandırılarak batırıldı. Bankalar kazandırıldı ve halkın iliği sömürülmüştür" şeklinde konuştu.
İktidarın dış politikasını da eleştiren Kurtulmuş, " Hükümet çok dolaşıyor, çok misafir kabul ediyorlar. Bu dolaşmaların içinden bir sonuç çıktı mı? Her şey orda. Birçok konuda mış gibi yapıyorlar" dedi. Özellikle İsrail ile gerçekleştirilen dış politikayı eleştiren Kurtulmuş, " İsrail sayın başbakan İsrail'e Davos'ta posta koydu. Ama BM'deki oylamada , İsrail'in nükleer yeteneklerine ilişkin raporun oylamasında İsrail lehine çekimser kaldı. Bir atasözümüz var. Bizim oğlan karakolda doğru söyler mahkemede şaşar diye. Marifet otel lobisinden değil BM salonundan demektir" diye konuştu. İsrail ve ABD ile ilişkilerde reel politik savunmasını da eleştiren Kurtulmuş, "Sayın başbakan BOP'u bilmiyorlar, hayali şeyler söylüyorlar diyor. Peki soruyoruz? 100 bin uçak kalkıp Irak'ı bombalamış. Bu bir delil değilse, neyi delil kabul edeceksiniz. Irak'ta altı yılda 1.5 milyon masum insan hayatını kaybetmesi, delil değil mi? Üç milyon dul değil mi? Ortadoğu fuhuş pazarına düşen kadınlar, Irak'ta beş milyon yetim delil değilse neyi delil kabul edeceksiniz?" diye konuştu. Kendilerinin asla reel politik diye başkalarının önünde eğilmeyeceklerini söyleyen Kurtulmuş, "Biz iktidarda olsak, değil koltuklarımızdan olacağımızı bilmek kellemizin uçacağını bilsek İncirlik üssünün kullanılmasını asla izin vermezdik" şeklinde konuştu.