Milli Gazete
Zeki Ceyhan / 04 TEMMUZ 2009 CMT

Bağımsız yargı!

Bir hukukçu olarak kendisine büyük değer verdiğimiz Yargıtay eski Başkanlarından Sami Selçuk son açıklamasında "Askeri yargı bağımsız olamaz, Askeri Yargıtay kapatılmalı" diyor!

Selçuk'un bu sözleri bizde farklı çağrışımlar yaptırıyor!

Askeri yargının bağımsız olamayacağı yolundaki görüşe hiç itirazımız yok ama askeri yargı ile birlikte sivil yargının da ne denli bağımsız olduğunun tartışmaya açılmasında yarar yok mu?

Yani sivil yargının ne kadar sivil olduğunu tartışmamız gerekmiyor mu?

Zira bizler sivil yargının da askeri brifinglerden geçirildiğine tanık olmuş bir nesiliz! Sivil yargının "nasıl karar vermeleri" gerektiği konusunda askerler tarafından bilgilendirildiklerini görmüş bir kuşağız!

Hal böyle olunca da sivil yargı konusunda da ciddi kaygılar duymamız kaçınılmaz oluyor! Yıllardır yargı ile o kadar oynandı ki, hadi Deniz Baykal'ın tabiri ile söyleyelim yargı o kadar çok mıncıklandı ki şimdi kafalarda birçok soru işareti oluştu!

Özellikle de fanatik laik çevreler sivil yargı üzerinde müthiş bir baskı uyguladılar! Yargı bağımsız olmayınca, hukuk kurallarından çok kişisel görüşler etkili olunca kafalarda soru işareti oluşmaz da ne olur?

Bırakın öteki bütün sebepleri, sadece son günlerde yaşadığımız bir olayı ele alın! Birilerinin belge dediği şeye ötekiler kağıt parçası diyorsa! Birilerinin tutuklanması gerekir dediği kişiyi, ötekiler serbest bırakılmalı diye salıveriyorsa, orada hukuki kurallara bağımlılıktan çok kişisel görüşler öne çıkıyor demektir!

Evet, Sami Selçuk tarafından dile getirilen "Askeri yargı bağımsız olamaz" görüşüne biz de katılıyoruz. Ama laf dönüp dolaşıp bağımsızlığa gelince sivil yargı bağımsızlığının da mutlaka ele alınması gerektiğine inanıyoruz!

Sivil yargı üzerinde hakimiyet kurmuş fanatik laik çevrelerin baskı düzenini görmezden gelmek mümkün mü?

Adamlar öyle bir düzen kurmuşlar ki, ortaya bir olay çıktığında bu olayı mevcut yasa hükümlerine göre değerlendirmek yerine hemen şahsi görüşlerine uygun yorumlar getiriveriyorlar!

Sivil yargı denilince aklımıza hep fanatik laik çevrelerin dayatmaları geliyor! Bugün yaşadığımız pek çok tartışma fanatik laik çevrelerin kendi isteklerinin dışında kararlar çıkmasına isyan etmelerinden kaynaklanmıyor mu? Türkiye hem askeri yargı açısından hem de sivil yargı açısından çok sancılı günler yaşıyor!

Samimi dilek ve temennimiz bu sancılı günlerin biran evvel geçmesi ve normal düzene geçilmesidir. Yargının "adaletin tecelli edeceği" bir yer olması gerekirken "adaletin ayaklar altına alındığı" bir yer haline gelmesi gerçekten çok düşündürücüdür!

Yargının bağımsızlaşması için her türlü baskı ve dayatmanın sona ermesi şarttır! Yani fanatik laikler ellerini yargı üzerinden çekmelidirler!

"Bizden" ya da "bizden değil" diye tanımlanmakta olan "sivil yargı"nın bağımsızlığından nasıl söz edilebilir!